Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği suçunda ByLock delili, tanık dinleme usulü ve eksik araştırma nedeniyle verilen mahkumiyet hükmünün bozulmasına karar verdi.
Özet: Yargıtay, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararını, ByLock iletişim sistemine ilişkin yetersiz inceleme, suçun sübutu açısından belirleyici tanıkların sanık huzurunda ve çapraz sorgu hakkı tanınarak dinlenmemesi, sanığın isminin geçtiği diğer beyanların duruşmada okunmakla yetinilmesi gibi usul ve esasa ilişkin önemli eksiklikler ile yargılama giderlerinin hatalı yükletilmesi ve suç tarihinin yanlış belirlenmesi gerekçeleriyle bozmuştur.
3. Ceza Dairesi         2023/21754 E.  ,  2026/10886 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI
: 2021/1523 E., 2022/919 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Aydın 3. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: 2019/596 E., 2021/163 K.
SUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM
: TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1; TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ... iletişim sisteminin .../PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ... kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından; sanığın ... programına bağlanılırken kullanıldığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ... programının ilk kullanım tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ... tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerden açık kimlik bilgilerine ulaşılanların bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının, yine aynı baz istasyonundan sinyal alıp almadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, ... tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve ilk derece mahkemesi tarafından talimat ile dinlenen tanık ... .'nın doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180. maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181. maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36. maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiğinin gözetilmemesi,
3. 30.11.2020 tarihli duruşma tutanağında, UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasından yapılan araştırmada ... ., ... ., ... ., ... . ve ... . adlı şahısların beyanlarında sanığın isminin geçtiğinin belirtildiği anlaşılmakla adı geçenlere ait aşamalardaki ifadelerine ilişkin tutanaklarının celbedilerek mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180. maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181. maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenilmeleri gerekirken beyanlarının duruşmada okunması ile yetinilmesi,
4. Kabul ve uygulamaya göre de;
A. Bölge adliye mahkemesi bozma kararının sanık lehine olduğu gözetilmeden bozma sonrası yapılan yargılama giderinin CMK'nın 325/3. maddesine aykırılık teşkil edecek şekilde sanığa yükletilmesi,
B. Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olduğundan ve sanığın yakalanması ile temadi kesileceğinden, gerekçeli karar başlığında suç tarihinin sanığın ikinci kez yakalandığı tarih olan "02.09.2016" yerine “11.08.2016” olarak gösterilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Aydın 3. Ağır Ceza Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.