Paydaş sıfatı olmayan davacının ön alım hakkı davasında tapu iptali ve tescil talebiyle açılan davanın bekletici mesele yapılmaması nedeniyle temyiz talebinin reddi.
Özet: Davacı, 1980 yılında haricen ve muhtar senedi ile edindiği taşınmazdaki payın, önceki paydaşın bilgisi dışında davalıya satılması üzerine ön alım hakkı talebiyle tapu iptali ve tescil davası açmış; ancak ilk derece ve istinaf mahkemelerince davacının taşınmazda paydaş sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle aktif husumet yokluğundan davanın usulden reddedilmesi üzerine, davacının murisleri ile yapılan satışın geçerli olduğu, gerçek hak sahibi olduğu ve devam eden tapu iptali davasının bekletici mesele yapılması gerektiği yönündeki itirazlarına rağmen temyiz edilen kararın Yargıtay tarafından usul ve yasaya uygun bulunarak onanmasına karar verilmiştir.
7. Hukuk Dairesi         2025/5694 E.  ,  2026/1403 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

SAYISI
: 2023/3085 E., 2025/2027 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Urla 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: 2022/736 E., 2023/343 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının dava konusu taşınmazı 1980 yılında haricen ve muhtar senedi ile satın alarak 1983 yılında taşınmaza ev inşa ettiğini, önceki paydaşın davacıdan habersiz şekilde payını davalıya sattığını, satışın müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında yapıldığını belirterek, davalıya ait payın ön alım hakkı sebebiyle iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava konusu taşınmazda paydaş olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile davacının dava konusu taşınmazda paydaş sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının murisleri ile tapu maliki ... ... arasında kadastro öncesi muhtar senedi ile yapılan satış işleminin geçerli olduğunu, ilgili taşınmazın 350 m²'lik hissesinin davacı adına tescili için tapu iptali ve tescil talepli dava açıldığını, Urla 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/646 Esas sayılı dosyasının istinaf incelemesinin devam ettiğini, bu dava sonucunda tapu kayıtlarının gerçeğe uygun hâle geleceğini, davacının hak sahibi olma ihtimali bulunduğundan, açılan tapu iptali ve tescil davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini,
2. ...'nın payının mirasçılarına intikal ettiğini, gerçek hak sahibi olan davacının tapudaki eksiklikler ve hatalı kayıtlar sebebiyle malik sıfatının bulunmadığını,
3. Yasal ön alım hakkı olmadığının kabul edilmesinin geri dönüşü olmayacak hak kaybına sebebiyet vereceğini ileri sürmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.