Mera parseline vaki tecavüzün meni, kal ve eski hale getirme bedeli talepli davada Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Bu hukuki evrak, mera arazisine yapılan el atmanın önlenmesi, yapıların kaldırılması ve eski hale getirme bedelinin tahsili konularındaki bir uyuşmazlığı özetlemektedir; ilk derece mahkemesi bir talebi konusuz bırakırken diğerini aktif husumet yokluğundan reddetmiş, bölge adliye mahkemesi bu kararı onamış, davacının çözüme kavuşmayan talepler ve parsel hatası, davalının ise vekalet ücreti tahsisine ilişkin itirazlarına rağmen Yargıtay, bölge adliye mahkemesi kararını usul ve yasaya uygun bularak temyiz taleplerini reddetmiştir.

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI
: 2025/767 E., 2025/1058 K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ereğli (Konya) 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: 2024/302 E., 2025/54 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; 1 06... ve 1 42... No.lu mera parseline ekin ekmek suretiyle davalının tecavüzde bulunduğunu, dava konusu yerin, mera vasfı ile kayıtlı olduğunu, 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 4/4 maddesinde amaç dışı kullanmak sureti ile vasıfları bozulan mera, yaylak ve kışlakları tekrar eski konumuna getirmek amacı ile yapılacak masrafların sebebiyet verenden alınacağı hususunun düzenlendiğini, davanın devamında yapılacak keşif sonrası belirlenecek bedelin karara bağlanarak davalıdan alınması yönünde karar verilmesi gerektiğini, meraların köylünün ortak kullanımına ait olduğunu, özel mülkiyete konu olamayacağını, üzerinde ayni hak tesis edilemeyeceğini, zilyetlik yolu ile de kazanımının mümkün olmadığını, davalının dava konusu mera parseline vaki müdahalesinin men'i ve yapmış olduğu yapıların kâl'i ile tekrar eski hâline getirilmesi için gereken şimdilik 500,00 TL tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu 1 06... parsel sayılı taşınmaz ile hiçbir alakasının bulunmadığını, 1 42... parsel sayılı taşınmazın mera vasfının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile; 1 06... parsel sayılı taşınmaz yönünden açılan dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, 1 42... parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın aktif husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 26.05.2025 tarihli kararı ile taraf vekillerinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;a. Davalının 1 06... parsel sayılı mera taşınmazını ektiğini kabul etmesi ve tanık beyanlarıyla bu el atmanın sabit olduğunun anlaşılmasına rağmen, İlk Derece Mahkemesince davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle “karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmesinin hatalı olduğunu,b. Davalının el atmasının önlenmesine ve taşınmazın eski hâline getirilmesine karar verilmesi gerekirken eski hâle getirme talebine ilişkin olumlu ya da olumsuz herhangi bir değerlendirme yapılmadığını,c. Dava dilekçesine ekli krokide açıkça 1 41... parsel yazılı olmasına rağmen sehven 1 42... parsel yazıldığını ve Mahkemece bu maddi hata hakkında açıklama istenmeden karar verildiğini ileri sürmektedir.2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;a. Dava konusu 1 06... parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olmasına rağmen, İlk Derece Mahkemesince bu parsel yönünden davalı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,b. Davalının bu taşınmazla hiçbir ilgisinin bulunmadığının dosya kapsamı ve cevap dilekçesiyle açıkça ortaya konduğunu,c. 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326. maddesi gereğince davanın konusuz kalması hâlinde yargılama giderlerinin haksız çıkan tarafa yüklenmesi gerektiğini, ancak somut olayda davanın açılmasına neden olmayan davalı aleyhine vekâlet ücretine hükmedildiğini belirterek, bu kısmın kaldırılması gerektiğini, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının vekâlet ücreti yönünden bozulması gerektiğini ileri sürmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava; meraya el atmanın önlenmesi, kâl ve eski hâle getirme bedelinin tahsili isteklerine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, Harçlar Kanunu’nun 13/j maddesi gereğince temyiz eden davacı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.