2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesi uyarınca irtifak hakkı bedeli tespiti ve tescili davasındaki değerleme ihtilafları üzerine temyiz incelemesi.
Özet: Bu temyiz incelemesi, davacı idarenin Sakaryadaki belirli taşınmazlarda kamulaştırılan irtifak hakkı bedelinin tespiti ve tescili davasında, ilk derece mahkemesinin kabul kararı ile bu kararı onayan Bölge Adliye Mahkemesinin istinafın esastan reddi kararına yönelik itirazlarını ele almaktadır; davacı, irtifak hakkı bedelinin belirlenmesinde kullanılan zemin değeri, yapı bedeli, ağaç bedeli, kapitalizasyon faiz oranı, münavebe ürünü seçimi, ürün verimleri ve objektif değer artış oranları gibi birçok hususta hesaplama hataları olduğunu iddia etmiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmazın niteliğine uygun net gelir esasına göre değerlemede, bilirkişi raporundaki ürün ve faiz oranları ile objektif değer artışlarının makul ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunu reddetmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/16902 E.  ,  2026/2378 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI
: 2025/1283 Esas, 2025/1824 Karar
KARAR
: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: 2025/192 Esas, 2025/360 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 29... parsel 1 28... parsel sayılı taşınmazlarda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; 2022 yılı verileri ile belirlenen 70,79 TL üzerinden zemin değerinin hesaplanması gerektiğini, yapı bedeline KDV eklenmemesi gerektiğini, ağaç bedeli olarak önceden belirlenmiş olan bedelin kabul edilmesi gerektiğini, kapitalizasyon faizinin %5 olarak alınması gerektiğini, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü yazısında yörede arpa - buğday - ayçiçeği - yulaf/fiğ ürünlerinin münavebeye girdiğinin belirtildiği halde bilirkişi heyetinin daha yüksek net gelire sahip enginarı münavebe de kullanmasının hatalı olduğunu, raporda ürün verimlerinin yüksek alındığını, hesaplamada buğdayın ayrı ekip hasat edilmiş, sonra da fiğ ekilip hasat edilmiş gibi gösterilmesinin hatalı olduğunu, taşınmazlara objektif değer artışının %55 ve %75 olarak uygulanmasının fahiş olduğunu, üretim giderlerinin, yapı ve ağaç bedelinin kamulaştırma bedeline eklenmesinin doğru olmadığını müvekkili lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, kamulaştırma bedeline faiz işletilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın imarsız alanda kaldığı, meskun olduğu, belediye hizmetinden yararlandığı, parsel sorgu sistemi üzerinden yapılan incelemede arazi vasfında olduğu, net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, dava konusu taşınmazın olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden değerinin tespit edilmesinde, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünce mutat ürün olduğu bildirilen enginarın münavebeye esas alınmasında, kapitalizasyon faizinin %4,5 oranında belirlenmesinde, dava tarihi olan 2022 yılı ilçe tarım verilerinin hükme esas alınmasında, daimi irtifak hattının geçtiği güzergah dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, eldeki davada davaya konu olan 1 28... parsel sayılı taşınmaz bakımından takdir edilen %55, dava konusu 1 29... parsel sayılı taşınmaz için takdir edilen %75 objektif değer artırıcı unsur oranının uygun olduğu, dava konusu taşınmazlar için neticeten takdir edilen metrekare birim fiyatının makul olduğu, dava konusu taşınmazın irtifak hakkı kurulmasından önceki tüm değerinin tespit edilmesi (bina-zemin) gerektiğinden taşınmaz üzerinde bulunan yapı ve ağaçların bedelinin hesaplanması sureti ile zemin değerine dahil edilerek irtifak değer düşüklüğünün belirlenmesi, neticeten, taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle (Daire kaldırma kararı öncesinde verilen İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yalnızca davacı idare tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olması, nedeniyle kaldırma kararından önce ilk kararda hükmedilen bedel idare lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğu gözetilip usulü kazanılmış hak korunarak) irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, davalı taraf davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi ve davacı lehine vekâlet ücreti hükmedilmesinin de doğru olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve esas yönünden kanuna aykırı görülmediğinden davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.