Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan sanık müdafiinin yetersiz delil ve nitelikli hal iddialarıyla yaptığı temyiz başvurusunu reddederek bölge adliye mahkemesi kararını onadı.
Özet: Hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik sanık müdafiinin, delil yetersizliği, tanık beyanının niteliği, nitelikli hırsızlık halinin uygulanmaması ve lehe hükümlerin göz ardı edildiği iddialarıyla yaptığı temyiz başvurusunun incelenmesi sonucunda, sanığın eylemi gece vakti gerçekleştirdiğini ikrar etmesine rağmen bölge adliye mahkemesince nitelikli hırsızlık ve tekerrür hükümlerinin eksik uygulandığı tespit edilmiştir; ancak aleyhe temyiz başvurusu olmadığından bu eksiklikler bozma nedeni yapılmamış, ilk derece mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmadığı ve istinaf başvurusunun düzeltilerek reddine dair bölge adliye mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz nedenleri reddedilerek hüküm onanmıştır.
2. Ceza Dairesi         2024/3021 E.  ,  2026/7901 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin "Sanığın atılı suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığına, tek tanık olan ... .'nin beyanının görgüye dayalı olmadığına, hırsızlık suçunun nitelikli halinin olayda söz konusu olmadığına, takdiri indirim hükümleri ve sanık lehine hükümlerin uygulanması gerektiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre; sanığın 09.09.2021 tarihli Batman Cumhuriyet Başsavcılığında alınan ifadesinde eylemi gece vakti sayılan 03.00 sıralarında gerçekleştirdiğini ikrar etmesi, katılanın da olay günü aracını 21.30 sıralarında park edip evine gittiğini beyan etmesi karşısında, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın yerinde olmasına rağmen Bölge Adliye Mahkemesi kararında nitelikli hırsızlık suçunun geceden sayılan zaman diliminde işlendiği gözetilmeden 5237 sayılı Kanun'un 143/1. maddesi ile uygulama yapılmayarak eksik ceza tayin edilmiş olması, yine sanığın adli sicil kaydında yer alan Batman 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.12.2020 tarihinde kesinleşen 2020/515 E., 2020/1303 K. sayılı kararında tekerrür hükümlerinin uygulandığı ve bu ilâmın tekerrüre esas alınarak sanığın 2. kez mükerrir kabul edilmesi gerekirken Batman 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.12.2018 tarihinde kesinleşen 2018/620 E., 2018/1090 K. sayılı ilâmının tekerrüre esas alınması aleyhe temyiz başvurusu olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Batman 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.