Yargıtay 6. Ceza Dairesinden, nitelikli yağmaya teşebbüs suçunda alacak ilişkisi yeterince değerlendirilmeden ve gerekçesiz verilen mahkûmiyet hükmünün hukuka aykırı bulunarak bozulması kararı.
Özet: Nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan verilen mahkumiyet kararı, ilk derece mahkemenin Anayasa ve Ceza Muhakemesi Kanunundaki gerekçelendirme yükümlülüğünü yerine getirmeyerek, özellikle sanık ile mağdur arasındaki alacak ilişkisinin varlığına rağmen eylemlerin Türk Ceza Kanununun 150/1. maddesi kapsamında değerlendirilip değerlendirilmediği hususunu denetime olanaklı bir biçimde tartışmadan yetersiz gerekçeyle hüküm kurması nedeniyle bozulmuş ve dosya yeniden incelenmek üzere Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: 2022/2356 E., 2023/1070 K.SUÇ
: Nitelikli yağmaya teşebbüsHÜKÜM
: İlk derece mahkeme mahkemesi mahkûmiyet kararlarının kaldırılması suretiyle mahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaBölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanunun 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanunun 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız bozulmasını istediği temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." ve aynı Kanunun 301. maddesinin "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerine yönelik yapılan incelemede;T.C. Anayasanın 141/3, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34, 230. maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirmesi için kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin, yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğu hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanınarak mahkumiyet hükmü kurulduğu ve özellikle sanık ile mağdur ... arasında alacak ilişkisinin varlığı nedeniyle husumet bulunduğunun belirtilmiş olmasına karşın mağdur ...'ın anne ve babası olduğu anlaşılan diğer mağdurlar ile mağdur ...'a yönelik eylemlerin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 150/1. maddesi kapsamında bulunup bulunmadığının denetime olanaklı duruşma açılması suretiyle tartışılması zorunluluğu gözetilmeksizin yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi,Bozmayı gerektirmiş, sanık ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 304/2. maddesi uyarınca yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 07.07.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.