11. Hukuk Dairesi tarafından benzer ürün ve kod numaralarıyla iltibasa yol açan marka tecavüzü ve haksız rekabetin önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat kararının onanması.
Özet: Davalının, davacı adına tescilli markalı ürünlerin benzerlerini davacının kod numaralarını izinsiz kullanarak satışa sunmasıyla haksız rekabete yol açtığı iddiasıyla açılan davada, ilk derece mahkemesi haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, 42.963,98 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar vermiş, ancak marka hakkına tecavüzün tespiti ile ikinci kez yapılan ıslah taleplerini reddetmiş; hem davalı hem de davacının temyiz itirazlarını değerlendiren yüksek mahkeme, ilk derece mahkemesinin bozma kararına uyarak ve delillerin takdirinde isabetsizlik bulunmadığını tespit ederek hükmü onamıştır.
11. Hukuk Dairesi         2026/1647 E.  ,  2026/3074 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: 2024/180 Esas, 2025/206 Karar
HÜKÜM
: Kısmen kabul
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, davacı adına tescilli "...", "... by ...", "... ...+şekil" ibareli markalı ürünlerin benzerlerini "..." adı altında ve müvekkilinin kullandığı kod numaraları ile satışa sunmak suretiyle iltibasa yol açtığını ileri sürerek tecavüzün önlenmesini, haksız rekabetin durdurulmasını, 10.000,00 TL manevi, şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesini talep etmiş, 17.01.2019 tarihli dilekçesi ile haksız rekabetten kaynaklı maddi tazminat istemini 42.963.98 TL olarak ıslah etmiş, 11.04.2025 tarihinde verdiği dilekçesinde ise haksız rekabet dolayısıyla oluşan 83.091,00 TL tutarındaki maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, haksız rekabet sonucunda elde etmesi mümkün menfaatin karşılığına da hükmedilebileceği, ticari defterler üzerinde yapılan incelemede davalının kullandığı ürünlerin davacının kullandığı iş ürünlerinden ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu ve benzer ürünlerde davacı ürünlerinin kod numaralarının izinsiz kullanıldığı, davalının, ürünlerini oluştururken davacı iş ürünleri ile benzerlik yaratmaya çalışması nedeni ile kusurlu bulunduğu, dolayısıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 55. maddesinde yer alan haksız rekabet hükümlerinin uygulanma koşullarının oluştuğu; aynı Kanun'un 56. maddesi gereğince davacının davalının eyleminin bulunmaması durumunda elde etmesi mümkün menfaatten yoksun kaldığı, incelenen tablolar, stok kodu, satış adedi, satış miktarı, kârlılık oranına göre yapılan hesaplamada; davacının marka hakkına tecavüz nedeniyle 2.500,00 TL, haksız rekabet nedeniyle 83.091,00 TL talep edebileceği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 31. maddesi gereğince davacının 14.11.2024 tarihli dilekçesi ile haksız rekabet nedeniyle ıslah edilen bedelin 42.963.98 TL olduğunu bildirdiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davalı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, refine, marka hakkını ihlal kapsamındaki tecavüzün tespiti isteminin reddine, talebe bağlı kalınarak bu miktarın tespit tarihi olan 05.09.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline, aynı davada ikinci kez ıslah yapılamayacağından 11.04.2025 tarihli ıslah isteminin yok hükmünde olduğu, haksız rekabet nedeniyle tarafların ekonomik durumlarına göre takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın tespit tarihi olan 05.09.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan fiillerin men ve ref'i ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince HMK'nın 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
V. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 01.06.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.