Marka başvurusuna itirazın kabulüne dair YIDK kararının iptali davasında coğrafi yer adının kullanım sonucu ayırt edicilik kazanıp kazanmadığının değerlendirilerek Bölge Adliye Mahkemesinin iptal kararının Yargıtayca onanması.
Özet: Yargıtay, marka başvurusuna yapılan itirazın kabulüne dair Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının iptali istemli davada, ilk derece mahkemesinin ret kararını kaldırarak başvuruyu kabul eden ve YIDK kararını iptal eden Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır; zira, markalarda ortak bulunan coğrafi yer adının davalı tarafından kullanım yoluyla ayırt edicilik kazandığı ispatlanamamış, bu nedenle markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı ve başvuruya yapılan itirazın haksız olduğu sonucuna varılmıştır.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI
: 2023/1405 Esas, 2025/1676 KararBİRLEŞEN ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİNİN2022/148 E. - 2022/117 K. SAYILI DOSYASIHÜKÜM
: KabulİLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiSAYISI
: 2022/130 E., 2023/132 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalı vekili ile birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde; müvekkilinin "...+şekil" ibareli marka başvurusunun, davalı Şirketin "...+şekil" ibareli markasını mesnet göstererek yaptığı itiraz üzerine Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun (YİDK) kararı ile nihai olarak kısmen reddedildiğini, davalı şirketin markasını herhangi bir ek olmadan hukuka aykırı olarak tescil ettirdiğini ileri sürerek YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kararda isabetsizlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında iltibasa yol açacak şekilde benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile karşılaştırılan markalar arasında işaret ve emtia benzerliği koşullarının oluşması karşısında YİDK kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile karşılaştırılan markalar arasında itiraz sonucunda başvuru kapsamından çıkarılan 43/1. sınıf hizmetlerin, davalının mesnet markası kapsamında aynen yer alması ve davalının markasını bu hizmetlerde kullandığını ispatlaması nedeni ile emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, buna karşılık markalarda ortak olarak yer alan "..." ibaresinin antik Likya kentinin adı olup, kentin kalıntılarının halen ziyarete açık olduğu, bu hale göre, taraf markaları arasında "..." ibaresinin ortaklığı nedeniyle belirli düzeyde benzerlik bulunmakta ise de, ülkemizdeki şehir, bölge, coğrafi yer veya maruf mahal isimlerinin tek bir sözcük olarak bir kişinin tekeline bırakılamayacağı, bu şekildeki şehir, ilçe veya maruf yerleşim yeri adlarının coğrafi işaret anlamını taşımamak kaydıyla ilaveler yapılması suretiyle marka olarak tescilinin mümkün bulunduğu, bununla birlikte coğrafi yer adı olmasına rağmen, eğer bir sözcük, kullanıma bağlı olarak bir işletme ile özdeşleşmiş ve ayırt edici hale gelmiş, artık coğrafi bir bölgeyi, bir semti, yöreyi değil mal veya hizmetin kaynağını göstermeye başlamış ve tüketicilerce artık bu şekilde algılanıyor ise, coğrafi yer adından gelen sözcüklerin dahi karıştırılma ihtimali incelemesinde dikkate alınabileceği, bu ayırt ediciliğin ilgili sektör bakımından bütün Türkiye’yi kapsamasının gerektiği, ancak dosya kapsamına sunulan delillerle davalının "..." ibaresini kullanım sonucu ayırt edici hale getirdiğini ispatlayamadığı, bu itibarla davanın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline karar verilmiş, hüküm davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, marka başvurusuna nispi nedenlerle yapılan itirazın kabulüne dair nihai Kurum kararının iptali istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçeİlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI.SONUÇ
: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden asıl davada davalı ... birleşen davada davalıya yükletilmesine, 01.06.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.