11. Ceza Dairesinden nitelikli dolandırıcılık suçunda beraatin onanması ve özel belgede sahtecilikte dava zamanaşımı nedeniyle düşme kararı.
Özet: Yerel mahkemenin sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından verdiği beraat kararlarını inceleyen üst mahkeme, nitelikli dolandırıcılık yönünden verilen beraati delillerin ve mahkemenin kanaatinin hukuka uygun olması gerekçesiyle onarken; özel belgede sahtecilik suçu bakımından ise, kanunda öngörülen olağan dava zamanaşımı süresinin temyiz incelemesi tarihine kadar dolmuş olması nedeniyle yerel mahkeme hükmünü bozarak kamu davasının düşmesine hükmetmiştir.

MAHKEMESİ
:Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: 2015/129 E. 2016/130 K.SUÇLAR
:Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilikHÜKÜMLER
: BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
:OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Gerekçeli karar başlığında suç adının "özel belgede sahtecilik" yerine açığa imzanın kötüye kullanılması" olarak gösterilmesi hususunun mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.1) Nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden yapılan incelemede;Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılanlar vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,2) Özel belgede sahtecilik suçu yönünden yapılan incelemede;Sanığın eylemine uyan "özel belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre,5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan, sanığın sorgusunun yapıldığı tarihten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılanlar vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,04.06.2026 tarihinde karar verildi.