2. Ceza Dairesi, hırsızlık ve kamu malına zarar verme suçlarından sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkındaki mahkûmiyet ile HAGB kararlarının temyiz incelemesinde eksik ceza, etkin pişmanlık ve denetim süresi konularını değerlendirerek düzeltilerek onama ve bozma kararı verdi.
Özet: Temyiz incelemesinde, sanıklar hakkında hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerindeki eksik ceza tayini ve teşebbüs aşamasında etkin pişmanlık uygulanması gibi hataların aleyhe temyiz olmaması nedeniyle bozma nedeni yapılmayarak hükümlerin onanmasına karar verilirken; suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında ise, kazanılmış hakkın bu aşamada nazara alınamayacağı ve denetim süresinin beş yıl yerine üç yıl olması gerektiği hataları tespit edilerek, bu hususların düzeltilmesi suretiyle hükmün onanmasına hükmedilmiş, ayrıca kamu malına zarar verme suçunda, hırsızlık suçu konusu ile mala zarar verme suçunun konusunun aynı olması ve korunan hukuki yararın tek olması durumunda ayrı bir mala zarar verme suçunun oluşmayacağı belirtilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2025/5713 E.  ,  2026/7895 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI
: 2022/42 E., 2024/137 K.
SUÇLAR
: Hırsızlık, kamu malına zarar verme
HÜKÜMLER
: Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Düzeltilerek onama, bozma
Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1.fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I- Sanıklar ..., ..., ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
Sanıklar hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 142/5, 143/1, 35, 168/2 ve 62. maddeleri uyarınca yapılan hesaplama sonucunda 3 yıl 6 ay 5 gün hapis cezası yerine 2 yıl 17... gün hapis cezası olarak eksik ceza tayin edilmesi, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesinde düzenlenen kazanılmış hak hükümleri gereği sonuç cezanın 2 yıl 9 ay 22 gün olarak uygulanması nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden; teşebbüs aşamasında kalan suçlarda etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı hâlde hırsızlık suçundan hüküm kurulurken etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,
II- Suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
Suça sürüklenen çocuk hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 142/5, 143, 35. 31/3, 168/2 ve 62. maddeleri uyarınca yapılan hesaplama sonucunda 2 yıl 4 ay 3 gün hapis cezası yerine 1 yıl 15... gün hapis cezası olarak eksik ceza tayin edilmesi ve teşebbüs aşamasında kalan suçlarda etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı hâlde hırsızlık suçundan hüküm kurulurken etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 142/5, 143, 35, 31/3, 168/2 ve 62. maddeleri uyarınca verilen 1 yıl 15... gün hapis cezasının kazanılmış hak gözetilerek 1 yıl 10... gün hapis cezası üzerinden infazına karar verilerek, devamında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmış ise de; 5271 sayılı Kanun'un 231/7. maddesi uyarınca kazanılmış hakkın bu aşamada nazara alınamayacağının, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması hâlinde mahkeme hükmü açıklarken bu hususun nazara alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
2. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi hâlinde denetim süresinin üç yıl olması gerektiği gözetilmeden beş yıl olarak belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından "YARGITAY bozma ilâmında belirtildiği üzere CMUK 326/Son maddesi uyarınca sanığın ceza miktarının kazanılmış hakkı gereği saklı tutulmasına ve sonuç olarak 1 YIL 10... GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA" ibarelerinin çıkarılması ve 5271 sayılı CMK’nın 231/8. maddesinin uygulandığı kısmın çıkarılarak yerine "Hakkında verilen hükmün açıklanması ertelendiğinden sanığın 3 YIL SÜREYLE DENETİM ALTINDA BULUNDURULMASINA," ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III- Sanıklar ..., ..., ... hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
Sanıkların, katılan kuruma ait kabloların çalınması sırasında zarar verilmesi şeklinde gerçekleşen eylemde, hırsızlık suçunun konusu ile mala zarar verme suçunun konusunun aynı olması ve korunan hukuki yararın tek olması karşısında; ayrıca mala zarar verme suçunun oluşmayacağı, eylemin bir bütün olarak hırsızlık suçunu oluşturacağı gözetilmeden sanıkların ayrıca mala zarar verme suçundan da cezalandırılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafileri ile sanık ...'un temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.