Yargıtay, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararının tanık dinletme, delil toplama ve inceleme eksiklikleri nedeniyle usulden bozulması.
Özet: Silahlı terör örgütü üyeliği suçundan verilen mahkumiyet kararında, suçun sübutu açısından belirleyici tanıkların sanık huzurunda dinlenmemesi, mahrem imamlara ait operasyonel hatlarla irtibat ve ardışık aramalar gibi temyiz aşamasında ortaya çıkan yeni delillerin usulüne uygun araştırılmaması ve duruşmada okunmaması, UYAP örgütlü suçlar bilgi bankası kayıtlarının incelenmemesi ile tüm bu deliller hakkında sanık ve müdafiine savunma hakkı tanınmaması gibi esaslı usul eksiklikleri nedeniyle, istinaf başvurusunun esastan reddi kararı bozularak dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
3. Ceza Dairesi         2023/7497 E.  ,  2026/3431 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:Ceza Dairesi
SAYISI
: 2020/1690 E., 2021/1679 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: 2018/274 E., 2020/263 K.
SUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM
: TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1; TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Bozma
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1. Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tanıklar ... E. ve ....Ç.'ın doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180. maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181. maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36. maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Temyiz ve istinaf aşamasında gelen evraklara göre sanığın mahrem imamlara ait operasyonel GSM hatları ile hts irtibatının bulunduğu anlaşılmakla söz konusu evrakların duruşmada okunması, bahse konu mahrem imamlar hakkında araştırma yapılmak suretiyle haklarında soruşturma veya kovuşturma bulunup bulunmadığının, yakalanıp yakalanmadıklarının, ifadelerinin alınıp alınmadığının tespit edilmesinden sonra yakalanmış oldukları takdirde aşamalardaki beyanlarına ilişkin tüm tutanakların onaylı örneklerinin dosyaya getirtilerek incelenmesi, ayrıca mahkemede tanık olarak dinlenmeleri lüzumu,
3. Hükümden sonra gelen sanığın ardışık olarak arandığına dair evrakların duruşmada okunması, ayrıca sanık ile birlikte ardışık arandığı tespit edilen tüm kişiler hakkında herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı araştırılarak varsa bu kişilerin tüm aşama ifadeleri getirtilip mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulması lüzumu,
4. UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir bilgi ve beyan olup olmadığının da araştırılarak varsa beyanların aslı veya onaylı suretlerinin dosya kapsamına alınması, olanaklı ise sanık hakkında beyanda bulunan şahısların duruşmada tanık sıfatıyla dinlenilmeleri ile tüm bu delillerin CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.