Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasında, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesinin arazi niteliğindeki taşınmaz değerlemesini gelir metoduyla doğru bularak istinafı reddetmesinin temyizen onanması.
Özet: İşbu hukuki metin, idarece açılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tescili davasında, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin gelir metodu esas alınarak belirlenmesine ve taşınmazın idare adına tesciline ilişkin kararının, taraf vekillerince yapılan istinaf başvurularının bölge adliye mahkemesince esastan reddedilerek onanması üzerine, davacı idarenin temyizi neticesinde Yargıtayca yapılan incelemede, arazi niteliğindeki taşınmaza gelir metodu uyarınca değer biçilmesi, belirlenen bedelin ödenmesi ve taşınmazın idare adına tescili kararlarının yerinde olduğunun tespitiyle, bölge adliye mahkemesi kararının hukuka uygun bulunduğunu ortaya koymaktadır.

MAHKEMESİ
: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk DairesiSAYISI
: 2024/2796 Esas, 2025/1745 KararKARAR
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: 2022/474 Esas, 2023/569 KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, 1 23... parsel (eski 952) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı taraf süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin yüksek hesaplandığını, ürün bedellerinin fahiş hesaplandığını, üretim giderlerinin düşük gösterildiğini, kapitalizasyon faizi oranının kabulünün mümkün olmadığını, dava konusu taşınmazın tarla vasfında olduğunu, objektif değer artışının yüksek belirlendiğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.2. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, taşınmazın arazi vasfında değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, objektif değer tablosunun hatalı belirlendiğini, muhdesatlar yönünden de varsayımsal ve hatalı tespitler yapıldığını belirterek, yerel mahkeme kararının taşınmaz metrekare birim fiyatı yönünden istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre %4 kapitalizasyon faiz oranı ve uygulanan objektif değer artış oranının yerinde olduğu, dava tarihi itibarıyla belirlenen metrekare birim fiyatının adil ve hakkaniyete uygun olduğu anlaşıldığından kamulaştırma bedelinin söz konusu rapora göre tespit edilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalıya ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince dava tarihinden 4 ay sonrasından itibaren karar tarihine kadar faiz işletilmesi gerekirken, dava tarihinden karar tarihine kadar faiz işletilmesi hatalı ise de bu konuda davacı idarenin açık istinafı olmadığından eleştirilmekle yetinilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi, tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesi ve dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmesi yerindedir.3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.