Yargıtay 6. Ceza Dairesi, tehdit suçundan verilen mahkûmiyeti onarken, katılan kurum lehine vekalet ücreti ödenmesi eksikliğini düzeltti ve hakaret suçundan temyiz itirazını reddetti.
Özet: Sanık hakkındaki tehdit ve hakaret suçlarına ilişkin temyiz incelemesinde; kamu davasına katılma hakkı olmayan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin hakaret suçuna yönelik temyizi reddedilirken, tehdit suçundan verilen mahkûmiyet kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı tespit edilmiş, ancak katılan bakanlık lehine avukatlık ücreti hükmedilmesi gerektiği gözetilmediğinden, bu eksiklik yeniden yargılama yapılmaksızın, sanıktan 9.200 TL vekalet ücretinin alınarak bakanlığa verilmesi ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
6. Ceza Dairesi         2023/17008 E.  ,  2025/7190 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI
: 2022/459 E., 2022/905 K.
SUÇLAR
: Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER
: Mahkûmiyet, düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Kısmi onama, kısmi ret
Sanık hakkında bozma üzerine tehdit suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I) Hakaret Suçundan Hükmolunan Karara Yönelik Temyiz İtirazlarının İncelenmesinde;
Sanık hakkında açılan kamu davasının niteliğine ve hükmün mahiyetine göre, kamu davasına katılma hakkı bulunmayan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 298. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak oy birliği ile REDDİNE,
II-Tehdit Suçundan Hükmolunan Karara Yönelik Temyiz İtirazlarının İncelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve mahkemenin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kamu davasına katılma üzerine, mahkûmiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan kurum lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ile katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereği hüküm fıkrasına; ''Katılan kurumun kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, katılan kurum lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesi uyarınca takdir edilen 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan Bakanlığa verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.