Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, kamulaştırma bedeli tespiti ve tescil davasında arazi niteliğindeki taşınmazın gelir metoduyla değerlemesinin hukuka uygunluğunu onadı.
Özet: Bu kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında, ilk derece mahkemesinin taşınmazın kamulaştırılmasına ve bedelinin belirlenmesine dair kararı, hem idare hem de taşınmaz sahibi tarafından istinaf edilmiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi, arazi niteliğindeki taşınmaza gelir metoduyla değer biçilmesini, uygulanan kapitalizasyon ve objektif değer artış oranlarını yerinde bularak her iki istinaf başvurusunu da esastan reddetmiştir; davacı idarenin temyizi üzerine Yargıtay, bölge adliye mahkemesinin kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tesciline ilişkin kararını, kamulaştırma kanununa uygun olduğu gerekçesiyle onamıştır.

MAHKEMESİ
: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk DairesiSAYISI
: 2024/2290 Esas, 2025/1728 KararKARAR
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: 2022/516 Esas, 2023/570 KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... köyü 1 23... parsel (eski 971) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yapılacak keşif ve alınacak bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmaz için objektif ve adil bir kamulaştırma bedeli tespit edilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedeli hatalı hesaplandığını, söz konusu kararın bedel yönünden hatalı olduğunu, bilirkişilerce tespit edilen taşınmazın metrekare birim fiyatının çok yüksek olduğunu, ürün bedellerinin de fahiş hesaplandığını, dava konusu taşınmazın hiçbir alt yapısının, yolunun, elektriğinin olmadığını, objektif değer artışı uygulanmasının gerçek ile bağdaşmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa vasfında değerlendirilmeyip, değerinin altında bedel tespit edilmesinin hatalı olduğunu, alanında uzman, başka bir bölgeden yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, taşınmazın değerinin hesabında belirlenen objektif değer artış oranı, kapitalizasyon faiz oranı ve tarım ürünlerinin üç yıllık münavabe tablosuna göre net gelir tutarlarının da oldukça düşük olup, hükme esas alınamayacağını, bilirkişi raporunda objektif değer artırıcı unsurların dikkate alınmadığını ileri sürerek Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre %4 kapitalizasyon faiz oranı ve uygulanan objektif değer artış oranının yerinde olduğu, dava tarihinden karar tarihine kadar faiz işletilmesi hatalı ise de bu konuda davacı idarenin açık istinafı olmadığından eleştirilmekle yetinildiği belirtilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.C.Gerekçe1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi, tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesi ve dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmesi yerindedir.3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.