Danıştay, vakıf üniversitesi işbirliği yapan özel hastanelerin üçüncü basamak statüsünü etkileyen Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği değişikliklerinin iptali davasını ele alıyor.
Özet: Davacı özel hastane, vakıf üniversiteleriyle yaptığı işbirliği protokolleri kapsamında üniversite hastanesi statüsüyle üçüncü basamak sağlık hizmeti sunmasına rağmen, Sosyal Güvenlik Kurumunun Sağlık Uygulama Tebliğinde yaptığı değişikliklerle bu statülerinin yasalara, Sağlık Bakanlığı düzenlemelerine ve yargı kararlarıyla korunan haklarına aykırı biçimde ikinci basamağa indirildiğini, bu durumun basamaklandırma yetkisini aştığını, kamu ve özel üçüncü basamak hastaneler arasında haksız ayrımcılık yarattığını ve altyapı maliyetlerini göz ardı ettiğini belirterek söz konusu tebliğ maddelerinin iptalini talep etmektedir.

T.C.
D A N I Ş T A YONUNCU DAİREEsas No
: 2022/7071Karar No
: 2025/5607DAVACI
: ... Sağlık Hizmetleri A.Ş.VEKİLİ
: Av. ...DAVALILAR
: 1- ... Bakanlığı / ANKARAVEKİLİ
: Av. ...2-... Kurumu Başkanlığı / ...VEKİLİ
: Av. ...DAVANIN_KONUSU
: 24/03/2013 tarih ve 28597 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinin, 25/08/2022 tarih ve 31934 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in;a) 2. maddesi ile değişik 1.4 numaralı maddesinin "1.4.5 - Kurumla sözleşmesi devam eden vakıf yükseköğretim kurumlarıyla işbirliği protokolü bulunan özel hastaneler" satırının,b) 55. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile değişik "Ayaktan Başvurularda Ödeme Listesi (EK-2/A)" nin,c) 55. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile değişik "Sağlık Kurum ve Kuruluşlarının Ayakta Tedavilerde Sınıflandırılması Listesi (EK-2/A-1)"nin,d) 12. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile değişik 2.2 numaralı maddesinin yirminci fıkrasının,e) 12. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile değişik 2.2.1.B-1 numaralı maddesinin onuncu fıkrasının (c) alt bendinin,f) 12. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile değişik 2.2.1.B-2 numaralı maddesinin dördüncü fıkrasının,g) 12. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile değişik 2.2.2.A numaralı maddesinin altıncı fıkrasının,h) 18. maddesi ile değişik 3.2.1.B numaralı maddesinin birinci fıkrasının,iptaline karar verilmesi istenilmektedir.DAVACININ İDDİALARI
: Davacı tarafından, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun Ek 15. maddesi ile Geçici 10. maddesi uyarınca vakıf üniversitesi ile işbirliği yapan özel hastanenin, vakıf üniversiteleriyle arasındaki işbirliği protokolünün, protokollerde belirlenen sürelerin sonuna kadar mevcut hak ve yükümlülüklerle devam edeceğinin düzenlendiği, Altınbaş Üniversitesi, Bahçeşehir Üniversitesi ve Yüksek İhtisas Üniversitesi ile şirketlerine ait hastaneler arasında işbirliği protokolleri bulunduğu, böylece özel hastanelerinin sağlık uygulama ve araştırma merkezi-üniversite hastanesi niteliği kazandığı, dava konusu değişikliğin bir statü değişikliği olduğu, hastanelerin 3. basamak hizmetleri verdiği ancak 2. basamak statüsüne mahkum bırakıldığı, dava konusu düzenlemelerin Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan Sağlık Hizmet Sunucularının Basamaklandırılmasına Dair Yönetmeliğe de aykırı olduğu, bu hastanelerin, sağlık uygulama ve araştırma merkezi niteliği taşıdığı ve işbirliği yapan hastanelerde uzmanlık eğitimi ile araştırma faaliyetlerinin yürütüldüğü, vakıf üniversitesi ile işbirliği yapmış özel hastanelerin hukuki niteliği ve fonksiyonunun doğrudan 3359 sayılı Kanunla düzenlenmiş bulunduğu, dolayısıyla davalı Sosyal Güvenlik Kurumunun vakıf üniversitesi ile işbirliği yapmış özel hastanelere ilişkin kendi mevzuatından kaynaklanan düzenlemeleri yaparken anılan kanuni düzenlemelere uygun şekilde düzenleme yapmasının hukuken zorunlu olduğu, dava konusu değişikliklerin 5510 sayılı Kanunla Sağlık Bakanlığına verilen basamaklandırma yetkisinin de kullanılması anlamına geldiği, ayrıca üçüncü basamak statüsünde olan özel hastanelerin, aynı fonksiyonu ifa ettiği ve aynı işlemleri yapabildiği, bu nedenle kamuya ait üçüncü basamak hastanelerden ayrı bir statüye tabi tutmanın da hukuka, kamu yararına ve Anayasaya aykırı olduğu, vakıf üniversitesi ile işbirliği yapan özel hastanelerin, alt yapı ve kaynak kullanımı ile maliyete ilişkin durumlarının dikkate alınmadığı, ayrıca dava konusu düzenlemelerin konuya ilişkin yargı kararlarıyla korunan statüyü de ihlal ettiği ve alınan kararları uygulanamaz kıldığı belirtilerek dava konusu düzenlemelerin iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.DAVALILARIN_SAVUNMALARI
:Davalı Sağlık Bakanlığı tarafından, her ne kadar 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Hakkında Kanun'un 63. ve 64. maddelerinde Kurumca finansmanı sağlanacak ve sağlanmayacak sağlık hizmetlerinin Sağlık Bakanlığının görüşü alınmak suretiyle çıkarılacak Yönetmelikle belirlenmesi öngörülmüş ise de dava konusu işlemler hakkında 5510 sayılı Kanun çerçevesinde hazırlık işlemi, görüş niteliğinde dahi herhangi bir iş veya işlem yapılmadığı, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından... tarih ve ... sayılı yazı ile görüş talep edilmiş ise de konuya dair çalışma tamamlanarak görüş verilmeden düzenlemenin yayımlandığı, dolayısıyla iptali talep edilen düzenleyici işlemin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından tesis edilmiş olduğu, Bakanlıklarının hasım mevkiinden çıkarılması ile davanın münhasıran Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı husumetiyle görülmesi gerektiği savunulmaktadır.Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından, 5510 sayılı Kanun'un 70. maddesi ile sağlık hizmeti sunucularının birinci, ikinci ve üçüncü basamak olarak basamaklandırma görev ve yetkisinin Sağlık Bakanlığına verildiği, sağlık hizmetlerinin Kurumca ödenecek bedellerine ilişkin sınıflandırma yetkisinin ise 72. madde ile Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonuna verildiği, Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu tarafından sağlık hizmeti sunucularının hangi ölçütlere göre sınıflandırılabileceğinin 72. maddede tıp eğitimi, hizmet basamağı, alt yapı ve kaynak kullanımı ile maliyet unsurları şeklinde öncelik belirtilmeksizin sayıldığı, aynı hizmet basamağında yer alan sağlık hizmeti sunucuları için sınıflandırmanın ve ödeme yöntem ve bedellerin aynı olacağına dair bir hüküm bulunmadığı, 72. madde ile Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonuna, Kurumca ödenecek bedellerini her sınıf için ayrı ayrı belirleme yetkisi verildiği, 5510 sayılı Kanun’un 70. maddesinde Kanun’un uygulanması bakımından yapılacağı belirtilen basamaklandırmanın doğrudan uygulanmasının söz konusu olmadığı, 5510 sayılı Kanun'da yer alan, aynı hizmet basamağına sahip sağlık hizmeti sunucularının Kanun hükümlerinin uygulanması açısından aynı kategoride değerlendirilmediği, 5510 sayılı Kanun’un 73. maddesine göre aynı hizmet basamağında yer alan devlet üniversiteleri ile vakıf üniversitelerinin ayrı tutulduğu, yine anılan düzenlemede aynı hizmet basamağında yer alan sağlık hizmeti sunucularından kamu idaresine ait olanlar ile özel olanların ayrı tutulduğu, yine aynı sağlık hizmeti basamağında yer alan eğitim araştırma hastaneleri ile devlet üniversite hastanelerinin ayrı tutulduğu, sağlık hizmeti sunucularını mali yönden etkileyen düzenlemelerde hizmet basamağının doğrudan ölçüt alınmadığı, Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan Sağlık Hizmet Sunucularının Basamaklandırılmasına Dair Yönetmelikte ikinci ve üçüncü basamak sağlık hizmeti sunucularının tanımlandığı, Yönetmeliğe göre, Sağlık Bakanlığına bağlı eğitim ve araştırma hastaneleri ile devlet ve vakıf üniversitelerine ait hastanelerin doğrudan üçüncü basamak olarak basamaklandırıldığı, bunların dışındaki hastanelerin ise istemeleri halinde ve gerekli şartları taşımaları halinde üçüncü basamak olarak basamaklandırıldığı, anılan Yönetmelikte sağlık hizmeti sunucularının üçüncü basamak olarak basamaklandırılması için eğitim ve araştırma hizmetlerinin verilebilmesinin şart tutulmadığı, söz konusu Yönetmeliğe göre üçüncü basamak özel ile ikinci basamak özel sağlık hizmeti sunucusu arasındaki farkın teknoloji altyapısı açısından olduğu, Yönetmeliğin “Üçüncü basamak sağlık hizmet sunucularının koşul ve standartları” başlıklı 8. maddesinde sayılan şartlar içerisinde hastane bina alanı, bulundurulması gereken yatak, hekim, hemşire sayısı, branşlar ve tanı tedavi merkezleri ölçütlerinin yer aldığı, 5510 sayılı Kanun'un 72. maddesinde sınıflandırmada dikkate alınacağı belirtilen tıp eğitiminin bu ölçütler arasında yer almadığı, bu kapsamda dava konusu düzenlemelerin yapıldığı, dava konusu düzenlemelerin 5510 sayılı Kanun hükümlerine dayanılarak Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu kararı ile yapıldığı, konuya ilişkin Sağlık Uygulama Tebliği değişiklikleri ile ilgili olarak Sağlık Bakanlığına görüş sorulduğu, düzenlemelerin Kanun'a ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ
: ...DÜŞÜNCESİ
: Dava konusu düzenlemelerin iptali gerektiği düşünülmektedir.DANIŞTAY SAVCISI
: ...DÜŞÜNCESİ
: Dava, 24/03/2013 tarihli, 28597 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği'nin, 25/08/2022 tarihli, 31934 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in;a) 2. maddesiyle değişik 1.4 numaralı maddesinin "1.4.5 - Kurumla sözleşmesi devam eden vakıf yükseköğretim kurumlarıyla işbirliği protokolü bulunan özel hastaneler" satırının,b) 55. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendiyle değişik "Ayaktan Başvurularda Ödeme Listesi (EK-2/A)"nin,c) 55. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendiyle değişik "Sağlık Kurum ve Kuruluşlarının Ayakta Tedavilerde Sınıflandırılması Listesi (EK-2/A-1)"nin,d) 12. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendiyle değişik 2.2 numaralı maddesinin 20. fıkrasının,e) 12. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendiyle değişik 2.2.1.B-1 numaralı maddesinin 10. fıkrasının (c) alt bendinin,f) 12. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendiyle değişik 2.2.1.B-2 numaralı maddesinin 4. fıkrasının,g) 12. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendiyle değişik 2.2.2.A numaralı maddesinin 6. fıkrasının,h) 18. maddesi ile değişik 3.2.1.B numaralı maddesinin 1. fıkrasının,iptali istemiyle açılmıştır.5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun "Finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri ve süresi" başlıklı 63. maddesinde, genel sağlık sigortalısının ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sağlıklı kalmalarını; hastalanmaları halinde sağlıklarını kazanmalarını; iş kazası ile meslek hastalığı, hastalık ve analık sonucu tıbben gerekli görülen sağlık hizmetlerinin karşılanmasını, iş göremezlik hallerinin ortadan kaldırılmasını veya azaltılmasını temin etmek amacıyla Kurumca finansmanı sağlanacak sağlık hizmetleri ile bu hizmetlerin süresine ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiş; 2. fıkrasında ise, Kurumun, finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerinin teşhis ve tedavi yöntemleri ile (f) bendinde belirtilen sağlık hizmetlerinin türlerini, miktarlarını ve kullanım sürelerini, ödeme usul ve esaslarını Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının görüşünü alarak belirlemeye yetkili olduğu, ancak Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının görüşünün alınmasının (f) bendinde belirtilen ortez, protez ve diğer iyileştirici nitelikteki araç ve gereçlerin miktarını, standartlarını, sağlanmasını, uygulanmasını, kullanma sürelerini ve garanti süresi sonrası bakım, onarım ve yenilenmesi hususlarını kapsayacağı; Kurumun, bu amaçla komisyonlar kurabileceği, ulusal ve uluslararası tüzel kişilerle işbirliği yapabileceği, komisyonların çalışma usul ve esaslarının Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Kurumca belirleneceği, 6518 sayılı Kanun'un 81. maddesiyle değişik fıkrasında da; bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığının görüşü üzerine Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği kural bağlanmıştır.5510 sayılı Kanun'un 72. maddesinin 1. fıkrasında ise; 65. madde gereği ödenecek gündelik, yol, yatak ve yemek giderlerinin Kurumca ödenecek bedellerini belirlemeye Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunun yetkili olduğu; Komisyonun, tıp eğitimini, hizmet basamağını, alt yapı ve kaynak kullanımı ile maliyet unsurlarını dikkate alarak sağlık hizmeti sunucularını fiyatlandırmaya esas olmak üzere ayrı ayrı sınıflandırabileceği; 63. madde hükümlerine göre finansmanı sağlanan sağlık hizmetlerinin Kurumca ödenecek bedellerini, sağlık hizmetinin sunulduğu il ve basamak, Devletin doğrudan veya dolaylı olarak sağlamış olduğu sübvansiyonlar, sağlık hizmetinin niteliği itibarıyla hayati öneme sahip olup olmaması, kanıta dayalı tıp uygulamaları, maliyet-etkililik ölçütleri ve genel sağlık sigortası bütçesi dikkate alınmak suretiyle, her sınıf için tek tek veya gruplandırarak belirlemeye yetkili olduğu kuralı öngörülmüştür.Finansmanı Sosyal Güvenlik Kurumu atarafından sağlanacak sağlık hizmetlerine ilişkin ödeme usul ve esaslarının belirlenmesinde Kurumun yetkili olmakla birlikte, Kurumun, 5510 sayılı Kanun'un aktarılan düzenlemelerine göre, sağlık politikalarının uygulanmasından sorumlu olan Sağlık Bakanlığı'nın görüşüne başvurmadan, konuya ilişkin düzenleme yapmadan önce görüşüne başvurma zorunluluğu bulunmaktadır.Uyuşmazlıkta, davalı Sağlık Bakanlığı tarafından verilen savunma dilekçesinde, dava konusu işlemler hakkında 5510 sayılı Kanun çerçevesinde hazırlık işlemi, görüş niteliğinde dahi herhangi bir iş veya işlem yapılmadığı, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından... tarihli, ... sayılı yazı ile görüş talep edilmiş ise de, konuya dair çalışma tamamlanarak görüş verilmeden düzenlemenin yayımlandığının belirtildiği, buna ilişkin bilgi ve belgelerin dosyaya sunulduğu görülmektedir.Bu durumda, dava konusu işlem öncesinde davalı Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından Sağlık Bakanlığı'ndan görüş istenilmiş ise de, 5510 sayılı Kanun'un öngördüğü şekilde 'görüş alma zorunluluğu' yerine getirilmediğinden, sağlık politikalarının asli sorumlusu olan Sağlık Bakanlığı tarafından konuya dair çalışma tamamlanmadan, görüş verilmeden yayımlanan ve davacının iptalini istediği dava konusu edilen düzenlemeler şekil yönünden hukuka uyarlık bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, dava konusu düzenlemelerin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onuncu Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 27/11/2025 tarihinde, davacı vekili Av. ...'nun, davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili Av. ...'ın ve davalı Sağlık Bakanlığı vekili Av. ...'in geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı.Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ
:24/03/2013 tarih ve 28597 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği'nin, 25/08/2022 tarih ve 31934 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in; 2. maddesi ile değişik 1.4 numaralı maddesinin "1.4.5 - Kurumla sözleşmesi devam eden vakıf yükseköğretim kurumlarıyla işbirliği protokolü bulunan özel hastaneler" satırı, 55. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile değişik "Ayaktan Başvurularda Ödeme Listesi (EK-2/A)", 55. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile değişik "Sağlık Kurum ve Kuruluşlarının Ayakta Tedavilerde Sınıflandırılması Listesi (EK-2/A-1)", 12. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile değişik 2.2 numaralı maddesinin yirminci fıkrası, 12. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile değişik 2.2.1.B-1 numaralı maddesinin onuncu fıkrasının (c) alt bendi, 12. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile değişik 2.2.1.B-2 numaralı maddesinin dördüncü fıkrası, 12. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile değişik 2.2.2.A numaralı maddesinin altıncı fıkrası, 18. maddesi ile değişik 3.2.1.B numaralı maddesinin birinci fıkrası değiştirilmiş, anılan değişikliklerin iptaline karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.İNCELEME VE GEREKÇE
:USUL YÖNÜNDEN
:Davalı Sağlık Bakanlığının husumet itirazının incelenmesi:Dava konusu düzenlemelerin dayanağını oluşturan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun "Finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri ve süresi" başlıklı 63. maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumunun, finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerinin teşhis ve tedavi yöntemleri ile sağlık hizmetlerinin türlerini, miktarlarını ve kullanım sürelerini, ödeme usul ve esaslarını Sağlık Bakanlığının görüşünü alarak belirlemeye yetkili olduğu belirtildiğinden davalı Sağlık Bakanlığının husumet itirazı yerinde görülmemiştir.ESAS YÖNÜNDEN
:İlgili Mevzuat
:5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 1. maddesine göre, bu Kanun'un amacı, sosyal sigortalar ile genel sağlık sigortası bakımından kişileri güvence altına almak; bu sigortalardan yararlanacak kişileri ve sağlanacak hakları, bu haklardan yararlanma şartları ile finansman ve karşılanma yöntemlerini belirlemek; sosyal sigortaların ve genel sağlık sigortasının işleyişi ile ilgili usul ve esasları düzenlemektir.Anılan Kanun'un 63. maddesinde, Kurum tarafından finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri ile bu hizmetlerin süresine dair usul ve esaslara yer verilmiş; ikinci fıkrasında da, Kurumun, finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerinin teşhis ve tedavi yöntemleri ile (f) bendinde belirtilen sağlık hizmetlerinin türlerini, miktarlarını ve kullanım sürelerini, ödeme usul ve esaslarını Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının görüşünü alarak belirlemeye yetkili olduğu, ancak Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının görüşünün alınmasının (f) bendinde belirtilen ortez, protez ve diğer iyileştirici nitelikteki araç ve gereçlerin miktarını, standartlarını, sağlanmasını, uygulanmasını, kullanma sürelerini ve garanti süresi sonrası bakım, onarım ve yenilenmesi hususlarını kapsayacağı; Kurumun, bu amaçla komisyonlar kurabileceği, ulusal ve uluslararası tüzel kişilerle işbirliği yapabileceği, komisyonların çalışma usul ve esaslarının Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Kurumca belirleneceği hükme bağlanmıştır.Aynı Kanun'un 72. maddesinde ise, 65. madde gereği ödenecek gündelik, yol, yatak ve yemek giderlerinin Kurumca ödenecek bedellerini belirlemeye Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunun yetkili olduğu; Komisyonun, tıp eğitimini, hizmet basamağını, alt yapı ve kaynak kullanımı ile maliyet unsurlarını dikkate alarak sağlık hizmeti sunucularını fiyatlandırmaya esas olmak üzere ayrı ayrı sınıflandırabileceği; 63. madde hükümlerine göre finansmanı sağlanan sağlık hizmetlerinin Kurumca ödenecek bedellerini, sağlık hizmetinin sunulduğu il ve basamak, Devletin doğrudan veya dolaylı olarak sağlamış olduğu sübvansiyonlar, sağlık hizmetinin niteliği itibarıyla hayati öneme sahip olup olmaması, kanıta dayalı tıp uygulamaları, maliyet-etkililik ölçütleri ve genel sağlık sigortası bütçesi dikkate alınmak suretiyle, her sınıf için tek tek veya gruplandırarak belirlemeye yetkili olduğu belirtilmiştir.Hukuki Değerlendirme
:İdari işlemler tesis olunurken, mutlaka bir yol, bir usul izlenerek hazırlanırlar. İdarenin irade açıklamaları, önceden birtakım kurallara bağlıdır. İdari işlemde "şekil" unsuru da, idarenin iradesinin ortaya çıkması için izlenecek usul, yol kavramını ifade etmektedir.İdarenin iradesinin ortaya konulabilmesi için veya idari işlemin oluşabilmesi için şekil şartına uyulması gerekmektedir. Aksi takdirde, şekil unsurundaki bozukluk idari işlemin sakatlığı sonucunu doğurmaktadır.Eğer ki mevzuatta, nihai işlemi tesis edecek idari makam açısından tesis olunacak işlemin içeriğine ilişkin bilgi sahibi olan başka idari makamlardan, otoritelerden ya da uzmanlardan görüş alınması konusunda düzenleme var ve bu kurala riayet edilmeden işlem tesis edilmişse, işlemin hazırlık aşamasındaki bu eksiklik idari işlemi şekil unsuru yönünden sakatlayacaktır.Yapılan açıklamalar ve yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere; finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerine ilişkin ödeme usul ve esaslarının belirlenmesinde Sosyal Güvenlik Kurumu yetkili idare olmakla birlikte, Kurumun, bu konuda düzenleme yapmadan önce 5510 sayılı Kanun gereğince sağlık otoritesi olan Sağlık Bakanlığından görüş alma zorunluluğu bulunmaktadır. Görüşe uyulmasının ihtiyari olması bu zorunluluğu ortadan kaldırmamaktadır.Kurumun işlem tesis etmeden önce yerine getirmesi gereken bu yükümlülük, yasal olarak zorunlu bir yükümlülüktür. Burada, Sosyal Güvenlik Kurumunun, Sağlık Bakanlığının verdiği görüş doğrultusunda işlem tesis etme yükümlülüğü bulunmamasına rağmen, ilgili Bakanlığın görüşünü alması zorunludur. Aksi takdirde işlem, şekil unsuru açısından hukuka aykırı olacaktır.Bu çerçevede dava konusu uyuşmazlık, davalı idareler tarafından dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile birlikte irdelendiğinde;Sosyal Güvenlik Kurumunun... tarih ve... sayılı yazısı ile "Sağlık Uygulama Tebliği eki 'Sağlık kurum ve kuruluşlarının ayakta tedavilerde sınıflandırılması listesi (Ek-2/A-1)'de halihazırda yer alan 'özel' statüsünde yer alan 'özel hastane' ibaresi 'ikinci basamak özel hastane' ve 'üçüncü basamak özel hastane' ayrıştırılarak yeniden düzenlenmiş, Sağlık Hizmet Sunucularının Basamaklandırılmasına Dair Yönetmeliğin 'İşbirliği protokolü bulunan özel hastaneler' başlıklı geçici 1. maddesi kapsamında 'kamu' statüsünde yer alan 'U4 tıp fakülteleri bulunan vakıf üniversiteleri ile eğitim ve uygulama amaçlı protokol imzalayan özel sağlık hizmet sunucuları' söz konusu listeden çıkarılacaktır. 'Ayaktan Başvurularda Ödeme Listesi (Ek-2/A)'nde de aynı doğrultuda düzenlemeler yapılacaktır. SUT ve eki listelerde üçüncü basamak sağlık hizmeti sunucularına yönelik belirlenen tüm istisnai düzenlemeler üçüncü basamak resmi sağlık hizmeti sunucularına olacak şekilde değiştirilecektir." şeklinde görüş talebinde bulunulduğu; Sağlık Bakanlığının ... tarih ve ...sayılı cevabi yazısında, anılan konuya ilişkin olarak üçüncü basamak sağlık hizmetlerinin devamlılığı ile mezuniyet öncesi ve mezuniyet sonrası eğitimin aksamadan hizmet çeşitliliğinin sürdürülmesi konusunun göz önünde bulundurulması gerektiğinin bildirildiği;Yine Sosyal Güvenlik Kurumunun ... tarih ve ... sayılı yazısı ile yürürlükte bulunan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Sağlık Hizmet Sunucularının Basamaklandırılmasına Dair Yönetmelikte yapılan düzenlemeler de dikkate alınmak suretiyle değişiklik yapılmasına ihtiyaç duyulduğu, planlanan değişikliklerin ana hatlarıyla sunulduğu belirtilerek ve 06/01/2022 tarihli yazıda değinilen hususlar tekrar edilerek anılan düzenlemeler hakkında Sağlık Bakanlığının görüşlerinin talep edildiği;Sağlık Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısında, -özetle- "kamu veya özel sektör ayrımı yapılmaksızın üçüncü basamak olarak basamaklandırılan sağlık hizmet sunucularının, yapacakları iş ve işlemler bakımından farklı kurallara tabi tutulmasının yerinde olmadığı, hukuken de hizmetin niteliğine ve kamu yararına aykırı olduğu, zira basamaklandırmaya esas olan kriterin, hastanelerin kamu ya da özel sektöre ait olması değil, altyapı ve kapasitesi göz önünde bulundurularak üçüncü basamağa esas olan hizmetler ile iş ve işlemleri yerine getirip getirememesi olduğu, üçüncü basamak sağlık hizmet sunucularının hizmetleri ile iş ve işlemleri arasında ayrım yapmanın, Sağlık Hizmet Sunucularının Basamaklandırılmasına Dair Yönetmelik hükümlerinin amacına ve kamu yararına aykırı olduğu, sonuç olarak sağlık hizmet sunucularının sınıflandırılması ve kodlanmasında kamuya ya da özel sektöre aidiyet ayrımı temel alınmaksızın Sağlık Hizmet Sunucularının Basamaklandırılmasına Dair Yönetmelik hükümlerine göre düzenleme yapılmasının, aynı fonksiyonu ifa eden eğitim ve araştırma hastaneleri, devlet üniversite hastaneleri ve vakıf üniversiteleri ile işbirliği yapan ve üniversite hastanesi niteliği kazanan hastaneler arasında hizmet çeşitliliğini engellemeye ve aynı işlemler için fiyat farkı uygulamaya yönelik düzenleme yapılmamasının, 3359 sayılı Kanun'la hukuki güvence altına alınan mevcut uygulamaların korunmasının ve yargı kararlarına aykırı düzenlemeler yapılmamasının hukuka ve üstün kamu yararına uygun olacağı, aksi halde hukuka, yargı kararlarına ve üstün kamu yararına aykırılık oluşacağının değerlendirildiği" şeklinde görüş bildirildiği;Bunun üzerine Sosyal Güvenlik Kurumunun ... tarih ve ... sayılı yazısı ile Sağlık Bakanlığınca basamaklandırılan sağlık hizmeti sunucularının ayakta tedavide fiyatlandırmaya esas olmak üzere sınıflandırılmasının, Sağlık Uygulama Tebliği eki 'Sağlık Kurum ve Kuruluşlarının Ayakta Tedavilerde Sınıflandırılması Listesi'nde (Ek-2/A-1) yer aldığı belirtilerek, Sağlık Uygulama Tebliğinde anılan listede yazı ekinde gönderilen şekilde düzenleme yapılmasına yönelik Sağlık Bakanlığının görüşünün bildirilmesinin istenildiği;Konuya ilişkin Sağlık Bakanlığınca cevap verilmeksizin dava konusu değişikliklerin 25/08/2022 tarih ve 31934 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlandığı anlaşılmaktadır.Davalı Sağlık Bakanlığının savunma dilekçesinde de, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından... tarih ve ... sayılı yazı ile görüş talep edilmiş ise de konuya dair çalışma tamamlanarak görüş verilmeden düzenlemenin yayımlandığının belirtildiği görülmektedir.Bu durumda, her ne kadar davalı Sosyal Güvenlik Kurumunca dava konusu düzenlemelerden önce Sağlık Bakanlığından görüş talebinde bulunulduğu belirtilmekte ise de, 5510 sayılı Kanun'da öngörülen "görüş alma zorunluluğu"na ilişkin yasal sürecin tamamlanmadığı anlaşılmakta olup, sağlık hizmetleri alanında asli yetkili otorite olan Sağlık Bakanlığınca konuya dair çalışma tamamlanıp cevap verilmeksizin anılan değişikliklerin yayımlanmış olması, böylece Kurumca finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerine ilişkin ödeme usul ve esaslarının belirlenmesi niteliğinde bulunan dava konusu düzenlemelerin yayımlanmasından önce Sağlık Bakanlığının görüşünün alınmaması dava konusu düzenlemeyi şekil açısından sakat hale getirdiğinden, dava konusu düzenlemelerde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. 24/03/2013 tarih ve 28597 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği'nin, 25/08/2022 tarih ve 31934 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in 2. maddesi ile değişik 1.4 numaralı maddesinin "1.4.5 - Kurumla sözleşmesi devam eden vakıf yükseköğretim kurumlarıyla işbirliği protokolü bulunan özel hastaneler" satırının, 55. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile değişik "Ayaktan Başvurularda Ödeme Listesi (EK-2/A)" nin, 55. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile değişik "Sağlık Kurum ve Kuruluşlarının Ayakta Tedavilerde Sınıflandırılması Listesi (EK-2/A-1)"nin, 12. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile değişik 2.2 numaralı maddesinin yirminci fıkrasının, 12. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile değişik 2.2.1.B-1 numaralı maddesinin onuncu fıkrasının (c) alt bendinin, 12. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile değişik 2.2.1.B-2 numaralı maddesinin dördüncü fıkrasının, 12. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile değişik 2.2.2.A numaralı maddesinin altıncı fıkrasının, 18. maddesi ile değişik 3.2.1.B numaralı maddesinin birinci fıkrasının İPTALİNE,2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...TL yargılama giderinin dava konusu düzenlemelerde Sağlık Bakanlığının görüşü ve dahli bulunmadığından davalı Sosyal Güvenlik Kurumundan alınarak davacıya verilmesine,3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ...TL vekalet ücretinin dava konusu düzenlemelerde Sağlık Bakanlığının görüşü ve dahli bulunmadığından davalı Sosyal Güvenlik Kurumundan alınarak davacıya verilmesine,4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra aidiyetine göre taraflara iadesine,5. Bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 27/11/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.