Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, fikri ve sınai haklar mahkemesinin kötü niyetli marka tescili iddiasına dayalı ihtiyati tedbir talebini yaklaşık haklılık ispatı yetersizliğinden reddeden kararının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Özet: Davacı tarafından kötü niyetle tescillendiği iddia edilen bir markanın devri, lisanslanması ve her türlü kullanımının durdurulması talebiyle açılan ihtiyati tedbir davasında, ilk derece mahkemesinin markanın üçüncü kişilere devrinin önlenmesine karar verirken kullanımının engellenmesi talebini tescilli bir hak olduğu gerekçesiyle reddetmesi üzerine, davacının karara yönelik istinaf başvurusunda, markanın haksız yarar sağlayacağı ve kurumun adını kötüye kullanacağı iddialarıyla tedbirin genişletilmesi istenmiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi, ihtiyati tedbir için gerekli olan yaklaşık ispat koşulunun sağlanamadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No
: 2026/1981 - 2026/1557
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: 2026/1981
KARAR NO
: 2026/1557 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ
: 17/07/2026
NUMARASI
: 2026/289 E.
TALEP KONUSU
: İhtiyati tedbir
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/07/2026 tarih ve 2026/289 E. sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen ihtiyati tedbir isteyen davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, davalı adına ... sicilinde 2019/17233 tescil numarası ile kayıtlı bulunan "..." ibareli markanın kötü niyet, davacının kurumsal adı üzerinden haksız yararlanma ve dürüstlük kuralına aykırılık nedenleriyle hükümsüzlüğü istemine ilişkin davada, dava sonuna kadar "..." ibareli markanın devrinin, lisanslanmasının, temlikinin, rehnedilmesinin, kullandırılmasının ve her türlü kullanımının ihtiyaten durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece 17/07/2026 tarihli ara kararla, ihtiyati tedbir isteminin kısmen kabul, kısmen reddine, davalıya ait 2019/17233 sayılı markanın nihai kararın kesinleşmesine kadar HMK'nın 389 ve devamı maddeleri uyarınca 3. kişilere devrinin ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesine, tescilli bir markanın kullanımı yasal bir hakkın kullanımı olduğundan, markanın lisanslanmasının, temlikinin, rehnedilmesinin, kullandırılmasının ve her türlü kullanımının önlenmesi taleplerin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, uyuşmazlığın, tescilli bir markanın meşru kullanımından değil, kötü niyetli ve haksız tescil edilmiş bir markadan kaynaklandığını, mülkiyeti ...'a ait otelin "..." olarak anılacağı ve kullanılacağı davalı tarafından bilindiği halde, 2019 yılında kötüniyetli ve haksız olarak "..." ibareli marka başvurusunda bulunulduğunu, bunun kira ilişkisi sırasında veya sona erse dahi davalının marka sahibi sıfatıyla müvekkili kurumdan veya yeni kiracıdan lisans bedeli talep etmesine, otelin adını pazarlık unsuru yapmasına ve hukuki güçlükler çıkarmasına sebep olabileceğini, markanın sicilde kalmasının, otelin kurumsal adını ve ...’un kamuoyundaki güvenilirliğini davalının şahsi ticari faaliyetlerinde ve kredi kullanımlarında haksız referans olarak kullanma imkânı yaratacağını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve talepleri doğrultusuda ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
: Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6100 sayılı HMK'nın 389. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, aynı Kanun'un 390/3. maddesi uyarınca ise ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için mutlak bir ispata ihtiyaç olmayıp davanın esası yönünden haklılığın yaklaşık olarak ispat edilmesinin yeterli bulunduğu, somut olayda ise ihtiyati tedbir talep eden tarafın, bu aşamada davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat edemediği anlaşılmakla, ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-İhtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İhtiyati tedbir isteyen davacıdan alınması gereken harç, istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan harçtan mahsubu ile başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf aşamasında ihtiyati tedbir isteyen davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Kararın tebliğ ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 17/09/2026 tarihinde HMK 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: 17/09/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.