7. Hukuk Dairesi kararında temyiz kesinlik sınırının belirlenmesinde HMK Ek 1/2 değişikliğinin zaman bakımından uygulanması ve dava tarihi esas alınması gerektiği itirazı.
Özet: Davacı vekilinin temyiz talebi, dava değerinin bölge adliye mahkemesi karar tarihinde geçerli olan temyiz kesinlik sınırının altında kalması gerekçesiyle oy çokluğuyla reddedilmiş; karşı oyda ise, yasal değişiklik uyarınca parasal sınırların belirlenmesinde hüküm tarihi yerine davanın açıldığı tarihin esas alınması gerektiği, zira davanın açıldığı tarihteki temyiz kesinlik sınırının aşıldığı ve bu yaklaşımın hak arama özgürlüğünü kısıtladığı belirtilerek esas incelemesi yapılması gerektiği savunulmuştur.

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI
: 2023/2550 E., 20 2İLK DERECE MAHKEMESİ
: Antalya 13. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: 2022/420 E., 2022/168 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.Dosya içeriğine göre temyize konu dava değeri 86.931,05 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kalmaktadır.KARARAçıklanan sebeple;Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.(Karşı Oy)(Karşı Oy)K A R Ş I O YDava, inançlı işleme dayalı tapu iptali-tescil istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesince davanın bir davalı yönünden reddine ve diğerleri yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemi esastan reddedilmiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; Dairenin sayın çoğunluğu tarafından dava değeri olarak belirlenen 86.931,05 TL'nin Bölge Adliye Mahkemesince kararın verildiği 2025 yılı itibariyle kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL'nin altında kaldığı gerekçesi ile temyiz isteğinin değerden reddine karar verilmiştir.24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 44. maddesiyle 6100 sayılı Kanun'a eklenen ve 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren "Parasal sınırların artırılması" başlıklı Ek 1. madde hükmü uyarınca, 362. maddedeki parasal sınırların her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılacağı ve parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı belirtilmiştir.04.06.2025 tarihli ve 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 20. maddesiyle 6100 sayılı Kanun'un "parasal sınırların artırılması" başlıklı Ek 1/2. maddesinde yer alan "hükmün verildiği" ibaresi "davanın açıldığı" şeklinde değiştirilmiş, değişiklik Kanunun Resmî Gazete'de yayımı tarihi olan 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir.Somut olayda; davanın açıldığı 11.07.2016 tarihinde temyiz kesinlik sınırı 2.190,00 TL'dir. 6100 sayılı Kanun'un "Zaman bakımından uygulanma" kenar başlıklı 448. maddesinde yer alan "Bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanır." hükmünün, bu değişikliğin yapıldığı tarihten sonraki kararlara uygulanabilirliği görüşüne katılmak mümkün değildir. Zira, paranın alım gücündeki düşüşte gözetilerek davanın her iki tarafı için de güvence olan üst yargı denetimini sağlamak amacıyla, maddenin değişiklikten önceki ilk metniyle ilgili Anayasa Mahkemesi tarafından hak arama özgürlüğü temel amaç olmak üzere iptal kararı verildikten sonra, kanun koyucu tarafından hüküm tarihi yerine dava tarihini öncelenmiş ve mevcut değişiklik yapılmıştır. Bu göz ardı edilemez bir gerçektir. Yürürlük tarihinden önceki kararlar yönünden tamamlanmış işlem yorumu yapmak, hak arama özgürlüğünü zedeleyen, hakkın özünü yargısal denetimden uzak tutan bir yaklaşımdır. Yargısal uygulamalarla açığa çıkan "kazanılmış hak" ilkesini, mevcut değişiklikle daha adil ve sağlıklı sonuçlar elde edilmesine vesile olabilecek üst mahkeme denetiminin önüne almak, hak arama özgürlüğünün sınırlandırılmasıdır ve adalete güven temel kuramını da etkilemektedir. Dairemiz tarafından denetim yapıldığı tarih itibariyle HMK'nın parasal sınırlara ilişkin Ek 1/2. madde yürürlüktedir. Bu itibarla, temyiz incelemesinin de yürürlüğe girmiş olan bu kanun maddesine göre "dava tarihi" esas alınmak suretiyle yapılması gerekmektedir.Açıklanan gerekçeyle, değer yönünden dava tarihi itibariyle temyiz incelemesi mümkün olduğundan işin esasının incelenmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle temyiz isteminin değerden reddine ilişkin sayın çoğunluğun kararına katılmıyoruz.