Tarım arazisi üzerinde izinsiz yapılaşmanın, taşınmazın tarımsal vasfını ortadan kaldırmayacağı ve 5403 sayılı kanunun amacının dolanılmasının hukuka aykırı olduğu tapu iptali ve tescil davası.
Özet: Tarım arazisi vasfındaki bir taşınmazın hukuka aykırı şekilde bölünerek ve izinsiz yapılarla tarımsal niteliğinin yok edildiği iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davasında, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin taşınmazın tarım arazisi vasfında olmadığı gerekçesiyle davayı reddetmesi hukuka aykırı bulunmuş; mahkeme, 5403 sayılı kanun uyarınca yasal dayanağı olmayan yapılarla taşınmazın tarımsal vasfını yok etmenin yasanın amacını dolanmak anlamına geleceğini belirterek, öncelikle güncel tapu kayıtları getirtilerek tarımsal arazi niteliğinin değişip değişmediğinin yeniden belirlenmesi gerektiğini vurgulamıştır.

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI
: 2024/1278 E., 2025/294 K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Gaziantep 9. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: 2018/60 E., 2021/46 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... Mahallesi 2267 parsel sayılı tarla vasıflı taşınmazın tarım arazisi olduğu hâlde bölünerek davalılar adına tescil edildiğini, tescilin iptali ile ilk malik adına tam hisse ile tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar, davaya cevap vermemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın tarım arazisi vasfında olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazda yapılaşma olması ve taşınmazın belediye hizmetlerinden yararlanmasının vasfını değiştirmeyeceğini, yapıların izinsiz yapıldığını, geçmiş uydu görüntüleri incelendiğinde taşınmazın 2017 yılında dikili tarım arazisi hâlinde olduğunu, 2018 yılından itibaren yapılaşmanın başladığını, davalılar tarafından bu yapıların izinsiz yapıldığını, bakanlık veya il müdürlüğünün bu alanla ilgili tarım dışı amaçla kullanım iznine rastlanmadığını, hükmün bozulması gerektiğini belirtmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.03.07.2005 tarihli ve 19.07.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5403 sayılı Kanun'un amacı; toprağın korunması, geliştirilmesi, tarım arazilerinin sınıflandırılması, asgari tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerinin belirlenmesi ve bölünmelerinin önlenmesi, tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazilerin çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak planlı kullanımını sağlayacak usul ve esasları belirlemek olup anılan yasada 30.04.2014 tarihli 6537 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile yapılan ve 15.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle yeniden bazı düzenlemeler yapılmıştır. (30.4.2014-6537/1. m)Kanun'un “Tarım arazilerinin sınıflandırılması, asgari tarımsal arazi büyüklüklerinin belirlenmesi” başlıklı 8. maddesi gereğince tarım arazileri; doğal özellikleri ve ülke tarımındaki önemine göre, nitelikleri mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ve marjinal tarım arazileri olarak sınıflandırılmıştır. (31.01.2007-5578/2. m)Yapılan düzenlemelerle, asgari tarımsal arazi büyüklüğüne erişmiş tarımsal arazilerin bölünemez eşya niteliği kazanmış olacağı, asgari tarımsal arazi büyüklüğünün mutlak tarım arazileri, marjinal tarım arazileri ve özel ürün arazilerinde 2 hektar, dikili tarım arazilerinde 0,5 hektar, örtü altı tarımı yapılan arazilerde 0,3 hektardan küçük belirlenemeyeceği, ifraz edilemeyeceği, hisselendirilemeyeceği, Hazine taşınmazlarının satış işlemleri hariç olmak üzere pay ve paydaş adedinin artırılamayacağı hüküm altına alınmıştır. (30.04.2014-6537/4.m)Kanun'un 3. maddesinde; mutlak tarım arazisi, özel ürün arazisi, dikili tarım arazisi, marjinal tarım arazisi, asgari tarımsal arazi büyüklüğü ve yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüğü ayrı ayrı tanımlanmıştır. (30.04.2014-6537/3.m) Asgari tarımsal arazi büyüklüklerinin üzerinde olan tarım arazileri yukarıda belirtilen miktarların altında ifraz edilmemek şartıyla oranına bakılmaksızın hisseli olarak satılabilir.Tarımsal açıdan gelişmiş ülkelerde yıllara göre tarımsal işletmelerin sayısı azalıp büyüklükleri artarken, ülkemizdeki süreç bunun tam tersi bir şekilde işlemekte, tarımsal işletme sayısı artarken büyüklükleri azalmaktadır. Modern ülkelerde olduğu üzere tarımsal işletmelerin büyümesinin sağlanması yolunda düzenleme yapılmasının kamu yararına aykırı bir yönü olmadığı gibi Anayasanın 44. maddesiyle Devlete yüklenen ödevle de uyumlu bulunmaktadır.Somut olaya gelince; 18.08.2020 tarihinde yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporuna göre taşınmaz üzerinde tarımsal faaliyet imkanı kalmadığı gerekçesiyle Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de; varılan sonucun doğru olduğunu söylemek mümkün değildir.Tarımsal arazi üzerinde yasal bir dayanak olmadığı hâlde yapı yapılmak suretiyle maliklerin taşınmazın tarımsal vasfını yok etmeleri hâlinde artık taşınmazın tarım arazisi niteliğinin kalmadığı söylenerek yasanın amacının dolanılması kabul edilemez.O hâlde öncelikle tarımsal arazi niteliğinin değişip değişmediği, güncel tapu kayıtları getirtilerek belirlenmelidir.Bunun yanında belediyeden taşınmazın imar planına alınıp alınmadığının da sorulması gerekmektedir.Taşınmazın tarla vasfının değişmediği, imar planları kapsamına alınmadığının tespiti hâlinde bu kez üzerindeki yapıların 5403 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılıp yapılmadığının tespiti ve bu tarihten sonra taşınmazın tarım yapılabilecek vasfının kayıt maliklerinin kendi elleriyle kaybettirilmesi hâlinde buna bir sonuç bağlanamayacağı da gözetilerek bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.