Uyuşturucu ticareti suçunda sanığın ikrarı nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması, Yargıtay tarafından bozma kararına gerekçe oluşturmuştur.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûm edilen sanık hakkındaki temyiz incelemesinde, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin suçun vasfı ve sübutuna ilişkin değerlendirmelerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak sanığın uyuşturucunun bulunduğu valizin kendisine ait olduğunu ikrar ederek kendi suçunun ortaya çıkmasına yardım etmesi nedeniyle Türk Ceza Kanununun 192/3. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin hukuka aykırı olduğu tespit edilerek, bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasına ve dosyanın etkin pişmanlık hükümlerinin değerlendirilmesi amacıyla ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: 2017/2311 E., 2018/392 K.SUÇ
: Uyuşturucu madde ticareti yapmaHÜKÜM
: Hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanmasıSanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği hükmolunan hapis cezasının süresi nedeniyle reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.B. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;1. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,2. Suçun unsurlarının oluşmadığına,3. Her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve somut delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,İlişkindir.III. GEREKÇEİlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.Olay tutanağı içeriği, duruşmada dinlenen tutanak tanıkları beyanları ve sanık savunmaları dikkate alındığında; içerisinde suça konu uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği valizin sanığa ait olduğuna ilişkin yeterli delil bulunmadığı aşamada, valizin kendisine ait olduğunu beyan etmek suretiyle ikrarı ile kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım etmesi nedeniyle, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,22.04.2026 tarihinde karar verildi.