Uyuşturucu ticareti olarak nitelenen suçun, Yargıtay 10. Ceza Dairesince kişisel kullanım kapsamında değerlendirilerek zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi.
Özet: Sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkumiyet kararı ve istinaf başvurusunun reddi üzerine yapılan temyiz incelemesinde, ele geçirilen uyuşturucu maddenin miktarı ve diğer delillerin uyuşturucu ticareti eylemini kanıtlamaya yeterli olmadığı, eylemin kişisel kullanım için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kanaatine varılması ve bu suç için öngörülen sekiz yıllık olağan zamanaşımı süresinin ilk derece mahkemesi karar tarihinden itibaren temyiz incelemesi tarihine kadar dolduğu gerekçesiyle istinaf kararı bozulmuş ve sanık hakkındaki kamu davası zamanaşımı nedeniyle düşürülmüştür.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: 2017/924 E., 2017/1695 K.SUÇ
: Uyuşturucu madde ticareti yapmaHÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanmasıSanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.B. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,İlişkindir.III. GEREKÇEDosyadaki belge ve bilgilere göre; tüm aşamalarda yüklenen suçu inkar eden sanığın savunmalarının aksine, suç tarihinde sanığa ait poşetlerde yapılan arama sonucu ele geçen ve net miktarı itibariyle kişisel kullanım sınırı içerisinde olan uyuşturucu maddeleri satma veya başkalarına verme gibi kullanma dışında bir amaç için bulundurduğuna dair kuşku sınırlarını aşan, yeterli ve kesin delil bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın sabit olan eyleminin "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğu, sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66/1-e maddesine göre 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.5237 sayılı TCK'nın 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işleminin İlk Derece Mahkemesince verilen 09.02.2017 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılanmayı gerektirmediğinden sanık hakkındaki kamu davasının CMK'nın 223/8. fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,22.04.2026 tarihinde karar verildi.