Plakası tespit edilemeyen aracın karıştığı trafik kazası sonucu malul kalan sürücünün sigorta şirketinden sürekli ve geçici iş göremezlik ile bakıcı gideri talebi üzerine verilen hakem heyeti kararının temyizi.
Özet: Davacı sürücünün plakası tespit edilemeyen bir aracın karıştığı trafik kazasında yaralanması sonucu kalıcı ve geçici iş göremezlik ile bakıcı gideri talebiyle sigorta şirketine karşı açtığı maddi tazminat davasında, uyuşmazlık ve itiraz hakem heyetlerinin talep edilen tazminatı hükmeden kararına karşı davalı vekili, hakem heyetlerinin inceleme yetkisi, tespit edilemeyen aracın sorumluluk kapsamı, maluliyet raporu ve tazminat hesaplama yöntemleri, talep aşımı, ikinci ıslahın usulsüzlüğü, müterafik kusur indirimi ve geçici iş göremezlik ile bakıcı giderinden sorumlu olunmaması gibi çeşitli gerekçelerle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
4. Hukuk Dairesi         2025/15004 E.  ,  2026/5495 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI
: 2024/480 D. İş, 2024/478 K.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı idaresindeki araç ile plakası tespit edilemeyen aracın 11.02.2022 tarihinde karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek kusurun ve maddi zararın tespit edilmesinden sonra bedel artırımda bulunmak üzere 100,00 TL sürekli iş göremezlik, 50,00 TL geçici iş göremezlik ile 50,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden tahsilini talep etmiş; 06.12.2023 tarihli bedel artırım dilekçesiyle sürekli iş göremezlik talebini 349.760,00 TL, geçici iş göremezlik talebini 12.760,00 TL, geçici bakıcı gideri talebini 2.502,00 TL'ye yükseltmiş; 19.01.2024 tarihli ıslah dilekçesiyle sürekli iş göremezlik talebini 500.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; usulüne uygun başvuru yapılmadığını, plakası tespit edilemeyen aracın tescile tabi olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini, maluliyet raporunun uygun olmadığını, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.65 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinin teminat dışı olduğunu, müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, avans faiz talebinin reddi gerektiğini, davacı lehine 1/5 oranında vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile 500,000 TL sürekli iş göremezlik, 12.760,00 TL geçici iş göremezlik, 2.502,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 515.262,00 TL maddi tazminatın 01.06.2023 itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; talep konusunun açık olmadığını, konu kısmında sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri ve rapor ücreti talep edilmiş ise de uyuşmazlık tutarı ve netice talep kısmında sürekli ve geçici iş göremezlik, bakıcı gideri talep edildiğini, eldeki davada hakem heyetinin inceleme yetkisi olmadığını bu sebeple dosyadan el çekilmesine karar verilmesi gerektiğini, kusur ve zarar için araştırma gerektiğini, husumetin müvekkili kuruma yöneltilebilmesi için kazaya neden olan aracın müvekkilinin sorumluluk kapsamında bulunan araçlardan olması gerektiğini, plakası tespit edilemeyen aracın mevcudiyeti, tescile tabi olup olmadığı, ZMSS yaptırma yükümlülüğü hususları somut delillerle ispat edilemediğinden başvuran yanın taleplerinin reddi gerektiğini, eksik evrak ile başvuru yapıldığını, kusura ilişkin rapor tanzim edilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun uygun olmadığını, tazminat hesaplamasının teknik faiz kullanılarak yapılması gerektiğini ve AGİ hariç asgari ücret baz alınarak hesaplanması gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, aktüer hesabı yapılırken kullanılan yaşam tablosuna göre bakiye ömür, bilinen dönem, aktif ve pasif dönemin ayrı ayrı ve denetime elverişli biçimde hesaplanması gerektiğini, başvurucu talebini 500.000,00 TL’ye ıslah etmişse de 515.262 TL üzerinden talebi aşar şekilde hüküm kurulduğunu, bununla birlikte başvurucu tarafından tekrar ıslah yapılmışsa da bu hususa ilişkin dilekçenin taraflarına tebliğ edilmediğini, kaldı ki başvuru dilekçesi belirsiz alacak davasının özelliklerini taşımayıp iki defa ıslahın mümkün olmadığını, müvekkili kurumun geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinden sorumluluğunun bulunmadığını, tazminata müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, davalı aleyhine faize hükmedilmemesi gerektiğini, teminat limitlerinin aşıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; plakası tespit edilemeyen aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Somut olayda, trafik kazasında tarafların kusur oranlarının ne olduğu belirlenmeden davacının kusursuz, plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün ise tam kusurlu olduğu kabul edilerek yapılan hesaplamaya itibar edildiği anlaşılmaktadır.
Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin varsa ceza soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için üniversite öğretim üyelerinden veya Karayolları Genel Müdürlüğünde görevli fen heyetinden seçilecek uzman bilirkişilerden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
3.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52. maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78. ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150. maddesi ve eki Cetvel uyarınca; bisiklet, elektrikli bisiklet, motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı (kask) takması zorunludur.
Davacının motosiklet kullanmasına rağmen koruma başlığı (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalının savunması İtiraz Hakem Heyetince kabul edilmemiştir.
Somut olayda; davacı motosiklet sürücüsünün trafik kazası sonucu yaralandığı ve koruyucu başlık (kask) takmadığı hususu, yaralanmanın sol zigomatik arkta çökkünlük olması olgusu ile sabittir. Buna göre; davacının koruyucu başlık (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52. maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
4. Geçici iş göremezlik zararı bedensel zarar niteliğinde bir zarar türü olup kaza tarihinde trafik sigorta poliçesinin sakatlanma ve ölüme ilişkin teminat limitinin 500.000,00 TL, sağlık gideri teminat limitinin ise 500.000,00 TL olarak belirlendiği görülmektedir.
Dosyanın incelemesinde, geçici iş göremezlik zarar kaleminin sürekli sakatlık teminat limiti içinde değerlendirilmesi gerekirken İtiraz Hakem Heyetinin geçici iş göremezlik zararına ilişkin talebin tedavi gideri klozundan karşılanmasına yönelik belirlemesinin yerinde olmadığı, limit aşımı yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, İtiraz Hakem Heyetince sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı toplamının kaza tarihindeki 500.000,00 TL sürekli sakatlık teminatını aşmayacak şekilde ele alınması ve bu doğrultuda karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Yukarıda (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlere davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.