Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, ürün taklidi ve haksız rekabet iddialarına yönelik ihtiyati tedbir talebinin yetersiz yaklaşık haklılık nedeniyle reddini onadı.
Özet: Davacının, müvekkiline ait ürünün taklit edilmesiyle oluşan haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi amacıyla talep ettiği ihtiyati tedbirin, ilk derece mahkemesi tarafından yaklaşık haklılık ispatlanmadığı gerekçesiyle reddedilmesi üzerine yapılan istinaf başvurusunda, Bölge Adliye Mahkemesi, davacının telafisi güç zararları engellemek ve taklit ürünlerin üretimini, satışını, pazarlamasını durdurmak gibi ihtiyati tedbir taleplerini, davanın esası yönünden haklılığını bu aşamada yaklaşık olarak ispatlayamadığı gerekçesiyle esastan reddetmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No
: 2026/1833 - 2026/1506
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: 2026/1833
KARAR NO
: 2026/1506 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: 06/07/2026
NUMARASI
: 2026/621 E.
TALEP KONUSU
: İhtiyati tedbir
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 06/07/2026 tarih ve 2026/621 E. Sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, davalı tarafın "..." isimli ürünüyle müvekkiline ait "..." ürününü taklit etmesi neticesinde oluşan haksız rekabetin tespiti, men'i ve tecavüzün durdurulması ile hükmün ilanı istemine ilişkin davada, müvekkilinin telafisi güç zararlarının önlenmesi adına, davalıya ait "..." isimli ürünlerin üretiminin, satışının, pazarlanmasının ve her türlü mecrada (TV, internet, sosyal medya vb.) tanıtımının teminatsız veya uygun bir teminat karşılığında dava sonuna kadar durdurulmasına, piyasada bulunan ürünlerin toplatılarak yediemine teslimine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece verilen 06/07/2026 tarihli ara kararla, dava dilekçesi ekinde davacının yaklaşık haklılığa ilişkin kanaat oluşturacak delilleri sunulmadığı gibi dava sonucu ulaşılacak neticenin peşinen elde edilmesini sağlayacak şekilde de ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği gerekçesiyle, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı tarafın "..." ürününde kullandığı formun, müvekkilinin patent başvurusunda da bulunduğu "..." ürününün özgün yapısının birebir kopyası olduğunu, davalının, müvekkilin yıllarca süren çalışmalarıyla elde ettiği o spesifik "..." formunu aynen seçmesinin, bir ticari tercihten ziyade, müvekkilinin ürün kimliğini hedef alan bilinçli ve kötüniyetli bir taklit niteliği taşıdığını, bir ürünün dış görünüşü, o ürünün doğasından kaynaklanan teknik bir zorunluluk değilse, rakip işletmenin bu formu aynen kopyalamasının dürüstlük kuralına açıkça aykırı bulunduğunu, davalıya ait ürünün tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali yaratacağı ve müvekkilinin tanınmış "..." markasınının itibarını zedeleyeceğini, davanın sonuçlanması beklendiği takdirde, müvekkilinin yıllarca süren yatırımlarının boşa çıkacağını ve pazar payının davalı tarafından haksız şekilde domine edileceğini ileri sürerek, istinaf incelemesi yapılarak yerel mahkemenin ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararının kaldırılmasını ve talepleri doğrultusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
: Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6100 sayılı HMK'nın 389. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, aynı Kanun'un 390/3. maddesi uyarınca ise ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için mutlak bir ispata ihtiyaç olmayıp davanın esası yönünden haklılığın yaklaşık olarak ispat edilmesinin yeterli bulunduğu, somut olayda ise ihtiyati tedbir talep eden tarafın, bu aşamada davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat edemediği anlaşılmakla, ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-İhtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İhtiyati tedbir isteyen davacıdan alınması gereken harç, istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan, başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf aşamasında ihtiyati tedbir isteyen davac tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Kararın tebliğ ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 10/09/2026 tarihinde HMK 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: 10/09/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.