8. Ceza Dairesi, hükümlüye tefhim usulsüzlüğü nedeniyle süresinde kabul edilen temyiz başvurusu üzerine, hükümlünün kaçması suçunda zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesine karar verdi.
Özet: Mahkeme, hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan verilen mahkûmiyet kararında sanığa temyiz yolları ve tefhimine ilişkin usuli eksiklikler nedeniyle temyiz başvurusunun süresinde olduğunu kabul ederek, yerel mahkemenin ek kararlarını geçersiz saymıştır; bu doğrultuda, asıl kararın tebliğ edilmemesi ve kanun yolu bildirimindeki hatalar sebebiyle sanığın temyizinin süresinde olduğunu belirleyen Yargıtay, suç için öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin, mahkûmiyet karar tarihinden temyiz incelemesi anına kadar dolduğunu tespit ederek kamu davasının düşmesine oy birliğiyle karar vermiştir.
8. Ceza Dairesi         2026/4453 E.  ,  2026/9495 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI
: 2016/39 Esas, 2016/201 Ek Karar
SUÇ
: Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM
: Temyiz talebinin reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Zamanaşımı nedeniyle düşme
Başka suçtan ceza infaz kurumunda hükümlü bulunan ve duruşmada hazır edilen sanığa, hükmün tefhim edildiği ancak yasa yoluna dair kısımda ''5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 263/1. maddesi gereğince cezaevinde bulunan sanığın tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabileceğinin'' yazılmadığı ve bu hususun tefhim edilmediğinin, duruşma tutanağının kendisine verilmediğinin ve ilgili kararın tebliğ de edilmediğinin anlaşılması karşısında, sanığın 25.07.2016 tarihinde yapmış olduğu temyiz başvurusunun süresinde olduğu, 10.03.2016 tarihli asıl kararın usulüne uygun şekilde kesinleşmediği, yerel mahkemeler tarafından verilen ek kararların hukuki değerden yoksun olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. GEREKÇE
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 292. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin mahkûmiyet karar tarihi olan 10.03.2016 tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
II. KARAR
Açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.06.2026 tarihinde karar verildi.