Uyuşturucu madde ticareti suçundan fizikî takip ve delillerle sabit görülen 15 yıl hapis cezasına ilişkin temyiz başvurusunu Yargıtay 8. Ceza Dairesi oybirliğiyle reddederek hükmü onadı.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti suçundan ilk derece mahkemesince 15 yıl hapis ve 30.000 TL adli para cezasına çarptırılan sanığın, aramanın hukuka aykırılığı, kişisel kullanım miktarı olduğu ve indirim hükümleri uygulanması gerektiği yönündeki istinaf ve temyiz başvuruları, sanığın fiziksel takibi, uyuşturucu madde alışverişi, ikamet aramasıyla ele geçirilen maddeler, telefon incelemesi, tanık beyanları ve sanığın ikrarı dahil olmak üzere toplanan delillerin eylemin uyuşturucu ticareti vasfını kesin olarak ortaya koyduğu ve yargılama sürecinin usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle esastan reddedilerek, bölge adliye mahkemesince verilen hükmün hukuka aykırılık içermediğine karar verilerek onanmıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: 2025/439 E., 2025/2210 K.SUÇ
: Uyuşturucu madde ticaretiHÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. İlk Derece Mahkemesi KararıKocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.12.2024 tarihli ve 2023/398 Esas, 2024/460 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 52/2-4, 53, 63, 54/4, 58. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.B. Bölge Adliye Mahkemesi KararıSakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 19.09.2025 tarihli ve 2025/439 Esas, 2025/2210 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık vemüdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz SebepleriSanık ve Müdafinin Temyiz İstemleriAramanın hukuka aykırı olduğuna, sanığın üzerinde ve ikametinde ele geçirildiği iddia edilen uyuşturucu maddelerin miktarının, ticaret amacıyla değil, sanığın kişisel kullanımına yönelik olduğuna, tanık ....’nin beyanlarının çelişkili olduğuna, TCK’nin 192/3. maddesi uyarınca cezadan indirim yapılması gerektiğine, TCK' nin 62. maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava dosyası kapsamına göre; sanık ... hakkında çevre illerden temin ettiği uyuşturucu ve uyarıcı maddeleri Gölcük ilçesinde sattığı bilgisinin edinilmesi üzerine 25.06.2023 tarihinde kolluk görevlilerinin yaptıkları fizikî takipte, sanığın kullanıcı tanık .... ile buluştuğu, yürüyüş esnasında sanığın sağ arka cebinden çıkardığı bir maddeyi kullanıcı tanık ....'ye uzattığı, kullanıcı tanığın da bu maddeyi alarak sol ön cebine koyduğu, şahısların ayrılmasının ardından durdurulduğu ve tanık ...'nin pantolonunun sol ön cebinden çıkardığı sentetik ... ve 2 parça hâlinde ... maddesini kolluk görevlilerine rızaen teslim ettiği, sonrasında sanığın konut ve eklentilerinde yapılan adlî arama sonucunda, 3 parça hâlinde ..., 3 parça hâlinde sentetik ... maddesi ele geçirildiği iddiasına ilişkin olarak;Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, ele geçirilen maddelerin türü ve miktarı, hükme esas alınan olay ve yakalama tutanağı, ikamet arama tutanağı, telefon incelenmesine ilişkin bilirkişi raporu, tanık beyanları, sanığın ikrarı kriminal rapor ve adli raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık ve müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince tekerrür uygulanmasına ilişkin eleştirisi ve verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 19.09.2025 tarihli ve 2025/439 Esas, 2025/2210 Karar sayılı kararında sanık ve müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafinin tahliye talebinin REDDİNE,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2026 tarihinde karar verildi.