Yargıtay 10. Ceza Dairesi, kişisel kullanım sınırındaki uyuşturucu madde bulundurma fiilinde olağan zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle kamu davasını düşürdü.
Özet: Yüksek mahkeme, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet kararının istinaf tarafından onanmasının ardından yaptığı incelemede, sanığın ikametinde ele geçirilen uyuşturucu maddenin kişisel kullanım sınırında olduğunu ve eylemin aslında "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğunu saptamıştır; bu suç için öngörülen sekiz yıllık olağan zamanaşımı süresinin, son zamanaşımını kesen işlem tarihinden itibaren temyiz incelemesine kadar gerçekleşmiş olması nedeniyle, önceki hükümleri bozarak sanık hakkındaki kamu davasının oy birliğiyle düşmesine karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: 2018/418 E., 2018/737 K.SUÇ
: Uyuşturucu madde ticareti yapmaHÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanmasıSanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,2. Mahkûmiyete yeterli somut delil bulunmadığına,3. Sanığın atılı suçu işlemediğine,İlişkindir.III. GEREKÇEDosya kapsamına göre, sanığın ikametinde yapılan aramada ele geçirilen ve kişisel kullanım sınırında olan uyuşturucu maddeyi kullanma amacı dışında bulundurduğuna dair sanığın savunmasının aksine kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı, sabit olan fiilinin “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu oluşturduğunun anlaşılması karşısında;Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.5237 sayılı TCK'nın 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 03.04.2018 tarihli karar olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 302. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesine,Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,22.04.2026 tarihinde karar verildi.