Bilişim sistemleri aracılığıyla nitelikli dolandırıcılıkta beraat kararının delillerin hatalı değerlendirilmesiyle bozulması ve resmi belgede sahtecilik davasının zamanaşımından düşmesi.
Özet: Sanık hakkında bilişim sistemleri ve banka/kredi kurumları aracılığıyla dolandırıcılık ile resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen beraat kararlarının temyizinde, Cumhuriyet savcısının temyizden vazgeçmesi üzerine bu kısım incelenmeden iade edilirken; resmi belgede sahtecilik suçunda dava zamanaşımının gerçekleşmesi sebebiyle kamu davası düşürülmüş, katılan vekilinin itirazı üzerine, sanığın ticari ilişki kapsamında dolu ve imzalı olarak verdiği çeklerle mal alıp sonrasında ödemeden men talimatı koydurarak nitelikli dolandırıcılık yaptığına dair delillerin yanlış değerlendirildiği ve dolayısıyla beraat hükmünün hatalı olduğu tespit edilerek, nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden verilen beraat kararı bozulmuştur.
11. Ceza Dairesi         2021/33251 E.  ,  2026/6065 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: 2014/269 E., 2016/268 K.
SUÇ
: Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER
: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İade, onama,düşme
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu temyiz eden katılan vekilinin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, Cumhuriyet savcısının ise temyiz talebinden vazgeçtiği tespit edilmekle gereği düşünüldü,
A. Bilişim Sistemlerinin, Banka Veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Cumhuriyet Savcısının Temyizi Yönünden;
Cumhuriyet Savcısının, kanunî süresi içinde öne sürdükten sonra 02.11.2016 tarihli dilekçe ile aleyhe temyiz talebinden vazgeçtiğini bildirdiği ve hükümlerin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK'nın 266/1. maddesi gereği temyiz talebinden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden;
Sanığa yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 08.10.2008 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan; sanık hakkındaki kamu davasının dava zamanaşımı nedeniyle; 5271 sayılı CMK'nın 222/8. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
C. Bilişim Sistemlerinin, Banka Veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden;
Katılanın suça konu çeklerin faturaları sunduğu mallar karşılığında dolu ve imzalı vaziyette sanık ... tarafından kendisine verildiğini ve bu sırada ...’ın yanında çalışan tanık ...'nun bulunduğunu ve çekler hususunda banka ve diğer katılan factoring şirketinin teyit alarak kendisinden suça konu çekleri ciro yoluyla teslim aldığını beyan etmesi, tanık ...'nun aşamalarda katılan beyanlarını destekler mahiyette beyanda bulunduğunun anlaşılması, sanığın katılan ile ticari alışverişlerinin bulunduğuna ve çek alışverişi olduğuna ilişkin savunmaları, suça konu çeklerin bankaya ibrazında "ödemeden men talimatı bulunduğuna" ilişkin şerh konulduğu ve banka cevabi yazısına göre men talimatının bulunduğu ancak sanığın çalıntı veya kayıp bildiriminde bulunduğuna veyahut bu hususa dair mahkeme kararı olduğuna ilişkin dosya kapsamında herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığının anlaşılması, dosya kapsamında yer alan fatura örnekleri ile tüm dosya kapsamına göre, sanığın baştan itibaren imza farklılığı ile düzenlenen suça konu çekleri ticari alışveriş kapsamında katılana dolu ve imzalı vaziyette verip karşılığında mal almak suretiyle haksız menfaat temin etmek suretiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 158/1-f maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği gözetilmeden, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşerek mahkûmiyeti yerine beraatine hükmedilmesi,
Yasaya aykırı katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
04.06.2026 tarihinde karar verildi.