Yargıtay 11. Ceza Dairesi, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarında zamanaşımı ile gerekçe ve hüküm çelişkisi nedeniyle düşme ve bozma kararı.
Özet: Yüksek mahkeme, yerel mahkemenin bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarına ilişkin hükümlerini inceleyerek, bazı sanıklar hakkındaki resmi belgede sahtecilik davalarını suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar olağanüstü zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle düşürürken, diğer sanıklar hakkındaki nitelikli dolandırıcılık hükümlerini ise kısa karar ile gerekçeli karar arasında anayasal gerekçelendirme ilkesine aykırı, çelişkili ve karışıklık içeren hüküm kurulması sebebiyle bozulmasına karar vermiştir.

MAHKEMESİ
:Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: 2014/229 E., 2015/516 K.SUÇLAR
: Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilikHÜKÜMLER
: Mahkûmiyet, beraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama, düşme, bozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Her ne kadar katılan vekili ile Cumhuriyet savcısının bu hususta temyiz talepleri mevcut ise de; Mahkemece sanıklar ..., ... ve ... hakkında katılan ...'e yönelik resmi belgede sahtecilik suçuna konu eylemleri nedeniyle herhangi bir hüküm kurulmadığı belirlenmekle, bu suçlar yönünden, mahallinde her zaman hüküm kurulmasının mümkün olduğu anlaşılmıştır.A.Sanık ... Hakkında Katılan ... ve Müşteki ...'a Karşı Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanık Müdafii ve Cumhuriyet Savcısının, Sanık ... ... Hakkında Müşteki ...'a Yönelik Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Cumhuriyet Savcısının Temyizleri Yönünden;Sanıklara yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 30.09.2006 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık müdafi ve Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,B.Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Katılan ...'e Karşı Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Katılan Vekilinin, Sanık ... Hakkında Katılan ... ve Müşteki ...'a Karşı Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Katılan Vekili, Sanık Müdafii ve Cumhuriyet Savcısının Temyizleri Yönünden;Yargıtay C.G.K.’nın 21.05.2002 tarihli ve 95/252 sayılı kararı ile benzer bir çok kararda açıklandığı üzere; mahkeme kararları “gerekçeli” olması gerekliliği nazara alındığında Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141. maddesine göre de “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılmalıdır.” Gerekçe; hükmün dayanaklarının akla, hukuka ve dosya içeriğine uygun açıklamasıdır. Gerekçe, dosyadaki bilgi ve belgelerin yerinde değerlendirildiğini gösterir biçimde “denetime elverişli”, yeterli ve yasal olmalıdır. Bir hüküm, sorun, gerekçe ve sonuç kısımlarından oluşmalı, gerekçede suçun yasal unsurları başta olmak üzere sabit ve muhakkak sayılan olaylar ve eğer delil başka olaylardan çıkarılmışsa bunlar gösterilmeli, hangi delillere neden itibar edildiği, hangilerinin geçersiz sayıldığı vurgulanıp, ortaya konulmalıdır. Bu minvalde Mahkemece sanık ... hakkında kurulan kısa kararda müşteki ...'a yönelik eylemleri nedeniyle mahkumiyet hükmü, katılan ...'e yönelik eylemleri nedeniyle beraat hükmü tesis edilmesine rağmen, gerekçeli karar içeriğinde çelişki ve karışıklık yaratacak şekilde sanık ...'nın müşteki ...'a yönelik eylemleri nedeniyle beraat hükmü, katılan ...'e yönelik eylemleri nedeniyle mahkumiyet hükmü tesis edildiğinden bahisle karar verildiği, bu haliyle Mahkemece verilen hüküm fıkrası ile gerekçeli karar içeriğinin çeliştiği ve incelemeye elverişli hüküm bulunmadığı anlaşılmakla gerekçeli karar ile hüküm fıkrasının kendi içinde çelişki ve teşevvüşe (karışıklığa) yol açacak şekilde hüküm kurulması suretiyle Anayasanın 141/3. CMK’nın 34. ve 230. maddelerine aykırı davranılması,Yasaya aykırı katılan vekili, sanık müdafii ve Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair hususları incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğname’ye kısmen uygun/kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,04.06.2026 tarihinde karar verildi.