Yargıtay, silahlı terör örgütü üyeliği davasında Bylock delilinin incelenmesinde HTS kayıtları, bilirkişi ve tanık dinlenmesi eksikliği nedeniyle hükmü bozmuştur.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararının temyizi üzerine, sanığın ByLock kullanıcısı olmadığını savunmasına rağmen, ByLock bağlantısına dair HTS kayıtları, irtibatlı olduğu kişilerin telefon sinyallerinin ve baz istasyonlarının incelenmesi, bu kişilerin tanık olarak dinlenmesi gibi kritik delillerin eksik araştırılması, ayrıca temyiz aşamasında dosyaya giren kimlik tespit tutanağı ve belirtilen bir tanığın dinlenmemesi nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına hükmedilmiştir.
3. Ceza Dairesi         2023/2621 E.  ,  2026/3388 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:Ceza Dairesi
SAYISI
: 2020/367 E., 2021/933 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: 2019/185 E., 2020/33 K.
SUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM
: TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5, TCK'nın 62/1, 58/9, 53/1-2-3, 63. maddeleri gereğince verilen mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Bozma
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi
sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ... iletişim sisteminin .../PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ... kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından; sanığın ... programına bağlanılırken kullanıldığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ... programının ilk kullanım tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ... tespit ve değerlendirme tutanaklarında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerden açık kimlik bilgilerine ulaşılanların bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının, yine aynı baz istasyonundan sinyal alıp almadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, ... tespit ve değerlendirme tutanaklarında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Temyiz aşamasında dosyaya gelen kimlik tespit ve araştırma tutanağı, sanık ve müdafiine okunarak, diyeceklerinin sorulması ile ... E. isimli kişinin de tanık sıfatıyla usulünce dinlenmesi sağlanarak sonucunda sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmekle; sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerle hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.