Yüksek Mahkeme, nitelikli dolandırıcılık temyizini reddederken vekalet ücretini düzeltip resmi belgede sahtecilik davasını zamanaşımından düşürdü.
Özet: İlk derece mahkemesinin sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verdiği beraat kararları temyiz edildiğinde, temyiz incelemesi sonucunda, nitelikli dolandırıcılık suçundan doğrudan zarar görmeyen şikayetçi bankanın temyiz hakkı bulunmadığı gerekçesiyle bankanın temyiz istemi reddedilmiş; resmi belgede sahtecilik suçuna yönelik temyizde ise suçun kanuni ceza türü ve üst sınırı dikkate alındığında dava zamanaşımının dolduğu tespit edilerek sanıklar hakkındaki kamu davası düşürülmüş; öte yandan, ayrı ayrı avukatlarla temsil edilen sanıkların vekalet ücretlerinin tek bir kalem yerine her sanık için ayrı ayrı hükmedilmesi gerektiği belirlenerek bu yönde hüküm düzeltilerek onanmıştır.
11. Ceza Dairesi         2026/2729 E.  ,  2026/5935 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: 2016/314 E., 2019/221 K.
SUÇLAR
: Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER
: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Düzeltilerek onama
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Katılan vekilinin, sanıklar hakkında nitelik dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı belirlenmiştir.
Yukarıdaki hususlar dışında, sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Şikayetçi ... Vekilinin Temyizi Yönünden
Sanıklara yüklenen nitelikli dolandırıcılık suçundan doğrudan zarar görmeyen şikâyetçi bankanın kamu davasına katılma ve hükümleri temyiz etme hakkının bulunmadığı, usulsüz olarak verilen katılma kararının hükümleri temyiz etme hak ve yetkisi vermeyeceği anlaşıldığından, şikâyetçi adına vekilinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar ... Ve ... Müdafiilerinin Vekalet Ücretine Yönelik Temyizleri Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, öne sürülen diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Sanıklar ... ve ...'ın ayrı ayrı vekaletnameler ibraz eden farklı avukatlarla yargılamada temsil edildiği, vekalet ücretlerinin de ayrı ayrı hükmedilmesi gerektiği hususunun gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanıklar ... ve ... müdafiilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hüküm fıkrasındaki "...5.450,00 TL ücreti vekaletin hazineden alınarak sanıklar ... ve ...'a verilmesine" ibaresinin "... 5.450'ar TL vekalet ücretinin hazineden tahsili ile her iki sanığa ayrı ayrı ödenmesine” şeklinde değiştirilmesi suretiyle, hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Katılan ... Vekilinin Temyizi Yönünden
Sanıklara yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 03.06.2026 tarihinde karar verildi.