11. Ceza Dairesinden resmi belgeyi bozma suçunda dava zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesi ve iddianamede açıklanmayan dolandırıcılık eyleminden beraat hükmünün bozulmasına dair karar.
Özet: Temyiz incelemesinde, sanık hakkında "resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek" suçundan açılan kamu davasının olağan zamanaşımı süresi olan sekiz yılın dolması nedeniyle düşürülmesine karar verilirken; "hukuki bir ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla dolandırıcılık" suçuna ilişkin olarak ise, iddianamede suçun unsurları açıkça belirtilmediği ve dava konusu yapılmayan bir eylem hakkında hüküm kurulamayacağı gerekçesiyle yerel mahkemenin beraat kararı bozulmuştur.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: 2016/66 E., 2016/163 K.SUÇLAR
: Resmî belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek; hukuki bir ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla dolandırıcılıkHÜKÜMLER
: BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Kısmi onama, kısmi bozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. Resmî Belgeyi Bozmak, Yok Etmek veya Gizlemek Suçu YönündenYargılama konusu suç için 5237 sayılı TCK’nın 205/1 maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-(e) maddesi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı TCK’nın 67/2-(a) maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin, 03.05.2016 tarihli sorgu olduğu, bu tarihten itibaren zamanaşımını durduran bir nedenin bulunmadığı da gözetildiğinde, son kesen işlem tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmekle, katılan vekilinin temyiz talebi bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK’un 321/1 maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8 maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,II. Hukuki Bir İlişkiye Dayanan Alacağın Tahsili Amacıyla Dolandırıcılık Suçu Yönünden5271 sayılı CMK'nın 225/1. maddesinde yer verilen; "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir." şeklindeki düzenleme karşısında, hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiil ve failden ibaret olup iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılarak açılmayan davadan yargılama yapılıp hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı, dava dayanağı olan iddianame anlatımında hukuki bir ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla dolandırıcılık eylemine yer verilmediği, iddianame başlığında bahse konu suç adının ve sevk maddesinin yer almasının bu suçtan dava açıldığı anlamına gelmeyeceği; iddianamenin anlatım kısmında unsurlarına yer verilen tek dolandırıcılık suçunun 5237 sayılı TCK'nın 158/1-(d) maddesinde tanımlanan kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, ..., vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu olduğu nitekim bu suçtan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği; bu itibarla davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının yasaya aykırılık sonucunu doğuracağı, dava konusu yapılan eylemin açıkça ve bağımsız olarak gösterilmesi gerektiği cihetle dava açan belge olan iddianamede yüklenen suça ilişkin eylemin ne şekilde gerçekleştirildiği ve bu suçu oluşturan olayların mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanmadığı, bu itibarla bahse konu fiile dair bir anlatımın bulunmadığı anlaşılmakla hukuki bir ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla dolandırıcılık suçundan sanığın beraatine karar verilmesi,Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz talebi bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,20.04.2026 tarihinde karar verildi.