2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti davasında, tarafların değerleme metodu ve adil bedel itirazlarının Yargıtay incelemesine sunulması.
Özet: Kamulaştırma bedelinin tespiti ve idare adına tescili davasında, ilk derece mahkemesince davanın kabulü ile belirlenen kamulaştırma bedeline karşı hem davacı idarenin hem de davalı malikin yaptığı istinaf başvuruları, taşınmazın niteliği gereği 2942 sayılı Kanunun ilgili maddesi uyarınca gelir metoduyla yapılan değerlemenin ve tespit edilen metrekare birim fiyatının adil ve hakkaniyete uygun olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun isabetli bulunduğu gerekçesiyle bölge adliye mahkemesince esastan reddedilerek ilk derece mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/16139 E.  ,  2026/2348 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI
: 2023/3953 Esas, 2025/1855 Karar
KARAR
: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: 2022/583 Esas, 2023/615 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili ... ilçesi, ... köyü 1 51... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, taşınmazın gerçek bedelinin belirlenerek faiziyle ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamında hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu, bilirkişilerce tespit edilen taşınmazın metrekare birim fiyatının çok yüksek olduğunu, bedelin fahiş hesaplandığını, üretim giderlerinin düşük gösterildiğini, kapitalizasyon faizi oranını da kabul etmediklerini, bilirkişi raporunda tespit edilen, taşınmazın arazi değerine etki eden objektif faktörlerin tarla niteliğinde olan taşınmazların değer tespitinde esas alınan unsurlar ile bağdaşmadığını, bilirkişi raporunun hükme esas alınmasını kabul etmediklerini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğunu, bedelin müvekkile ait taşınmazın gerçek değerine denk gelmediğini, ancak ... Asliye Hukuk Mahkemesinin istinafa konu dosya için 25.05.2023 tarihinde yapılan duruşmada 1. Nolu ara kararı gereği ''2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11/3 maddesi ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2016/26331Esas, 2018/12820 Karar sayılı kararını göz önüne alarak, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının müzekkere cevabında belirtilen imar planı uygulaması değerlendirilmeye alınmaksızın başta Belediye Başkanlığı müzekkere cevabı olmak üzere kurumlara yazılan müzekkere cevapları ışığında kök rapora karşı yapılan itirazları da karşılar mahiyette ek bilirkişi raporu alınması" yönünde bilirkişilere yön tayini gerçekleştirildiğini, hesaplama yaparken nelere dikkat edileceğinin talimatıyla ek raporun hazırlandığını, müvekkile ait taşınmazın kamulaştırma bedelinin gerçek değerinin altında belirlendiğini, kuş geçmez kervan yürümez bir yer olmayan müvekkile ait taşınmazın herhangi bir değersiz arazi gibi değerlendirilip kamulaştırma bedelinin bu şekilde belirlendiğini, bilirkişilerin ek raporda gelir metoduyla belirledikleri kamulaştırma bedeline ilişkin masraf kalemlerinin tek tek değerlendirilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre %4 kapitalizasyon faiz oranı ve uygulanan objektif değer artış oranının yerinde olduğu, dava tarihi itibarıyla belirlenen metrekare birim fiyatının adil ve hakkaniyete uygun olduğu anlaşıldığından kamulaştırma bedelinin söz konusu rapora göre tespit edilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalıya ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince dava tarihinden 4 ay sonrasından itibaren karar tarihine kadar faiz işletilmesi gerekirken, dava tarihinden karar tarihine kadar faiz işletilmesi hatalı ise de bu konuda davacı idarenin açık istinafı olmadığından eleştirilmekle yetinilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C.Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi, tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesi ve dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.