Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği davasında sanığın tanık sorgulama hakkı ihlali ve eksik delil araştırması nedeniyle hükmü bozdu.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün, sanığın adil yargılanma hakkını ihlal edecek şekilde, mahkûmiyete esas teşkil eden ve cezanın kişiselleştirilmesi açısından belirleyici delil niteliğindeki tanıkların doğrudan sanık huzurunda veya usulüne uygun yöntemlerle dinlenmemesi ile UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında olası bilgi ve beyanların araştırılmaması, varsa bunların dosyaya dâhil edilerek ilgili kişilerin tanık olarak dinlenmemesi ve tüm bu delillerin CMK uyarınca duruşmada sanık ile müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulmaması suretiyle eksik araştırma yapılması gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: 2020/975 E., 2022/1091 K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Mersin 2. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: 2018/206 E., 2020/97 K.SUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM
: TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1; TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;1. Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve ilk derece mahkemesi tarafından talimat ile dinlenen tanıklar ... . ve ... .'nun doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180. maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181. maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36. maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiğinin gözetilmemesi,2. UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir bilgi ve beyan olup olmadığının araştırılarak varsa beyanların aslı veya onaylı suretlerinin dosya kapsamına alınması, olanaklı ise sanık hakkında beyanda bulunan şahısların duruşmada tanık sıfatıyla dinlenilmeleri ile tüm bu delillerin CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Mersin 2. Ağır Ceza Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.