Yargıtay 10. Ceza Dairesinin uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen mahkûmiyet kararını onaması ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına dair karşı oy gerekçesi.
Özet: Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükmü, ilk derece mahkemesi ve istinaf incelemesinin ardından bölge adliye mahkemesince düzeltilerek onanmıştır; sanık müdafiinin lehe hükümlerin uygulanması, delil değerlendirmesi hataları ve kararın usul/yasaya aykırı olduğu yönündeki temyiz başvurusu üzerine, Yargıtay suçun vasfı ve sübutunda, delil değerlendirmesinde bir isabetsizlik bulunmadığını, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasının yerinde olduğunu belirterek hükümde hukuka aykırılık tespit etmemiş ve oy çokluğuyla temyiz istemini esastan reddederek hükmü onamıştır; karara karşı çıkan üyeler ise etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması koşullarının dosya kapsamında yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtmişlerdir.
10. Ceza Dairesi         2021/20146 E.  ,  2026/5547 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI
: 2018/1396 E., 2018/1413 K.
SUÇ
: Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM
: Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Sanık hakkında lehe yasa hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasının yerinde olduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, üyeler ... ve ...'un karşı oyları ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesine,
Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.04.2026 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I O Y G E R E K Ç E S İ
Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu ile kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma suçları TCK’nın "Topluma Karşı Suçlar" başlıklı üçüncü kısmının, "Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar" başlıklı üçüncü bölümünün 1 88... . maddelerinde, bu suçlara ilişkin etkin pişmanlık düzenlemesi ise 192. maddesinde hüküm altına alınmıştır.
TCK’da etkin pişmanlık başlığı altında yapılan düzenlemede, eylem suç olmaktan çıkmamakta, duyulan pişmanlık ve eylemin sonuçlarının bir kısmının bertaraf edilmesi nedeniyle faile ceza verilmemekte veya verilecek cezasından indirim yapılmaktadır.
Topluma vereceği zarar gözetildiğinde tehlike suçu olarak kabul edilen uyuşturucu madde suçlarında kamu sağlığı ve esenliği koruma altına alınmak istenmiştir. Bu nedenle kanun koyucu, uyuşturucu madde ticareti yapan faillerin kimliklerinin ya da uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin saklandığı yerin bu suçu işleyen failler tarafından bildirilmesi hâlinde, faillerin veya suça konu maddelerin ele geçirilmesine, dolayısıyla kamuyu korumaya yönelik olarak uyuşturucu madde ticareti yapma suçuyla mücadeleye katkıda bulunduğu için suç faillerine verilecek cezadan belli ölçüde feragat etmeyi göze almıştır.
Olayımızda uygulanması gerektiğini düşündüğümüz TCK’nın 192. maddesinin 3. fıkrasında yer alan etkin pişmanlık hükümleri için:
1- Fail TCK'nın 1 88... . maddelerinde düzenlenen suçlardan birini işlemiş olmalıdır.
2- Hizmet ve yardım bizzat fail tarafından yapılmalıdır.
3- Hizmet ve yardım soruşturma ya da kovuşturma makamlarına yapılmalıdır.
4- Hizmet ve yardım, suçun resmi makamlar tarafından haber alınmasından sonra, ancak mahkemece hüküm verilmeden önce gerçekleşmelidir.
5- Fail kendi suçunun ya da bir başkasının suçunun ortaya çıkmasına önemli ölçüde katkı sağlamalı, bilgi aktarımı ile suçun meydana çıkmasına ya da diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım etmelidir.
6- Failin verdiği bilgiler doğru, yapılan hizmet ve yardım sonuca etkili ve yararlı olmalıdır.
Failin kendi suçunun ya da suç ortaklarının ortaya çıkmasına yönelik olarak verdiği bilginin yardım ve hizmet niteliğinde kabul edilebilmesi için, hizmet ve yardımın konusu olan bilgilerin doğru olmasının yanında, hizmet ve yardımın sonuca etkili ve yararlı olması da gerekmektedir. Fail diğer suç faillerinin kimliklerine ulaşmayı sağlayacak yeterli bilgi vermemesi etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına engeldir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 13.12.2023 tarih ve 2022/10-365, 2023/656 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin imalinin, ticaretinin ve kullanımının, toplumsal yaşamı tüm yönleri ile etkilemesi, sınır aşan özelliği ve birçok suçun işlenmesinde etkisi olduğu gözetildiğinde söz konusu suçlarla daha etkin mücadele edilebilmesi amacıyla, suç ortaklarını ele veren veya suçun delillerinin ele geçirilmesini sağlayan faili yaptırımlara karşı kanun koyucu koruma altına almayı hedeflemiştir. Bu kapsamda, gerek cezasızlık nedeni gerekse cezadan indirim sebebi olarak TCK'nın 192. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri, daha fazla bir zararı önleyebilmek için daha az bir zarara katlanılması şeklinde ortaya çıkan, bu suçlarla mücadele edilmesi sırasında karşılaşılan zorlukları aşmaya yönelik bir tercihtir.
Kanun koyucu bu tercihde olduğuna ve bu tercihin genel kamu yararı düşünüldüğünde somut bilgi ve yardımda bulunan faillerinin katkılarını değerlendirmek ve lehe yaklaşım içerisinde bulunmak soruşturma ve kovuşturma makamlarınında uygulamasına yön vermelidir.
Dairemizin uygulamaları, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarına iştirak etmiş olan kişinin, diğer suç ortaklarını veya suç konusu maddenin saklandığı ya da imal edildiği yerleri merciine haber vermesini, bu suçların failini, aynı suça katılan veya söz konusu suçu bağımsız olarak işleyen diğer failleri tüm aşamalarda istikrar gösterip kendi içinde herhangi bir çelişki içermeden söylediği hallerde bu beyanları destekleyen başkaca delil veya delillerin bulunması durumunda diğer failler açısından da suçun sübut bulduğu kabul edilerek bu kişiler hakkında mahkûmiyet kararı da verildiğinde etkin pişmanlık hükmü tatbik edilerek cezada indirim yapılması gerektiği yönündedir. Bir başka ifade ile etkin pişmanlık gösteren failin anlatımları bir beyanla da ya da başkaca bir maddi delil ile doğrulandığında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulandığı izahtan varestedir.
Yüksek dairenin, failin ismini söylediği ancak diğer sanıkların mahkûm olmadığı her durumda etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağına ilişkin genel görüşünün isabetli olmadığı, olay bazında değerlendirme yapılması gerektiğini düşünmekteyiz. Suç ortaklarını ortaya çıkarmaya yönelik önemli bilgiler veren failin beyanlarının, kamu gücünü kullanan soruşturma ve kovuşturma makamlarının etkin bir soruşturma yürütmemeleri, açık hukuki yanılgı içerisinde olmaları veya kasta ulaşan yanlış değerlendirmede bulunmaları nedenleriyle hükme esas alınmayıp diğer faillerin cezalandırılmadığı adeta ödüllendirildiği hallerde tüm sorumluluğun konumu itibariyle yeterli, istikrarlı ve doğru biçimde beyanda bulunan sanığa yükletilip, hak ettiğinden fazla ceza almasına yönelik uygulama yapılması hakkaniyete uygun olmayacaktır.
Tüm bu açıklamalardan sonra somut olayımıza baktığımızda;
Olay tarihinde ihbar tutanağına göre ...'ün ... İlçe Jandarma Komutanlığını arayarak sanık ...'in kullanmış olduğu tır ile .. ilinden .. iline uyuşturucu madde getireceğini ihbar etmesi üzerine 22.11.2016 tarihinde ..'in kullandığı 01... plaka sayılı aracın ... ilçesi sınırları içerisinde bulunan dinlenme tesislerinde park halinde bulunduğu sırada usulüne uygun yapılan arama neticesinde toplam net 4,652.146 gram esrar ele geçirildiği, ...'in soruşturma aşamasında müdafi eşliğinde kollukta ve savcılıkta alınan savunmalarında inceleme konusu olmayan dosya sanığı ...'nun yönlendirmesiyle diğer inceleme dışı sanık ...'in temin ettiği suça konu uyuşturucu maddeyi dosyada beraat kararı verilen ... ve ...'e teslim etmek üzere yola çıktığını ayrıntılı şekilde anlattığı, irtibatlı olduğu kişileri ve iletişim kurdukları telefon numaralarını verdiği, bu aşamada ihbardan ve ihbarı yapanın ... olduğundan haberinin olmadığı ve ...'ın da henüz beyanda bulunmamış olduğu, ihbar eden ...'ın da sonradan verdiği ifadelerinde sanık ...'in beyanlarıyla örtüşen anlatımlarda bulunduğu ...'in beyanları üzerine diğer sanıklar ile içeriği tespit edilememiş olsa da HTS kayıtlarına göre telefon irtibatlarının tespit edildiği anlaşılmakla; sanık ...'in kolluk tarafından yakalandığı andan itibaren diğer sanıkların beyanlarından ve özellikle ...'ın ihbarından haberdar olmadan yakalanan suç konusu uyuşturucu maddenin temin, nakil ve sevkine ilişkin somut bilgiler verdiği, diğer sanıklarla irtibatlı telefon numaralarını söylediği ve bu beyanların maddi delil olan HTS kayıtları ile doğrulandığı, sanığın ifadesinden sonra beyanı alınan ...'ın anlatımları ile de bu hususların uyuştuğu, yani sanık ...'in olayda bulunan konumu itibariyle kendisinden beklenen sahip olduğu tüm bilgileri soruşturma makamlarına verdiği, bu bilgilerin doğru olduğu ve yapılan açıklamaların diğer sanıklar hakkındaki soruşturmaların yapılabilmesi için yeterli seviyede olduğu için haklarında dava açıldığı etkin soruşturma yürütülmemesinin veya kovuşturma makamlarının yaptığı hukuki yanılgıların sanığın aleyhine değerlendirilmemesi gerektiği, nitekim ihbarcı ...'ın suç konusu uyuşturucu maddelerle irtibatının varlığı gözetildiğinde ihbar eden olması sebebiyle hakkında TCK'nın 192/1. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerektiği halde beraat kararı verilmesinin açık bir hukuki hata olduğu gibi mevcut deliller itibariyle sanık ...'in beyanı, bu beyanı doğrulayan ...'ın anlatımı ve HTS kayıtları doğru bir biçimde değerlendirildiğinde diğer sanıkların atılı suçla ilişkileri ortaya konulabilecekken bu sanıklar açısından verilen beraat kararları aleyhine kanun yoluna başvurulmamış olmasının ve onlar açısından oluşan kesin hükmün sanık ...'in fazla ceza almasına neden olmayacağı açıktır. Aksinin kabulü etkin pişmanlık müessesinin amacı ve genel hukuk ilkelerine aykırı olacaktır.
Sonuç olarak başından beri diğer suç ortaklarını ortaya çıkarmaya yönelik suçtaki iştirak durumu itibariyle kendisinden beklenilebilecek düzeyde yeterli, doğru ve detaylı bilgi veren sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK’nın 192/3. maddesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerekirken şartları oluşmadığı düşüncesiyle uygulanmaması, bozmayı gerektirdiğini düşündüğümüzden sayın çoğunluğun aksi yöndeki görüşüne katılmıyoruz. 21.04.2026