3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği suçundan verilen mahkumiyet kararını, dijital delil araştırmalarındaki eksiklikler ve usul ihlalleri nedeniyle hukuka aykırı buldu.
Özet: Silahlı terör örgütü üyeliği suçundan verilen mahkûmiyet kararı, duruşmada okunmayan delillerin esas alınması, ByLock kullanımına ilişkin HTS kayıtları, bilirkişi raporu ve irtibatlı kişiler hakkında eksik soruşturma yürütülmesi, hükümden sonra dosyaya gelen yeni delillerin sanık ve müdafiine tebliğ edilmemesi, UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında araştırma yapılmaması ve yargılama giderlerinin hatalı belirlenmesi gibi temel usul ve esasa aykırılıklar sebebiyle yüksek mahkemece bozulmuştur.

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: 2022/55 E., 2022/361 K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 15. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: 2020/293 E., 2021/339 K.SUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM
: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62/1, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;1. 5271 sayılı CMK'nın 217/1 inci maddesi gereğince kararın ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurda tartışılmış delillere dayandırılabileceği gözetilmeden duruşmada okunmayan sanığın GSM hattı üzerinden mahrem imamların operasyanel ve şahsi hatları ile irtibatlarına ilişkin 26.12.2020 tarihli tutanağın mahkumiyet hükmünün gerekçesine esas alınması,2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ... iletişim sisteminin .../PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ... kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından; sanığın ... programına bağlanılırken kullanıldığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ... programının ilk kullanım tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ... tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerden açık kimlik bilgilerine ulaşılanların bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının, yine aynı baz istasyonundan sinyal alıp almadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, ... tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1 maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,3. Hükümden sonra dosyaya gelen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 10.05.2022 tarih, 2022/104835 soruşturma, 2022/69258 sayılı Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar ve eklerinin, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 27.01.2023 tarih, 2021/23693 CBS soruşturma dosyası sayılı yazısı ekinde yer alan sanığa ait olduğu bildirilen ... ID numaralı ... tespit ve değerlendirme tutanağının, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 25.08.2022 tarih, 2021/23693 CBS soruşturma dosyası sayılı yazısı ve eklerinin 5271 sayılı CMK'nın 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması lüzumu,4. Maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut bilgi olup olmadığının araştırılması, elde edilecek tüm delillerin, 5271 sayılı CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması, var ise beyanda bulunan şahısların da usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenmeleri sağlandıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi lüzumunun bulunması,Kabul ve uygulamaya göre de;Bölge adliye mahkemesi bozma kararının sanık lehine olduğu gözetilmeden bozma sonrası yapılan yargılama giderinin CMK'nın 325/3 üncü maddesine aykırılık teşkil edecek şekilde sanığa yükletilmesi,Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerle hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.