Milli Eğitim Bakanlığı Ders Kitapları ve Eğitim Araçları Yönetmeliğinin yayınevi yeterliliği, hazırlık süreleri, fikri mülkiyet, ücret kesintileri ve cezai yaptırım hükümlerinin iptali istemi.
Özet: Bir dernek, Millî Eğitim Bakanlığının ders kitapları ve eğitim araçları yönetmeliğindeki, yazarların terörle bağlantısı olmaması gibi koşullar, üç aylık kitap hazırlama süresi, alıntı ve görseller için muvafakatname şartı, ön incelemede reddedilen kitapların ücret iadesi, elektronik eğitim içeriği talepleri ve farklı yayınevlerince aynı kitabın sunulması durumunda uygulanacak yaptırımlar gibi birçok maddesini, hukuka aykırılık, orantısızlık, belirsizlik, eşitsizlik ve uygulanabilirlik sorunları nedeniyle iptali talebiyle dava etmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No
: 2021/7538Karar No
: 2025/5806DAVACI
: ... DerneğiVEKİLİ
: Av. ...DAVALI : ... BakanlığıVEKİLİ
: Av. ...DAVANIN KONUSU
:14/10/2021 tarih ve 31628 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Millî Eğitim Bakanlığı Ders Kitapları ve Eğitim Araçları Yönetmeliği'nin;a) 5. maddesinin 1. fıkrasında yer alan ''..veya haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması, terör örgütlerine ya da Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmaması'' ibaresinin ve 2. fıkrasının,b) 11. maddesinin 1. fıkrasında yer alan ''..3 ay'' ibaresinin,c) 12. maddesinin 2. fıkrasının (d) bendi ile 5. fıkrasının (c) bendinin,ç) 16. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''..in yüzde ellisi kesilerek kalan miktarı'' ibaresinin,d) 29. maddesinin 2. fıkrasında yer alan ''..ve geri ödeme yapılmaksızın'' ibaresinin ve 3. fıkrasının,e) 31. maddesinin 2. ve 3. fıkralarının,f) 32. maddesinin 1. fıkrasında yer alan ''..ile okutulacak diğer eğitim araçları'' ibaresinin,g) 33. maddesinin 1. ve 2. fıkralarının iptali istenilmektedir.DAVACININ İDDİALARI
:5. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen “veya haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması, terör örgütlerine ya da Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmaması” ibaresi yönünden; Yönetmeliğin 12/2-e maddesi uyarınca güncel sabıka kaydının istendiği, yayınevi yada başvurucunun kişilerin üyeliğini, irtibatını bilmesinin mümkün olmadığı, 5. maddesinin 2. fıkrası yönünden; başvurucuların hem yayınevi, hem de Bakanlığın hizmet birimi olabildiği, düzenlemenin sadece yayınevlerine yükümlülük yüklediği, bunun eşitsizlik yarattığı, kitap başvurusunun iptaliyle birlikte 2 yıl hiçbir başvurunun kabul edilmemesinin, mükerrer cezalandırma kapsamında olduğu belirtilmiştir.11. maddesinde düzenlenen “3 ay” ibaresi yönünden; ders kitabı hazırlamanın uzun, meşakkatli ve masraflı olduğu, 3 ay içinde ders kitabı hazırlamanın mümkün olmadığı, 3 ay içinde hazırlanan kitabın kaliteli ve yeterli olamayacağı ifade edilmiştir.12. maddesinin 2. fıkrasının (d) bendi yönünden; maddenin çok genel düzenlendiği, maddeden taslak ders kitabında kullanılacak tüm yazılı veya görsel unsurlar, alıntılar, yararlanılan kaynaklar için sahiplerinden muvafakatname talep edileceğinin anlaşıldığı, oysa muvafakatnamenin sadece izin alınması gerekenler için söz konusu olduğu, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun ders kitapları açısından izin veya muvafakat gerektirmeyen bazı düzenlemeler öngördüğü, sahibine ulaşılamayan eserler için muvafakat verilmesinin mümkün olmadığı, 12. maddesinin 5. fıkrasının (c) bendi yönünden; maddede geçen “elektronik eğitim içerikleri”nin neler olduğunun belli olmadığı, bilinmeyen içeriklerin 30 gün içinde yayınevlerince hazırlanmasının istenildiği, özel sektöre ait ders kitapları için elektronik eğitim içeriklerinin istenildiği, Bakanlığın ayrı tutulduğu, Bakanlık ile özel sektör arasında haksız rekabet yaratıldığı ileri sürülmüştür.16. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen “yüzde ellisi kesilerek kalan miktarı” ibaresi yönünden; ön inceleme sonucunda panel değerlendirme sürecine alınması uygun bulunmayan taslak ders kitapları için inceletme ücretinin tümünün başvuru sahiplerine iade edilmesi gerektiği, ön inceleme aşamasında sadece evrakların incelendiği iddia edilmiştir.29. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen “ve geri ödeme yapılmaksızın” ibaresi yönünden; bu maddenin, iptali istenilen 16/3 maddesi ile çelişkili olduğu, Bakanlığın hizmet vermediği ve hizmete başlamadığı bir kitap incelemesi için incelemenin tümüne ait bedeli almasının hukuka aykırı olduğu, 29. maddesinin 3. fıkrası yönünden; maddenin genel ifadeler içerdiği, maddeden taslak ders kitabında kullanılacak tüm yazılı veya görsel unsurlar, alıntılar, yararlanılan kaynaklar için sahiplerinden muvafakatname talep edileceğinin anlaşıldığı, oysa muvafakatnamenin sadece izin alınması gerekenler için söz konusu olduğu, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun ders kitapları açısından izin veya muvafakat gerektirmeyen bazı düzenlemeler öngördüğü, sahibine ulaşılamayan eserler için muvafakat verilmesinin mümkün olmadığı belirtilmiştir.31. maddesinin 2. fıkrası yönünden; maddenin karışık düzenlendiği, “aynı ve farklı yayınevi” denilerek ikisinin de cezai müeyyideye maruz bırakıldığı, bir kitabın aynı yayınevi tarafından verilmesi halinde yaptırım olmasının doğal olduğu ancak farklı bir yayınevinin aynı kitabı vermesinin önceki yayıncıyı mağdur ettiği, kötüye kullanım olabileceği, iptalin ancak en son başvurulan yayınevi ve taslak kitap için söz konusu olması gerektiği, önceki yayıncıyı etkilememsi gerektiği, 31. maddesinin 3. fıkrası yönünden; maddenin eksik düzenlendiği, telif hakkının ihlalinin kesinleşmiş bir mahkeme kararına bağlanması gerektiği, kesinleşmiş mahkeme kararı olmadan 5 yıl kitap verilmemesinin hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir.32. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen “ile okutulacak diğer eğitim araçları” ibaresi yönünden; öğrencinin okuyacağı veya istifade edeceği eserlerin Bakanlık denetimine veya iznine tabi olamayacağı, çok sayıda kaynak kitap veya eser üretildiği ve bunların kanuni denetim altında olduğu, maddenin eğitim ve öğretim ile bilgi edinme hakkını ihlal ettiği, Bakanlığın hangi kitaplara izin vereceği, hangilerine izin vermeyeceğinin belirsiz olduğu, ‘okutulacak diğer eğitim araçları’ ibaresinin idareye geniş bir takdir alanı bıraktığı ileri sürülmüştür.33. maddesi yönünden; maddede düzenlenen ‘suçu mahkeme kararı ile sabit olan başvuru sahibi ve kitabın hazırlanmasında görev alanların’ ibaresindeki ‘ve’ kelimesinin ‘veya’ olarak değiştirilmesi gerektiği, yanıltıcı ve yanlış beyanı verenin yazar olabileceği, intihalin de yazar tarafından işlenebileceği, yayınevi veya başvurucunun bilmediği yada suçu olmadığı bir konuda cezalandırıldığı, kitabın iptal edilmesinin yeterli bir müeyyide olduğu, yeni başvuruların engellenmemesi gerektiği, iddia edilmektedir.DAVALININ SAVUNMASI
:İlgili Yönetmeliğin mevzuat tarafından verilen yetki doğrultusunda hazırlandığı; 5. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen “veya haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması, terör örgütlerine ya da Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmaması” ibaresi yönünden; ders kitaplarının Bakanlıklarınca tüm eğitim kurumlarında okutulan ve toplumun tüm kesimlerine hitap eden eserler olduğu, bu kapsamda ders kitabı hazırlamanın kamu hizmeti sayıldığı, dolayısıyla terör örgütleri veya benzer yapılarla iltisaklı yahut irtibatlı kişilerin ders kitabı hazırlık, inceleme ve değerlendirme süreçlerinde yer almamasının Bakanlıklarınca benimsenmiş bir uygulama olduğu, 5. maddesinin 2. fıkrası yönünden; 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Bakanlıklarının hizmet birimlerine verilen görevleri yönetmelik hükümleri ile engellemenin veya yasaklamanın, hukuk normları ve kamu menfaati açısından mümkün olmadığı, bu nedenle maddede hizmet birimlerine yönelik yasaklayıcı ifadelerin bulunmadığı, yayınevlerinin taslak ders kitaplarının inceleme ve değerlendirme sürecinde başvuru sahibi niteliği taşıdığı, başvuru sahibinin kendine ait olan eserin hazırlık aşamasında görev alan personeli seçmekte özgür olduğu, ancak bu eserin özünde bir kamu hizmeti niteliği taşıyan ders kitabı niteliğine haiz olması durumunda başvuru sahibinin, sahibi olduğu eserin her aşamasında görev alan personelden sorumlu olduğu, taslak ders kitaplarının inceleme ve değerlendirme sürecindeki hassasiyetin bu kitapların hazırlık süreçlerinden itibaren başlaması gerektiği, yayınevlerinin kendilerini bu sorumluluktan bağışık tutarak taslak ders kitaplarının tüm sorumluluğunu yazara yüklemesinin kabul edilemez olduğu, yayınevlerinin sadece aracı kurum olmadığı, Bakanlıklarının ortaya çıkabilecek sorunlarda başvuru sahibi dışında bir muhatap aramasının beklenemeyeceği iddia edilmiştir.11. maddesinde düzenlenen “3 ay” ibaresi yönünden; ders kitaplarının uygunluk süresinin Yönetmelik uyarınca beş öğretim yılı olduğu, her yıl ocak ayı Tebliğler Dergisi’nde bir sonraki eğitim öğretim yılında okutulması uygun bulunan taslak ders kitapları listesinin yayınlandığı, Bakanlıklarınca herhangi bir öğretim programı değişikliği olmadığı sürece okutulması uygun bulunan ders kitaplarının beş eğitim öğretim yılı boyunca geçerliliğini sürdürdüğü, Tebliğler Dergisi incelenerek bir sonraki öğretim yılı için hangi alanlarda taslak ders kitabına ihtiyaç olduğunun belirlenebileceği, dolayısıyla hazırlık sürecinin 3 ay ile sınırlı olmadığı ifade edilmiştir.12. maddesinin 2. fıkrasının (d) bendi yönünden; Yönetmelik hükümlerinin geniş bir çerçeve belirlediği, başvuruda istenecek belgelerin detaylı olarak Talim ve Terbiye Kurulu tarafından belirlendiği, Kurul tarafından 03/02/2022 tarihli Kurul Mütalaası ve Başvuru Sahiplerinin Hazırladığı Ders Kitapları Eğitim Araçları için Muvafakatname’nin çıkarıldığı ve 2022 yılında alınan taslak ders kitabı başvurularında bu mütalaada yer alan belgelerin talep edildiği, 20/12/2021 tarihli uyuru ile de tüm yayınevlerine gerekli duyurunun yapılmasının sağlandığı, bir belirsizliğin olmadığı, 12. maddesinin 5. fıkrasının (c) bendi yönünden; içerik üreticilerini sınırlamamak adına elektronik eğitim içeriklerinin tamamına Yönetmelikte yer verilmediği, ders içeriğine ve kademeye göre içeriklerin hazırlanmasının amaçlandığı, başvuruların ‘Taslak Ders Kitabı ve Eğitim Araçları ile Bunlara Ait Elektronik İçeriklerin İncelenmesinde Değerlendirmeye Esas Olacak Kriterler ve Açıklamaları’ çerçevesine değerlendirildiği ve belirsizlik bulunmadığı, maddede geçen ‘içerikler elektronik ortamda hazırlanacaksa’ ibaresi ile kast edilenin taslak ders kitabının elektronik olarak hazırlanması olduğu, 30 günlük sürenin içeriklerin hazırlanması için değil, hazırlanan içeriklerin Bakanlığa teslimi için geçerli olduğu ileri sürülmüştür.16. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen “yüzde ellisi kesilerek kalan miktarı” ibaresi yönünden; her bir kitap için ön inceleme personeli görevlendirildiği ve taslak kitabın tüm sayfalarının detaylı olarak incelendiği, yoğun bir emek ve zaman harcandığı, personele her başvuru dönemi öncesi Bakanlıkça ön inceleme eğitimi verildiği, ön inceleme sürecinin yalnızca evrak incelemesi olmadığı, en az panel inceleme ve değerlendirme süreci kadar önemli olduğu, yüzde elli oranındaki kesintinin hukuka uygun olduğu belirtilmiştir.29. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen “ve geri ödeme yapılmaksızın” ibaresi yönünden; ilgili ibarenin sürecin tüm aşamalarını kapsadığı, ön inceleme süreci tamamlandıktan sonra taslak ders kitabı panelist atamalarının yapıldığı ve her biri için taslak ders kitap inceleme ücretinin Bakanlıklarınca ödendiği, bu nedenle ön inceleme sürecinde tespit edilmesi mümkün olmayan ve devamında yer alan panel inceleme sürecinde ya da Kurul incelemesi kapsamında Yönetmelik hükümlerine aykırı bulunan taslak ders kitabının, geri ödeme yapılmaksızın sahibine teslim edildiği, 16. maddeden farklı olarak bu maddenin panel inceleme değerlendirme sürecinin tamamını ifade ettiği, 29. maddesinin 3. fıkrası yönünden; Yönetmelik hükümlerinin çerçeve belirlediği, düzenlemede hukuka aykırılık olmadığı beyan edilmiştir.31. maddesinin 2. fıkrası yönünden; mülga Yönetmeliğin 35. maddesi ile aynı düzenlemenin yapıldığı, mülga Yönetmeliğe açılan davada Sekizinci Daire tarafından davanın reddine karar verildiği, 31. maddesinin 3. fıkrası yönünden; hâlihazırda sadece FSEK hükümleri doğrultusunda telif hakkının ihlaline ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararı olması durumunda telif hakkının ihlalinin söz konusu olduğu, idari yaptırımın ancak kesinleşmiş mahkeme kararı olması durumunda uygulandığı iddia edilmiştir.32. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen “ile okutulacak diğer eğitim araçları” ibaresi yönünden; Bakanlığa bağlı eğitim kurumlarında okutulacak ders kitapları ve eğitim araçlarının tümünün gözetim ve denetim sorumluluğunun Bakanlıklarında bulunduğu, söz konusu madde kapsamında ilgili materyallerin ‘okullarda’ aldırılması ya da okutulması konusunda Bakanlıklarının izni/onayının arandığı, bunun dışında öğrencilerin diğer eserlerden istifade etmelerini engelleyici hüküm bulunmadığı, 33. maddesi yönünden; yayınevlerinin kendilerini sorumluluktan bağışık tutarak taslak ders kitaplarının tüm sorumluluğunu yazara yüklemesi ve kendilerinin tamamen aracı kurum rolünde hareket etmesinin kabul edilebilir olmadığı, başvuru sahibinin kendine ait olan eserin hazırlık aşamasında görev alan personeli seçmekte özgür olduğu, düzenlemenin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ
: ...DÜŞÜNCESİ
: Kısmen davanın reddine, kısmen dava konusu işlemin iptaline, kısmen karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.DANIŞTAY SAVCISI
: ...DÜŞÜNCESİ
: Dava: 14/10/2021 tarih ve 31628 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Millî Eğitim Bakanlığı Ders Kitapları ve Eğitim Araçları Yönetmeliği'nin; 5. maddesinin 1. fıkrasında yer alan ''..veya haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması, terör örgütlerine ya da Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmaması'' ibaresinin ve 2. fıkrasının, 11. maddesinin 1. fıkrasında yer alan ''..3 ay'' ibaresinin,12. maddesinin 2. fıkrasının (d) bendi ile 5. fıkrasının (c) bendinin,16. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''..in yüzde ellisi kesilerek kalan miktarı'' ibaresinin,29. maddesinin 2. fıkrasında yer alan ''..ve geri ödeme yapılmaksızın'' ibaresinin ve 3. fıkrasının, 31. maddesinin 2. ve 3. fıkralarının, 32. maddesinin 1. fıkrasında yer alan ''..ile okutulacak diğer eğitim araçları'' ibaresinin ve 33. maddesinin 1. ve 2. fıkralarının iptali istemiyle açılmıştır.1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu'nun ''Kapsam'' başlığını taşıyan 52. maddesinde; eğitim araç ve gereçlerinin, eğitim kurumlarında kullanılacak ders kitapları ile öğretmen ve öğrencilere kaynak ve yardımcı olacak basılı eğitim malzemesini, milli eğitimin genel amaçlarının gerçekleşmesine yararlı olacak diğer eserleri ve eğitim araç ve gereçlerini kapsayacağı; ''Görev'' başlığını taşıyan 53. maddesinde; Milli Eğitim Bakanlığının, kendisine bağlı eğitim kurumlarının eğitim araç ve gereçlerini, gelişen eğitim teknolojisine ve program ve metotlara uygun olarak sağlamak, geliştirmek, yenileştirmek, standartlaştırmak, kullanılma süresini ve telif haklarını ve ders kitabı fiyatlarını tespit etmek, paralı veya parasız olarak ilgililerin yararlanmasına sunmakla görevli olduğu; ''Görevin yerine getirilmesi'' başlığını taşıyan 54. maddesinde; Milli Eğitim Bakanlığı eğitim araç ve gereçlerini, hazırlamak, imal etmek ve satın almak; kişilere veya kuracağı komisyonlara veya yarışmalar düzenleyerek hazırlatmak; özel kesimce hazırlananlar veya imal edilenler arasından seçmek veya tavsiye etmek suretiyle 53. maddede belirtilen görevini yerine getireceği; ''Okullarda okutulacak kitapların tespiti ve ücret ödenmesi'' başlığını taşıyan 55. maddesinin son fıkrasında; ders kitaplarının kabulü, uygunluk süresi, telif hakkı ve ücretlerle ilgili esaslar; inceleme işlemleri ve alınacak inceleme ücreti miktarı; Millî Eğitim Bakanlığınca incelettirilecek eserler için ödenecek ücret miktarı; ders kitaplarının hazırlanması ve incelenmesinde aranacak kriterler ile ders kitabı üreten yayın evlerinde aranacak kriterler; ders kitabı dışındaki diğer kitap ve eğitim araçlarının kullanımı ve bunlardan hangileri için inceleme ücreti alınacağı ve ödeneceği ile ilgili esas ve usullerin Millî Eğitim Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği; ''Yürütme, gözetim ve denetim'' başlıklı 56. maddesinde ise, eğitim ve öğretim hizmetinin, bu kanun hükümlerine göre Devlet adına yürütülmesinden, gözetim ve denetiminden Millî Eğitim Bakanlığı'nın sorumlu olduğu kurala bağlanmıştır.Yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca hazırlanıp,14/10/2021 gün ve 31628 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Ders Kitapları ve Eğitim Araçları Yönetmeliği'nin dava konusu edilen maddelerinin incelenmesine gelince;5. maddesinin 1. fıkrasında yer alan ''..veya haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması, terör örgütlerine ya da Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği,mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmaması'' ibaresinin ve 2. fıkrasında yer alan,''Yayınevlerince verilen herhangi bir belgenin veya yazılı beyanın gerçek dışı olduğunun idari ve/veya adli makamlarca tespit edilmesi hâlinde belgenin/beyanın ait olduğu baskıya hazır nüsha veya nüshalara ait Kurul Kararı iptal edilir. İlgili başvuru sahiplerinin başvuruları iki yıl süreyle kabul edilmez'' ibaresi yönünden; ders kitaplarının hazırlanmasına, terör örgütleri ya da milli güvenliğe karşı faaliyette bulunan yapı, oluşum ve gruplarla irtibatı olan kişilerin katkıda bulunmasının getireceği riskler göz önünde alındığında maddenin 1.fıkrasıyla getirilen böyle bir yasaklayıcı düzenleme, milli eğitimin temel hedefleri çerçevesinde kamu yararı gereğidir.Maddenin 2.fıkrası ile getirilen yaptırım ise sadece, yayınevi sahibi tarafından verilen belgenin veya beyanın gerçek dışı olması haline özgü olup, 1. ve 2. fıkra bir arada değerlendirildiğinde; kişinin terör örgütü mensubu, iltisaklısı veya irtibatlısı olmasına ya da 1. fıkrada sayılı suçlardan hüküm giymiş bulunmasına rağmen bu kişinin ismine beyanlarda yer verilmeyerek, gerçek durumun gizlenmesi, yayıncı bakımından bir kusur olup, bu durumda 2. fıkradaki yaptırımın uygulanacağı kuşkusuzdur.Öte yandan; Yönetmeliğin ' 12. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendinde, düzenlemede sayılı kişilerden güncel adli sicil kaydı isteneceği düzenlenmişse de, yayına fiilen katkı yapan kişinin beyan edilmemesi durumunda bu adli sicil kayıtlarının bir önemi de olmayacaktır.Kaldı ki; yayınevi sahibinin bilmeden ya da bilmesinin mümkün olmadığı bir şekilde terör iltisaklısı bir kimseden hizmet aldığı durumda 5.maddenin 2. fıkrası yerine Yönetmeliğin 29.maddesinin 2. fıkrasındaki düzenlemeye göre birinin katkı yaptığı ders kitabı incelenmeyip, yayınevine iade edilecek olacağından ,iptali istenilen düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.11. maddesinin 1. fıkrasında yer alan ''..3 ay'' ibaresi yönünden; Yönetmeliğin 21.maddesinde ders kitaplarının uygunluk süresinin beş öğretim yılı olarak düzenlenmesi ve ayrıca her yıl Ocak ayı Tebliğler Dergisi'nde, bir sonraki eğitim öğretim yılında okutulması uygun bulunan ve hangi alan ve sınıf düzeyinde alınacağının Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı tarafından belirlenen taslak ders kitapları listesi yayımlandığı, Bakanlığın Tebliğler Dergisi incelenerek bir sonraki öğretim yılı için hangi alanlarda taslak ders kitabına ihtiyaç olduğunun belirlenebileceği açık olup, hazırlık sürecinin Yönetmelik gereği en az üç ay olarak belirlenen süre ile sınırlı olmadığı gerekçesiyle anılan düzenlemede hukuka aykırılık bulunmamaktadır.12. maddesinin 2. fıkrasının (d) bendi ve 29. maddesinin 3. fıkrası yönünden; Yönetmelik hükümlerinin genel çerçeveyi belirlemesi nedeniyle başvuruda istenecek belgeleri detaylı bir biçimde belirleyen hususların Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığınca belirlendiği ve bu hususa ilişkin Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığınca 03.02.2022 tarih ve ... sayılı Kurul Mütalaası ve Başvuru Sahiplerinin Hazırladığı Ders Kitapları Eğitim Araçları için Muvafakatnamenin çıkarılmış olması nedeniyle düzenlemelerde de hukuka aykırılık bulunmamaktadır.12. maddesinin 5. fıkrasının (c) bendi yönünden ;davacı tarafından“elektronik eğitim içerikleri” ibaresi Yönetmelikte tanımlanmamış olup bu geniş kapsamlı ifade ile nelerin kastedildiğinin anlaşılamadığı ileri sürülmüşse de, başvuruların, Bakanlık tarafından yayımlanan "Taslak Ders Kitabı ve Eğitim Araçları ile Bunlara Ait Elektronik İçeriklerin İncelenmesinde Değerlendirmeye Esas Olacak Kriterler ve Açıklamaları" çerçevesinde değerlendirildiği ve elektronik eğitim içerikleri ile ilgili herhangi bir belirsizlik bulunmadığı, ayrıca 12 nci maddenin beşinci fıkrasında "İçerikler elektronik olarak hazırlanacaksa" ibaresinin yer aldığından, burada da taslak ders kitabının elektronik olarak hazırlanmasının kastedildiği ve ilgili fıkranın (c) bendinde yer alan otuz günlük sürenin içeriklerin hazırlanması için değil, hazırlanmış olan içeriklerin Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığına teslim edilmesi için gereken azami süreyi ifade ettiği gerekçesiyle anılan düzenlemede hukuka aykırılık bulunmamaktadır.16. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''..in yüzde ellisi kesilerek kalan miktarı'' ibaresi yönünden; ön inceleme sürecinin yalnızca evrak incelemesi niteliğinde olmayıp en az panel inceleme ve değerlendirme süreci kadar önemli ve hassas bir süreci kapsadığı, bu nedenle ilgili hükümde belirlenen "yüzde elli" oranındaki kesintinin idarenin takdir yetkisine istinaden hukuka uygun bulunmaktadır.29. maddesinin 2. fıkrasında yer alan ''..ve geri ödeme yapılmaksızın'' ibaresi yönünden; düzenlemenin, Yönetmeliğin 16/3. maddesi ile çelişkiler içerdiği ifade edilmiş ise de, dava konusu ibarenin sürecin tüm aşamalarını kapsadığı, 16. maddedeki hükmün ön inceleme sürecini, 29/2. maddedeki hükmün ise panel inceleme değerlendirme sürecinin tamamını ifade ettiği nedeniyle düzenlemenin hukuka aykırılığından söz edilemeyecektir.31. maddesinin 2. fıkrası yönünden;davaya konu düzenlemede, Talim Terbiye Kurulunca kabul edilmiş bir ders kitabı veya incelenmek ve değerlendirilmek üzere başvurusu yapılmış taslak ders kitabında esasta değişiklik olmadan yeniden Talim Terbiye Kurulunun incelemesine sunulmasının engellenmesi, ders kitaplarının hazırlanmasında, tekrarların meydana gelmemesi ve intihal yapılmasının önlenmesi amacının bulunduğu anlaşılmış olup; üst hukuk normlarına ve akademik hizmet gereklerine uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.31. maddesinin 3. fıkrası yönünden; 5846 sayılı Kanun uyarınca, telif hakkı ihlali, ancak bu yönde kesinleşmiş Mahkeme kararı olması durumunda söz konusu olduğundan,Bakanlığın da konu ile ilgili idari yaptırım kararını ancak esasa ilişkin kesinleşmiş Mahkeme kararı olması durumunda gerçekleştirebileceği nedeniyle ilgili hükümde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamaktadır.32. maddesinin 1. fıkrasında yer alan ''..ile okutulacak diğer eğitim araçları'' ibaresi yönünden; 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu uyarınca Bakanlığa bağlı eğitim kurumlarında okutulacak ders kitapları ve eğitim araçlarının tümünün gözetim ve denetim sorumluluğu Bakanlık uhdesinde olup, ayrıca ilgili materyallerin "okullarda" aldırılması veya okutulması hususunda Bakanlığın izninin/onayının arandığından, bunun dışında öğrencilerin diğer eserlerden istifade etmelerini engelleyici bir hüküm bulunmadığı için ilgili Kanuna uygun olarak düzenlenen Yönetmelik maddesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamaktadır.33. maddesinin 1. ve 2. fıkraları yönünden; Kanunun 75. maddesi uyarınca Bakanlığın bizzat şikayet hakkı bulunduğundan,dava konusu düzenlemelerde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.Bu durumda; yukarıda aktarlan gerekçe ve nedenlerle, davaya konu düzenlemelerde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:HUKUKİ SÜREÇ
:14/10/2021 tarih ve 31628 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Ders Kitapları ve Eğitim Araçları Yönetmeliği ile, 12/09/2012 tarihli ve 28409 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Ders Kitapları ve Eğitim Araçları Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır.Dava, 14/10/2021 tarih ve 31628 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Ders Kitapları ve Eğitim Araçları Yönetmeliği'nin; 5. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen “veya haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması, terör örgütlerine ya da Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmaması” ibaresinin, 5. maddesinin 2. fıkrasının, 11. maddesinde düzenlenen “3 ay” ibaresinin,12. maddesinin 2. fıkrasının (d) bendinin,12. maddesinin 5. fıkrasının (c) bendinin, 16. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen “yüzde ellisi kesilerek kalan miktarı” ibaresinin, 29. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen “ve geri ödeme yapılmaksızın” ibaresinin, 29. maddesinin 3. fıkrasının, 31. maddesinin 2. ve 3. fıkrasının, 32. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen “ile okutulacak diğer eğitim araçları” ibaresinin ve 33. maddesinin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.İLGİLİ MEVZUAT
:Anayasa'nın ''Devletin temel amaç ve görevleri'' başlıklı 5. maddesinde, ''Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.'' hükmü, ''Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi'' başlıklı 42. maddesinin 3. fıkrasında, ''Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır.'' hükmü yer almaktadır.1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu'nun "Genel amaçlar" başlıklı 2. maddesinde, "Türk Milli Eğitiminin genel amacı,Türk Milletinin bütün fertlerini, 1. (Değişik: 16/6/1983 - 2842/1 md.) Atatürk inkılap ve ilkelerine ve Anayasada ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine bağlı; Türk Milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren; ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan, insan haklarına ve Anayasanın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyetine karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getirmiş yurttaşlar olarak yetiştirmek; 2. Beden, zihin, ahlak, ruh ve duygu bakımlarından dengeli ve sağlıklı şekilde gelişmiş bir kişiliğe ve karaktere, hür ve bilimsel düşünme gücüne, geniş bir dünya görüşüne sahip, insan haklarına saygılı, kişilik ve teşebbüse değer veren, topluma karşı sorumluluk duyan; yapıcı, yaratıcı ve verimli kişiler olarak yetiştirmek; 3. İlgi, istidat ve kabiliyetlerini geliştirerek gerekli bilgi, beceri, davranışlar ve birlikte iş görme alışkanlığı kazandırmak suretiyle hayata hazırlamak ve onların, kendilerini mutlu kılacak ve toplumun mutluluğuna katkıda bulunacak bir meslek sahibi olmalarını sağlamak; Böylece bir yandan Türk vatandaşlarının ve Türk toplumunun refah ve mutluluğunu artırmak; öte yandan milli birlik ve bütünlük içinde iktisadi, sosyal ve kültürel kalkınmayı desteklemek ve hızlandırmak ve nihayet Türk Milletini çağdaş uygarlığın yapıcı, yaratıcı, seçkin bir ortağı yapmaktır." hükmüne yer verilmiş; ''Kapsam'' başlığını taşıyan 52. maddesinde, eğitim araç ve gereçlerinin, eğitim kurumlarında kullanılacak ders kitapları ile öğretmen ve öğrencilere kaynak ve yardımcı olacak basılı eğitim malzemesini, millî eğitimin genel amaçlarının gerçekleşmesine yararlı olacak diğer eserleri ve eğitim araç ve gereçlerini kapsayacağı; ''Görev'' başlığını taşıyan 53. maddesinde, Millî Eğitim Bakanlığının, kendisine bağlı eğitim kurumlarının eğitim araç ve gereçlerini, gelişen eğitim teknolojisine ve program ve metotlara uygun olarak sağlamak, geliştirmek, yenileştirmek, standartlaştırmak, kullanılma süresini ve telif haklarını ve ders kitabı fiyatlarını tespit etmek, paralı veya parasız olarak ilgililerin yararlanmasına sunmakla görevli olduğu; ''Görevin yerine getirilmesi'' başlığını taşıyan 54. maddesinde, Millî Eğitim Bakanlığının eğitim araç ve gereçlerini, hazırlamak, imal etmek ve satın almak, kişilere veya kuracağı komisyonlara veya yarışmalar düzenleyerek hazırlatmak, özel kesimce hazırlananlar veya imal edilenler arasından seçmek veya tavsiye etmek suretiyle 53. maddede belirtilen görevini yerine getireceği; ''Okullarda okutulacak kitapların tespiti ve ücret ödenmesi'' başlığını taşıyan 55. maddesinin son fıkrasında, ders kitaplarının kabulü, uygunluk süresi, telif hakkı ve ücretlerle ilgili esaslar, inceleme işlemleri ve alınacak inceleme ücreti miktarı, Millî Eğitim Bakanlığınca incelettirilecek eserler için ödenecek ücret miktarı, ders kitaplarının hazırlanması ve incelenmesinde aranacak kriterler ile ders kitabı üreten yayın evlerinde aranacak kriterler, ders kitabı dışındaki diğer kitap ve eğitim araçlarının kullanımı ve bunlardan hangileri için inceleme ücreti alınacağı ve ödeneceği ile ilgili esas ve usullerin Millî Eğitim Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği; ''Yürütme, gözetim ve denetim'' başlıklı 56. maddesinde ise, eğitim ve öğretim hizmetinin, bu kanun hükümlerine göre Devlet adına yürütülmesinden, gözetim ve denetiminden Millî Eğitim Bakanlığı'nın sorumlu olduğu kurala bağlanmıştır.10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 319. maddesinde, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı'nın, Bakanlığın bilimsel danışma ve inceleme organı olduğu ve evrensel değer ve standartları göz önünde bulundurarak, kalite, eşitlik ve etkililik ilkeleri ile millî ve toplumsal değerlere dayalı bir eğitim sistemi oluşturmak amacıyla, a) Eğitim sistemini, eğitim ve öğretim plan ve programlarını, ders kitaplarını hazırlatmak, hazırlananları incelemek veya inceletmek, araştırmak, geliştirmek ve uygulamaya ilişkin görüşlerini Bakana sunmak, b) Bakanlık birimlerince hazırlanan eğitim ve öğretim programları, ders kitapları, yardımcı kitaplar ile öğretmen kılavuz kitaplarını incelemek, inceletmek ve sonucunu Bakana sunmak, c) Yurtdışı eğitim ve öğretim kurumlarından alınmış, ilköğretim ve ortaöğretim diploma ve öğrenim belgelerinin derece ve denkliklerine ilişkin ilke kararlarını Bakanın onayına sunmak, ç) Eğitim ve öğretimle ilgili konularda Bakanlığın diğer birimleri ile işbirliği yapmak, görevlerini yerine getireceği düzenlenmiştir.HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:5. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen “veya haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması, terör örgütlerine ya da Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmaması” ibaresinin incelenmesi;Yönetmeliğin ''Başvuru sahiplerinin sorumlulukları ve aranacak kriterler'' başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasında; başvuru sahiplerinin; ders kitabı üreteceği alanlar için yazar/yazarlar ile editör, dil uzmanı, görsel tasarımcı, program geliştirme uzmanı, ölçme ve değerlendirme uzmanı ile rehberlik uzmanı çalıştırdığını veya bu alanlarda hizmet satın aldığını belgelendireceği, söz konusu personel hakkında maddenin devamında sayılan suçlardan ceza almamış olması veya dava konusu edilen "haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması, terör örgütlerine ya da Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmaması" şartının aranacağı kurala bağlanmıştır.Anayasa'nın 5. maddesine göre Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak devletin temel amaç ve görevlerindendir. Eğitim ve öğretimin, Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılacağı Anayasa'nın 43. maddesinde kurala bağlanmıştır. Doğrudan devlet ya da diğer kamu tüzel kişileri tarafından ya da bunların denetim ve gözetimleri altında sunulan kamu hizmetlerinin doğru ve güvenilir bir şekilde yürütülmesini temin etmek suretiyle kamu düzeninin gerçekleştirilmesinin kişilerin ve toplumun refah, huzur ve güvenliğini sağlamaya hizmet edeceği açıktır. 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu uyarınca, eğitim araç ve gereçleri arasında bulunan ders kitaplarının sağlanması Millî Eğitim Bakanlığının görevi olup, Bakanlık bu görevi, ders kitaplarını hazırlamak, kişilere veya kuracağı komisyonlara veya yarışmalar düzenleyerek hazırlatmak, özel kesimce hazırlananlar veya imal edilenler arasından seçmek veya tavsiye etmek suretiyle yerine getirebilecektir. Özel kesimce hazırlanan ders kitaplarının incelenmesinin ve seçiminin de Türk millî eğitiminin genel amaç ve temel ilkelerine uygun olarak yerine getirileceği, bu bağlamda anılan kitapların hazırlanmasında görev alan personelin denetlenmesi ve gözetilmesinin de gerekliliği göz önünde bulundurulduğunda; ders kitaplarının hazırlanmasına, davaya konu maddede sayılan suçlardan haklarında kovuşturma yürütülenlerin ve terör örgütleri ya da millî güvenliğe karşı faaliyette bulunan yapı, oluşum ve gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan kişilerin katkıda bulunmasının getireceği riskleri bertaraf etmeye yönelik dava konusu kuralın, millî eğitimin amaç ve hedeflerine uygun olduğu, kamu düzeninin sağlanması biçimindeki meşru amaca yönelik olduğu anlaşılmaktadır.Öte yandan, Yönetmeliğin 5. maddesinin 2. fıkrasında "Yayınevlerince verilen herhangi bir belgenin veya yazılı beyanın gerçek dışı olduğunun idari ve/veya adli makamlarca tespit edilmesi hâlinde belgenin/beyanın ait olduğu baskıya hazır nüsha veya nüshalara ait Kurul Kararı iptal edilir. İlgili başvuru sahiplerinin başvuruları iki yıl süreyle kabul edilmez.'' kuralı yer almakta olup, bu fıkra ile getirilen müeyyidenin sadece yayınevleri tarafından davalı idareye verilen belgenin veya yazılı beyanın gerçek dışı olması hâline münhasır olduğu anlaşılmaktadır. Her iki fıkra bir arada değerlendirildiğinde, iptalin ve başvuruların iki yıl kabul edilmemesi durumlarının, maddede belirtilen suçlardan ceza alan veya hakkında kovuşturma yürütülen ya da terör örgütleri ya da millî güvenliğe karşı faaliyette bulunan yapı, oluşum ve gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan bir kimseden hizmet alındığı hâlde idareye verilen belgelerde ve beyanlarda bu kişiden hizmet alındığının gizlenmesi, idareye bildirilen kişi ile gerçekten yayına katkı yapan kişinin farklı olması hâlinde uygulanacağı anlaşılmaktadır.Yönetmeliğin "Hazırlama hükümlerine uyma zorunluluğu" başlıklı 29. maddesinin 2. fıkrasında ise "Ders kitaplarının yazım ve hazırlanmasında görevlendirilecek kişiler ile başvuru sahiplerinin şartlarının bu Yönetmelik hükümlerine uymadığının tespiti durumunda taslak ders kitapları incelenmez ve geri ödeme yapılmaksızın iade edilir." hükmü yer almaktadır.Bu durumda, başvuru sahibinin 5. maddenin 1. fıkrasında belirtilen suçlardan haklarında kovuşturma bulunan veya millî güvenliğe karşı faaliyette bulunan yapı, oluşum ve gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan bir kimseden hizmet aldığı durumda, Yönetmeliğin 5. maddenin 2. fıkrasının değil, Yönetmeliğin 29. maddesinin 2. fıkrasındaki düzenlemenin işlerlik kazanacağı ve böyle birinin katkı yaptığı ders kitabının incelenmeyerek ve geri ödeme yapılmaksızın başvuru sahibine iade edileceği anlaşılmaktadır.Bu itibarla; millî eğitimin temel amaçları doğrultusunda hazırlandığı ve eğitim çağındaki çocukları koruma amacını taşığı anlaşılan dava konusu düzenlemenin, kuralla ulaşılmak istenilen amaca söz konusu sınırlamadan farklı bir yöntemle ulaşılamayacağı da gözetildiğinde, hukuka aykırı olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.5. maddesinin 2. fıkrasının incelenmesi;12/09/2012 tarihli ve 28409 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan mülga Millî Eğitim Bakanlığı Ders Kitapları ve Eğitim Araçları Yönetmeliği'nin 5. maddesinin 2. fıkrası "Yayınevlerince yapılan başvuruda verilen herhangi bir belgenin veya yazılı beyanın gerçek dışı olduğunun idari veya adli makamlarca tespit edilmesi hâlinde belgenin veya beyanın yer aldığı taslak ders kitabı, inceleme işlemi durdurularak yayınevine iade edilir. Söz konusu tespit kabul edilmiş ders kitabına ait ise Kurul kararı iptal edilir. Bu durumda bir yıl süreyle yayınevinin yeni başvurusu kabul edilmez" şeklinde iken, dava konusu Yönetmelik ile "Yayınevlerince verilen herhangi bir belgenin veya yazılı beyanın gerçek dışı olduğunun idari ve/veya adli makamlarca tespit edilmesi hâlinde belgenin/beyanın ait olduğu baskıya hazır nüsha veya nüshalara ait Kurul Kararı iptal edilir. İlgili başvuru sahiplerinin başvuruları iki yıl süreyle kabul edilmez." şeklinde düzenlenmiştir.Öğrencilere dersin amaçları çerçevesinde bilgiler vermek ve onları eğitmek amacıyla ders kitaplarının basılması, serbest basıma bırakılan kitapların seçilmesi ve nitelikleriyle satış fiyatlarının belirlenmesi yetkisi Milli Eğitim Bakanlığı’na bırakılmıştır. Bakanlık, gerektiği takdirde okul kitabı yazdırmak, bastırmak ve değiştirmek hakkına sahiptir.Başvuru sahibi, ders kitabını hazırlayan hizmet birimi (Bakanlık birimi) olabileceği gibi, yayınevi de olabilmektedir. Yayınevleri, yayınlanması amacıyla Bakanlığa yapılan ders kitabı başvurularında sadece aracı konumda olmayıp; ders kitabının içeriğinden de sorumlu olmaktadır. Kaldı ki, madde uyarınca doğrudan gerçeğe aykırı olduğu tespiti ile yetinilmemekte, tespitin adli/idari makamlar tarafından yapılması şartı aranmaktadır. Bu kapsamda, ders kitaplarının önemi göz önüne alındığında, herhangi bir belgenin veya yazılı beyanın gerçek dışı olduğunun idari ve/veya adli makamlarca tespit edilmesi hâlinde başvuru sahibi olarak kabul edilen yayınevlerinin başvurularının iki yıl süreyle kabul edilmemesine ilişkin düzenlemenin, kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda, objektif esaslara göre düzenlendiği, hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.11. maddesinde düzenlenen “3 ay” ibaresinin incelenmesi;12/09/2012 tarihli ve 28409 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan mülga Millî Eğitim Bakanlığı Ders Kitapları ve Eğitim Araçları Yönetmeliği'nin "Taslak ders kitaplarının Başkanlığa teslimi" başlıklı 11. maddesi "Eğitim ve öğretim programı doğrultusunda ilgili hizmet birimi veya yayınevince hazırlanan taslak ders kitapları için inceletme yılda iki dönemde yapılır. Birinci başvuru dönemi için başvurular 16 Ocak veya takip eden işgününde başlar, 1 Şubat veya takip eden işgünü mesai bitiminde sona erer. İkinci başvuru dönemi için başvurular 16 Temmuz veya takip eden işgününde başlar, 1 Ağustos veya takip eden işgünü mesai bitiminde sona erer. Ancak, ders kitabının yeniden yazılmasını gerektiren eğitim ve öğretim programı değişikliklerinde taslak ders kitaplarının Başkanlığa ilk başvurusunun kabul ve duyurusuna dair takvim ilgili Kurul kararında belirtilir." şeklinde iken; dava konusu Yönetmelik ile "Başvurusu alınacak taslak ders kitaplarının türü, alanı, seviyesi ve temin usulü Başkanlıkça duyurulur. Duyuruda taslak ders kitabının başvuru, inceleme, değerlendirme, değerlendirme sonuçlarının ilanı ve diğer iş ve işlemlerin sağlıklı biçimde yürütülmesi için 28 inci maddenin birinci fıkrası çerçevesinde makul bir süreye yer verilir. Duyuru Başkanlıkça başvuru tarihinden en az üç ay önce yapılır." şeklinde düzenlenmiştir.Milli Eğitim Bakanlığı’nca okutulması kararlaştırılan ders kitaplarının listesi her ders yılı başında genelgeyle Tebliğler Dergisi’nde yayınlanmaktadır. Yönetmelik uyarınca ders kitaplarının uygunluk süresi, Kurul kararında belirtilen öğretim yılından itibaren beş öğretim yılıdır. Buna göre; herhangi bir öğretim programı değişikliği olmadığı sürece okutulması uygun bulunan ders kitaplarının beş eğitim öğretim yılı boyunca geçerliliğini sürdürdüğü, Tebliğler Dergisi incelenerek bir sonraki öğretim yılı için hangi alanlarda taslak ders kitabına ihtiyaç olduğunun belirlenebileceği, dolayısıyla hazırlık sürecinin 3 ay ile sınırlı olmadığı anlaşıldığından, dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.12. maddesinin 2. fıkrasının (d) bendinin ve 29. maddesinin 3. fıkrasının incelenmesi;Dava konusu Yönetmeliğin "Taslak ders kitaplarının teslimi ve ön inceleme başvurusunda istenecek belgeler" başlıklı 12. maddesinin 2. fıkrasında, taslak ders kitaplarının elektronik ortamda Başkanlığa teslimi sırasında taslak ders kitabında kullanılacak eserlerin telifleriyle ilgili muvafakatnamelerin de teslim edileceği; "Hazırlama hükümlerine uyma zorunluluğu" başlıklı 29. maddesinin 3. fıkrasında, ders kitaplarında kullanılacak bütün eserlerin telif haklarının kullanımıyla ilgili tüm muvafakatnamelerin başvuru sahibi tarafından Başkanlığa teslim edileceği hüküm altına alınmıştır.Yaratıcı bir eserin yazarı, eseri yarattığı anda otomatik olarak telif hakkına sahip olur. Ülkemizde telif hakları, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’yla düzenlenmiştir. Bu yasaya göre, telif hakkı ile korunan eserlerin hak sahiplerinden izin alınmadan kullanılabilmesi, istisnai durumlar dışında, mümkün değildir.Türk Dil Kurumu'na göre muvafakat; uygun görme, onama, kabul etme anlamlarına gelmektedir. Muvafakatname ise, muvafakat belgesidir. Dava konusu düzenleme ile, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca izin alınması gereken ve taslak ders kitabında kullanılan eserler için eser sahibinden muvafakatnamenin sunulması gerektiği belirlenmiştir. Bu düzenleme ile, eser sahibi ile birlikte başvuru sahiplerinin de telif hakkı ihlali nedeniyle mağduriyetlerinin önlenmesinin amaçlandığı anlaşıldığından düzenlemede hukuka aykırılık bulunmamaktadır.12. maddesinin 5. fıkrasının (c) bendinin incelenmesi;Dava konusu Yönetmeliğin 12. maddesinin 5. fıkrasının (c) bendinde, Kurul kararıyla kabul edilen özel sektöre ait ders kitaplarının elektronik eğitim içeriklerinin, toplam öğrenme mimarisi güncel belirtim ve standartlarına uygun olarak kararı takip eden 30 gün içerisinde Başkanlığa teslim edileceği düzenlenmiştir.Davacı dernek tarafından, elektronik eğitim içeriklerinin belirli olmadığı, bilinmeyen içeriklerin 30 gün içinde tesliminin istenildiği iddia edilmektedir.Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı tarafından, 07/12/2022 tarihinde "Elektronik Eğitim İçerikleri: Genel Bakış" kitabı hazırlanmıştır. Buna göre "e-içerik; internet ya da diğer elektronik bilgi ve iletişim teknolojileri kullanılarak sunulan içerik, konu ya da fikirler olarak tanımlanabilir. Khot (2019) e-içeriği elektronik araçlar sayesinde çeşitli iletişim ağları üzerinden ya da internet kullanılarak iletilen bilgi veya içerik olarak tanımlamıştır. Bu çalışma boyunca ele alınan e-içeriklerin elektronik olmalarının yanı sıra en önemli özelliği, öğrenme ortamlarında kullanılmak üzere geliştirilmiş yani eğitsel olmalarıdır. E-içerik ile kastedilen elektronik eğitim içeriğidir. Özcan ve Yavuz (2020) e-içeriği bilişim teknolojileri ile yazı, ses, video, animasyon ya da resim kullanılarak geliştirilen ve çeşitli öğrenme ortamlarında kullanılabilen dijital kaynaklar olarak tanımlamıştır."İdareler düzenleyici işlem tesis ederken kendilerine Anayasa ve yasalarla çizilen çerçeve içinde takdir hakkına sahip oldukları açıktır. Bu kapsamda elektronik eğitim içerikleri ifadesi ile bir çerçeve belirtildiği, sunulacak ders kitabında kullanılacak elektronik içeriğe göre başvuruculara serbesti tanındığı görüldüğünden, düzenlemede hukuka aykırılık bulunmamıştır.16. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen “yüzde ellisi kesilerek kalan miktarı” ibaresinin incelenmesi;12/09/2012 tarihli ve 28409 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan mülga Millî Eğitim Bakanlığı Ders Kitapları ve Eğitim Araçları Yönetmeliği'nin "İnceletme talebinden vazgeçilmesi" başlıklı 16. maddesinde, "Ön inceleme sonucunda, panel değerlendirme sürecine alınması uygun görülmeyen eserler için döner sermaye işletmesi hesabına yatırılmış olan ücretin yüzde onunun kesilerek kalan miktarın başvuru sahibine iade edileceği" düzenlenmişken; dava konusu Yönetmelik ile, bu oran "ücretin yüzde ellisi" olarak düzenlenmiştir.Milli Eğitim Temel Kanunu'nun "Okullarda okutulacak kitapların tespiti ve ücret ödenmesi" başlıklı 55. maddesinde, "Millî Eğitim Bakanlığınca hazırlanacak veya hazırlatılacak kitaplar ile eğitim araç ve gereçlerini hazırlama, inceleme ve redaksiyonunda görevlendirilenlere ücret ödeneceği, özel kesimce hazırlanan ve okullarda ders kitabı olarak okutulmak üzere Millî Eğitim Bakanlığına gönderilen eserlerin ücret karşılığı inceleneceği, ders kitaplarının kabulü, uygunluk süresi, telif hakkı ve ücretlerle ilgili esaslar; inceleme işlemleri ve alınacak inceleme ücreti miktarı; Millî Eğitim Bakanlığınca incelettirilecek eserler için ödenecek ücret miktarı; ders kitaplarının hazırlanması ve incelenmesinde aranacak kriterler ile ders kitabı üreten yayın evlerinde aranacak kriterler; ders kitabı dışındaki diğer kitap ve eğitim araçlarının kullanımı ve bunlardan hangileri için inceleme ücreti alınacağı ve ödeneceği ile ilgili esas ve usullerin Millî Eğitim Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği" hüküm altına alınmıştır.Normlar hiyerarşisi sistemine göre hukuk düzeninde, alt düzeydeki normların, yürürlüklerini üst düzeydeki normlardan aldığı kuşkusuzdur. Normlar hiyerarşisinin en üstünde Anayasa bulunmakta, daha sonra gelen kanunlar ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleri düzenleme yetkisini Anayasa'dan, yönetmelikler ise kanun ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinden almaktadır. Dolayısıyla; bir normun, kendisinden daha üst konumda bulunan ve dayanağını oluşturan bir norma aykırı veya bunu değiştirici nitelikte bir hüküm getirmesi mümkün bulunmamaktadır.İdarelerin yönetmelik ve daha alt düzenleyici işlemler ile düzenleme yetkisi, yasama organının çizdiği sınırlar içinde, başta Anayasa olmak üzere üst hukuk normlarına aykırı olmamak kayıt ve şartına bağlı olarak gerçekleşebilir. Öğretide de türevsel bir yetki olarak kabul edilen idarelerin düzenleme yetkisinin, üst normlarla getirilen hükümleri kısıtlayacak bir şekilde kullanılamayacağı idare hukukunun en temel prensiplerindendir.Mevzuat yapma tekniği açısından da, idarenin kanunla kendisine verilmiş olan görevleri idari metinlerle düzenlerken, bu görevlerin gerektirdiği teknik detayların belirlenmesi noktasında da takdir hakkına sahip olduğu, bu takdir hakkının kamu yararı ve kamu düzenine uygun olarak kullanılması gerektiği tartışmasızdır.Yönetmeliğin 13. maddesinin incelenmesinden; Başkanlıkça taslak ders kitaplarının inceletme ücretinin tam yatırılıp yatırılmadığı, başvuruların, bu Yönetmelik hükümlerine göre yapılıp yapılmadığı, taslak ders kitabının 8 inci maddenin on birinci fıkrasının (a) bendi ile aynı maddenin on üçüncü fıkrasında yer alan şartları taşıyıp taşımadığı, taslak ders kitabının hazırlanmasında görev alan kişilerin belirtilen nitelikleri taşıyıp taşımadıkları, ders kitaplarına ait elektronik eğitim içeriklerinin kitap ya da kılavuz kitap ekinde bulunup bulunmadığı, takım hâlinde hazırlanması gereken taslak ders kitapları için bu hususa uyup uymadığı, yönlerinden ön incelemeye tabi tutulacağı, ön inceleme sürecinin Başkanlıkça görevlendirilecek personel tarafından yürütüleceği anlaşılmaktadır.Dava konusu düzenlemenin, ön inceleme aşamasını gerçekleştiren kişilere emeklerinin karşılığının verilmesi amacını taşıdığı, üst hukuk normlarına aykırılık taşımadığı, takdir hakkının kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanıldığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.29. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen “ve geri ödeme yapılmaksızın” ibaresinin incelenmesi;Dava konusu maddede, "Ders kitaplarının yazım ve hazırlanmasında görevlendirilecek kişiler ile başvuru sahiplerinin şartlarının bu Yönetmelik hükümlerine uymadığının tespiti durumunda taslak ders kitapları incelenmez ve geri ödeme yapılmaksızın iade edilir." kuralı düzenlenmiştir.Davacı tarafından ilgili maddenin, Yönetmeliğin 16. maddesinin 3. fıkrası ile çelişki oluşturduğu iddia edilmektedir.Yönetmeliğin bütün olarak değerlendirilmesinden; ön inceleme aşaması Kurul tarafından uygun bulunan taslak ders kitapları için panel değerlendirme sürecinin başlatılacağı, taslak ders kitapları ile milletlerarası özel öğretim kurumları ve yabancılar tarafından açılmış özel okulların ders kitaplarını inceleyen paneliste belirlenen tutarda ödeme yapılacağı, her bir panelin; alan eğitimcileri/uzmanları ile dil inceleme ve tasarım inceleme uzmanlarından oluşacağı, panelde en az beş, en çok sekiz üyenin bulunacağı, panel raporunun Kurula sunulacağı, Kurulun, panel raporu ile puanlama sonuçlarını karara bağlayacağı anlaşılmaktadır.Dava konusu düzenlemenin ders kitabı inceleme sürecinin tüm aşamalarının tamamlanması sonrasında uygun bulunmaması üzerine, başvuru ücretinin geri ödenmeyeceğini hüküm altına aldığı, “Kitap İnceleme Görevi” adı altında verilecek görev için panelistlere bir dizi eğitim verildiği, inceleme sonunda da bir ücretin ödendiği, davalı idarece yapılan düzenlemenin üst hukuk normlarına aykırılık taşımadığı, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.31. maddesinin 2. fıkrasının incelenmesi;Dava konusu "Yazar veya yayınevi değişikliği, intihal ve benzerlik" başlıklı maddede, "Kurulca kabul edilmiş bir ders kitabının veya incelenmek ve değerlendirilmek üzere başvurusu yapılmış bir taslak ders kitabının; aynı veya farklı bir adla, aslında bir değişiklik olmadan veya standart olarak kabul edilen tanımlar, şekiller ve işlemleri içeren bilgiler haricinde belirli bir bölümünde yahut bir kısmında değişiklik olmadan, aynı veya farklı bir başvuru sahibi tarafından sunulması hâlinde; söz konusu kitap için daha önce yapılmış başvurular ve varsa onaylar dâhil olmak üzere her iki başvuru da iptal edilir. Bu durumdaki; a) Başvuru sahiplerinin ceza aldığı ders kitabının aynı alan ve sınıf düzeyindeki taslak ders kitabı başvuruları beş yıl süre ile kabul edilmez.b) Onayı veya başvurusu iptal edilen kitaplar beş yıl süre tamamlanmadan başka bir başvuru sahibi adına, aynı yazar veya başka bir yazar adına inceleme ve değerlendirme için Başkanlığa sunulamaz. c) Onayı veya başvurusu iptal edilen kitabın veya taslak kitabın yazarının beş yıl süre ile yazarı veya yazarlarından biri olduğu tespit edilen taslak ders kitabı inceleme ve değerlendirmeye alınmaz." kuralı yer almıştır.Milli Eğitim Bakanlığı Ders Kitapları ve Eğitim Araçları Yönetmeliğinin bir bütün olarak değerlendirilmesinden; ders kitabını hazırlayan hizmet biriminin veya yayınevinin başvuru sahibi olarak taslak ders kitabını elektronik ortamda, Talim Terbiye Kurulu Başkanlığına teslim edeceği; taslak ders kitabı ile diğer eğitim araç- gereçlerini incelemek ve değerlendirmek üzere panelist adı verilen, alan eğitimcisi/uzmanı, görsel tasarım uzmanı veya dil uzmanlarından oluşan panellerin belirleneceği, panelistler tarafından hazırlanan raporların panellerde müzakere edilerek, oylama yapılacağı ve oylama sonrası Talim Terbiye Kuruluna sunulmak üzere tüm panelistler ve moderatör tarafından imzalanan panel raporu hazırlanacağı; panel raporunda puanlamaya esas teşkil eden gerekçelerin somut olarak ifade edileceği ve Kurulun panel raporu ile puanlama sonuçlarını karara bağlayacağı, son aşamada Kurulca kabul edilen ders kitaplarının yayımlanacağı anlaşılmıştır.Yönetmeliğin 31. maddesinin davaya konu 2. fıkrası gereği; Talim Terbiye Kurulunca kabul edilmiş bir ders kitabı veya incelenmek ve değerlendirilmek üzere başvurusu yapılmış taslak ders kitabının, aynı adla veya farklı bir adla esasta bir değişiklik olmadan veya standart olarak kabul edilen tanımlar, şekiller ve işlemleri içeren bilgiler haricinde belirli bir bölümünde ya da kısmında değişiklik olmadan aynı yayınevi veya başka bir yayınevi tarafından sunulması hâlinde, söz konusu kitap için daha önce yapılmış başvurular ve varsa onaylar dâhil olmak üzere, iki farklı yayınevi adına başvuru yapılmış ise her iki başvurunun da iptal edileceği ve bu kapsamda onayı veya başvurusu iptal edilen kitabın veya taslak kitabın yazarının beş yıl süre ile yazarı veya yazarlarından biri olduğu hiçbir taslak ders kitabı veya eğitim aracının inceleme ve değerlendirmeye alınmayacağı açıktır.Bu eksende; davaya konu düzenlemede, Talim Terbiye Kurulunca kabul edilmiş bir ders kitabı veya incelenmek ve değerlendirilmek üzere başvurusu yapılmış taslak ders kitabında esasta değişiklik olmadan yeniden Talim Terbiye Kurulunun incelemesine sunulmasının engellenmesi, ders kitaplarının hazırlanmasında, tekrarların meydana gelmemesi ve intihal yapılmasının önlenmesi amacının bulunduğu anlaşılmış olup; üst hukuk normlarına ve akademik hizmet gereklerine uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.31. maddesinin 3. fıkrasının incelenmesi;Dava konusu maddede, telif hakkını ihlal edenlerin, Başkanlığa beş yıl süreyle herhangi bir kitap başvurusunda bulunamayacağı belirtilmiştir.Telif hakkı, kişinin her türlü fikri emeği ile meydana getirdiği ürünler üzerinde hukuken sağlanan haklardır. Telif Hakkının doğması için tescile gerek yoktur. Fikir ve sanat eserleri üzerindeki haklar eserin üretilmesiyle birlikte doğar.Telif hakkı sahibinin izni ve bilgisi olmaksızın, eserinin kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması ya da izin gerektirecek şekilde görüntülenmesi, bazı çalışmalarda kullanılmasına telif hakkı ihlali olarak adlandırılmaktadır. Telif hakkı ihlali durumunda, eser sahibi Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 66 vd. maddeleri gereği suç duyurusunda bulunabileceği gibi hukuk davası da açabilmektedir.Hukuki güvenlik ile belirlilik ilkeleri, hukuk devletinin ön koşullarındandır. Kişilerin hukuki güvenliğini sağlamayı amaçlayan hukuki güvenlik ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde Devlete güven duyabilmesini, Devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. Belirlilik ilkesi ise yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olmasını, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesini ifade etmektedir.Her ne kadar dava konusu düzenlemenin takdir hakkı kapsamında, ders kitaplarının hazırlanmasında telif hakkı ihlali yapılmasının önlenmesi amacıyla getirildiği anlaşılmakta ise de; söz konusu ihlalin bir mahkeme tarafından tespit olmadan uygulanacak olması hatalı değerlendirmelerin yapılması ihtimalini de beraberinde getirmektedir. Bu kapsamda, telif hakkı ihlalinin nasıl tespit edileceği, hangi durumlarda telif hakkı ihlalinin varlığına karar verileceği, kesinleşmiş bir mahkeme kararının aranıp aranmayacağı hususlarının belirli olmadığı, bu haliyle düzenlemenin yukarıda ifade edilen hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerine aykırılık oluşturduğu anlaşılmaktadır.32. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen “ile okutulacak diğer eğitim araçları” ibaresinin incelenmesi;"Öğrencilere aldırılmayacak kitaplar" başlıklı dava konusu madde, "Başkanlık tarafından belirlenmeyen ders kitapları ile okutulacak diğer eğitim araçları öğrencilere aldırılmaz." kuralını düzenlemektedir.Davacı tarafından, Bakanlığın hangi kitaplara izin vereceği, hangilerine izin vermeyeceğinin belirsiz olduğu iddia edilmektedir.Dava devam ederken davalı idarece 15/10/2024 tarih ve 32693 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Yönetmelik değişikliği ile değişiklik yapılarak, madde, "Başkanlıkça incelenmeyen yardımcı kitaplar ile milletlerarası özel öğretim kurumları ve yabancılar tarafından açılmış özel okulların ders kitapları öğrencilere okutulamaz." şeklinde düzenlenmiştir.Dava konusu değişiklikle iptali istenilen "ile okutulacak diğer eğitim araçları" ibaresinin yürürlükten kaldırıldığı görüldüğünden, ilgili kısım hakkında karar verilmesine hukuken olanak bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.33. maddesinin incelenmesi;12/09/2012 tarihli ve 28409 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan mülga Millî Eğitim Bakanlığı Ders Kitapları ve Eğitim Araçları Yönetmeliği'nin "Kitapların uygunluk kararının iptali" başlıklı 38. maddesi "Ders kitaplarında, ders kitabı olarak kabul edildiğine dair Kurul kararı olmadığı hâlde, bu karar varmış gibi yanlış veya yanıltıcı beyanda bulunan, veya intihal yapan yayınevi hakkında suç duyurusunda bulunulur. Suçu mahkeme kararı ile sabitlenen yayınevinin suç ile ilgili ders kitabına ait Kurul kararı iptal edilir ve diğer taslak ders kitapları ile ilgili başvuruları 3 yıl süreyle kabul edilmez." şeklinde düzenlenmişken; dava konusu "Ders kitaplarının uygunluk kararının iptali" başlıklı 33. madde, "(1) Taslak ders kitabının inceleme sürecinin herhangi bir aşamasında veya ders kitabı olarak kabul edildikten sonra Kurul kararı olmadığı hâlde; bu karar varmış gibi yanlış veya yanıltıcı beyanda bulunan, telif hakkı ihlalinde bulunan veya intihal yapan başvuru sahibi ve kitabın hazırlanmasında görev alanlar hakkında suç duyurusunda bulunulur. Suçu mahkeme kararı ile sabit olan başvuru sahibi ve kitabın hazırlanmasında görev alanların işlediği suç ile ilgili ders kitabına ait Kurul kararı iptal edilir ve diğer taslak ders kitapları ile ilgili başvuruları beş yıl süreyle kabul edilmez. (2) Ders kitabı olarak kabul edilen ve 5 inci maddeye aykırılığı veya takma ad kullandığı sonradan tespit edilen kitaplara ait Kurul kararı iptal edilir ve bu durumda oluşacak zarar kamu yararı gözetilerek başvuru sahibine ödettirilir." şeklinde düzenlenmiştir.Davacı tarafından, ‘suçu mahkeme kararı ile sabit olan başvuru sahibi ve kitabın hazırlanmasında görev alanların’ ibaresindeki ‘ve’ kelimesinin ‘veya’ olarak değiştirilmesi gerektiği, yayınevi veya başvurucunun bilmediği yada suçu olmadığı bir konuda cezalandırıldığı iddia edilmektedir.Mülga Yönetmelikte, yanlış veya yanıltıcı beyanda bulunulması, veya intihal yapılması halinde sadece yayınevleri sorumlu tutulmaktayken; dava konusu Yönetmelik ile sorumluğun yayınevi ve kitabın hazırlanmasında görev alanlar olarak genişletildiği görülmektedir.Bununla birlikte masumiyet karinesi uyarınca, bir kişinin suçlu olarak nitelendirilebilmesi ve hakkında ceza hukukunun alanına giren yaptırımların uygulanabilmesi, kesin hükümle mahkûm olmasına bağlıdır. Dava konusu Yönetmelik kapsamında verilen, Kurul kararının iptali ve diğer taslak ders kitapları ile ilgili başvuruların beş yıl süreyle kabul edilmemesi, bir ceza olarak düzenlenmemiştir. Öte yandan Kurul kararının iptali ve diğer taslak ders kitapları ile ilgili başvuruların beş yıl süreyle kabul edilmemesinin idari bir yaptırım olarak değil, geçici bir idari tedbir olarak düzenlendiği görülmektedir. Bu tedbir oluşacak kamu zararının önlenmesi amacına yöneliktir.Kamu hizmetinin etkin ve verimli şekilde yürütülebilmesi için gerekli önlemleri almakla yükümlü olan idareler, değişen koşullara ve oluşan hizmet ihtiyacına göre normlar hiyerarşisine aykırı olmayacak şekilde, hizmette etkinliğin sağlanması için gerekli önlemleri alma, bu kapsamda mevzuat değişikliği yapma hususunda da takdir yetkisine sahiptirler.Dava konusu düzenlemede hukukun genel ilkelerine herhangi bir aykırılık bulunmadığı gibi Talim Terbiye Kurulu'nca kabul edilmiş bir ders kitabı veya incelenmek ve değerlendirilmek üzere başvurusu yapılmış taslak ders kitabında yanlış veya yanıltıcı beyanda bulunulmasının engellenmesi, ders kitaplarının hazırlanmasında tekrarların meydana gelmemesi ve intihal yapılmasının önlenmesi amacının bulunduğu anlaşıldığından düzenlemenin üst hukuk normlarına ve akademik hizmet gereklerine uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen “veya haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması, terör örgütlerine ya da Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmaması” ibaresi, 5. maddesinin 2. fıkrası, 11. maddesinde düzenlenen “3 ay” ibaresi, 12. maddesinin 5. fıkrasının (c) bendi, 16. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen “yüzde ellisi kesilerek kalan miktarı” ibaresi, 29. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen “ve geri ödeme yapılmaksızın” ibaresi, 31. maddesinin 2. fıkrası ve 33. maddesi yönünden DAVANIN REDDİNE oybirliği ile,2. Dava konusu Yönetmeliğin 12. maddesinin 2. fıkrasının (d) bendi ve 29. maddesinin 3. fıkrası yönünden DAVANIN REDDİNE oyçokluğu ile,3. Dava konusu Yönetmeliğin 31. maddesinin 3. fıkrasının İPTALİNE oyçokluğu ile,4. Dava konusu Yönetmeliğin 32. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen “ile okutulacak diğer eğitim araçları” ibaresi yönünden dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA oybirliği ile,5. Dava kısmen iptal, kısmen ret, kısmen karar verilmesine yer olmadığı ile sonuçlandığından, aşağıda dökümü yapılan ... TL yargılama giderinin haklılık oranına göre...TL kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, kalan... TL'sinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,6. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,7. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,8. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,9. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere,17/06/2025 tarihinde karar verildi.KARŞI OY
:(X)- Dava konusu Yönetmeliğin 31. maddesinin 3. fıkrası ile, telif hakkını ihlal edenlerin, Başkanlığa beş yıl süreyle herhangi bir kitap başvurusunda bulunamayacağı düzenlenmiştir.Telif hakkı, eser sahibine eserini çoğaltma, satma ve yayma gibi haklar sunar. Aynı zamanda, eser sahibinin izni olmadan kullanılmasını engeller.Telif hakkı ihlalinin önlenmesi bakımından idarece yapılacak tespit üzerine Başkanlığa beş yıl süreyle herhangi bir kitap başvurusunda bulunulmaması etkili ve ölçülü bir araçtır. Tedbir işlemine karşı Anayasa’nın 125. maddesi uyarınca idari yargı yoluna başvurulması ve açık bir hukuka aykırılığın bulunduğu hâllerde yargı mercilerince yürütmenin durdurulmasına karar verilebilmesi de mümkündür.Dava konusu düzenlemenin, eser sahibinin izni olmadan eserinin kopyalanması, kullanılması veya dağıtılmasının önlenmesi konusunda ölçülü bir caydırıcılık sağladığı üst hukuk normlarına aykırılık taşımadığı, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu gerekçesiyle bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyoruz.KARŞI OY
:(XX)- Dava, 14/10/2021 tarih ve 31628 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Ders Kitapları ve Eğitim Araçları Yönetmeliği'nin; 5. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen “veya haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması, terör örgütlerine ya da Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmaması” ibaresinin, 5. maddesinin 2. fıkrasının, 11. maddesinde düzenlenen “3 ay” ibaresinin,12. maddesinin 2. fıkrasının (d) bendinin,12. maddesinin 5. fıkrasının (c) bendinin, 16. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen “yüzde ellisi kesilerek kalan miktarı” ibaresinin, 29. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen “ve geri ödeme yapılmaksızın” ibaresinin, 29. maddesinin 3. fıkrasının, 31. maddesinin 2. ve 3. fıkrasının, 32. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen “ile okutulacak diğer eğitim araçları” ibaresinin ve 33. maddesinin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.Dava konusu Yönetmeliğin "Taslak ders kitaplarının teslimi ve ön inceleme başvurusunda istenecek belgeler" başlıklı 12. maddesinin 2. fıkrasında, taslak ders kitaplarının elektronik ortamda Başkanlığa teslimi sırasında taslak ders kitabında kullanılacak eserlerin telifleriyle ilgili muvafakatnamelerin de teslim edileceği; "Hazırlama hükümlerine uyma zorunluluğu" başlıklı 29. maddesinin 3. fıkrasında, ders kitaplarında kullanılacak bütün eserlerin telif haklarının kullanımıyla ilgili tüm muvafakatnamelerin başvuru sahibi tarafından Başkanlığa teslim edileceği, hüküm altına alınmıştır.İdarelerin işlem tesis ederken kendilerine Anayasa ve yasalarla çizilen çerçeve içinde takdir hakkına sahip oldukları açıktır. Ancak bu takdir hakkı, serbestçe kullanılanabilecek bir keyfiyeti ifade etmeyip, kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından hukuka uygun olarak temellendirilmiş olgularla desteklenmelidir.Dava konusu maddelerde taslak ders kitabında kullanılacak hangi eserler için muvafakatname isteneceğinin belirli olmadığı, kullanılan tüm eser, alıntı, kaynak, yazılı veya görsel unsur için muvafakatname alınacağı anlamına ulaşıldığı, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nda izin gerektirmeyen kullanımların istisna tutulduğu, sahibine ulaşılamayan eserler için muvafakatin nasıl alınacağının veya bu konuda muvafakate ihtiyaç olup olmadığının belirli olmadığı gerekçesiyle ilgili maddelerin iptaline karar verilmesi düşüncesiyle çoğunluk kararına katılmıyorum.