Silahlı terör örgütüne üyelik suçunda tanık dinleme usulü ve ankesörlü arama kayıtlarının eksik incelenmesi nedeniyle mahkumiyet kararı.
Özet: Yargıtay, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet kararını, suçun sübutu açısından belirleyici delil niteliğindeki tanıkların sanık huzurunda doğrudan dinlenmemesi veya yasal usullere uygun olarak ifadelerinin alınmaması, ayrıca ankesörlü/sabit hatlarla yapılan görüşmelerle ilgili HTS kayıtlarının İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı veri havuzundan eksiksiz getirtilerek arama sayısı, periyodikliği, süreleri ve ardışık aranan kişilerin kimlikleri ile HTS-baz istasyonu bağlantıları gibi hususlarda uzman bilirkişi incelemesi yaptırılmaması ve bu kişilerin ifadelerine başvurulmaması gibi eksik araştırma ve usul hataları nedeniyle bozmuştur.

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: 2021/126 E., 2021/2031 K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Eskişehir 2. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: 2020/221 E., 2021/17 K.SUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM
: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;1. Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tanıklar ... T., ... Y.'nin doğrudan aleni duruşmadasanığın huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek hüküm verilmesi,2. Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 esas, 2019/6842 karar sayılı ilamında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere; asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı" hususu gözetilerek;Ülke genelinde ankesörlü/kontörlü sabit hatlarla yapılan görüşmelerle ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2017/164168 soruşturma sayılı dosyasında oluşturulan ankesörlü/sabit büfe HTS veri havuzunun 81 ildeki Emniyet Müdürlüğü TEM şube müdürlüklerince sorgulama yapılabilecek şekilde ankesör/büfe raporlama modülü ... programı üzerinden kullanıma açıldığının belirtilmesi karşısında, sanık ile ilgili ... programı üzerinden sorgulama yapılarak, görev yaptığı yerlerde varsa ardışık ve tekil arama kayıtlarının yeniden talep edilerek getirtilmesi sonrasında sanığın HTS kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda "gerçekleştirilen arama sayısı, aramaların ardışık ya da periyodik olup olmadığı, aramaların gerçekleştirildiği saatler, konuşma süreleri, sanığın farklı ankesörlü telefonlardan aranıp aranmadığı, ardışık aramaya dahil olan şahısların aynı kuvvete mensup ve aynı rütbede olup olmadıkları, aramaları gizlemek için herhangi bir şifreleme yönteminin kullanılıp kullanılmadığı" hususlarını gösterir bir analiz inceleme ve tespit raporunun düzenlettirilmesi, ayrıca, sanığın sabit/ankesörlü telefonlardan arandığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ilk arama tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ardışık arama kayıtlarında geçen kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının, yine aynı baz istasyonundan sinyal alıp almadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, sanık ile birlikte ardışık arandığı tespit edilen kişiler hakkında herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı araştırılarak varsa bu kişilerden daha önce tüm aşama ifadeleri getirtilmeyenlerin tüm aşama ifadeleri celp edilip mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,3. Talimat mahkemesi aracılığıyla dinlenen tanıklar ...K., ... K., .... G., ... Y., ... ... A.,... M., ... K., ... G.'nin doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenilmeleri gerektiğinin gözetilmemesi,4. Hükümden sonra dosyaya gelen Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.02.2022 tarihli 2021/21 ceza dava dosyası sayılı yazısı ve eklerinin, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 10.01.2023 tarih, 2021/3153 CBS soruşturma dosyası sayılı yazısı ve eklerinin, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 06.08.2024 tarih, 2024/1058 ihbar dosya, 2024/1046 karar no.lu soruşturmaya yer olmadığına dair karar ve eklerinin 5271 sayılı CMK'nın 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması lüzumu,5. Maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut bilgi olup olmadığının araştırılması, elde edilecek tüm delillerin, 5271 sayılı CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması, var ise beyanda bulunan şahısların da usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenmeleri sağlandıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerle hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.