Ticari itibarın zedelendiği iddiasıyla internet haberine karşı açılan manevi tazminat davasının, basın ve ifade özgürlüğü sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle reddedilmesi.
Özet: Davacı şirket, internet sitesindeki haberin ticari itibarını zedelediğini, gerçek dışı ve manipülatif olduğunu ileri sürerek manevi tazminat talep etmiş; ancak ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi, haberin güncel bir konuya ilişkin olduğu, görünür gerçekliğe uygunluğu, basın ve ifade özgürlüğü kapsamında kamu yararı taşıdığı, özle biçim arasındaki dengenin korunduğu gerekçeleriyle davayı reddetmiştir. Yüksek mahkeme de bu kararı onaylayarak, haberin gazetecilik tekniğine uygun, eleştiri sınırları içinde ve kişilik haklarına saldırı oluşturmadığını belirtip davacı vekilinin temyiz taleplerini geri çevirmiştir.
4. Hukuk Dairesi         2025/9937 E.  ,  2026/5449 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI
: 2023/42 11... /2074 Karar
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bakırköy 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: 2021/4 18... /619 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 05.10.2021 tarihinde davalının imtiyaz sahibi olduğu https://www.....com isimli internet sitesinde yapılan haber nedeniyle müvekkili şirketin ticari itibarının zarar gördüğünü, haberin kamuoyunda manipülasyon yaratmak amacıyla kaleme alındığını, gerçek dışı yayın nedeniyle müvekkili tüzel kişiliğin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, manevi zarara uğradığını belirterek 0,03 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini ve kararın yayınlanmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kaynak gösterilerek dava konusu haberin yapıldığını, ekleme ve yorum katılmaksızın kamuoyunun bilgisine aktarıldığını, kişilik haklarına bir saldırı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu haberin görünür gerçekliğe uygun olduğu, güncelliğini koruduğu, o anda ve görünürde var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından basının sorumlu tutulmayacağı, dava konusu yayında kullanılan ifadelerin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı; halkın, dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olma hakkının olduğu, basının da bu doğrultuda olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve sorumlu olduğu, haberin de bu ilke kapsamında yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu haberde özle biçim arasındaki dengenin korunduğu, habere yönelik toplumsal ilgi bulunduğu, haberde kullanılan ifadelerin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu yayının gerçek olmadığını, davalı tarafça doğruluğuna dair somut bir delil de sunulmadığını, kamuoyunda manipülasyon ve algı operasyonu yaratmak amacıyla kaleme alındığını, haberde müvekkilinin borca batık olarak gösterildiğini, haberde kamu yararı bulunmadığını, müvekkilinin ticari itibarını zedelemek ve haksız rekabet oluşturmak amacıyla kaleme alındığını, haberin başka bir kaynaktan alınmış olmasının davalının sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını, müvekkilinin ticari itibarının zedelendiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; 05.10.2021 tarihinde https
://www.....com isimli internet sitesinde yapılan haber nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat ve kararın yayınlanması talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; dava konusu haberin yayın tarihinde güncel olan bir konuya ilişkin olduğunun, haberin gazetecilik tekniği gereği okuyucunun ilgisini çekmesi için çarpıcı başlıklara yer verilerek eleştiri sınırları içerisinde kaleme alındığının, yapılmasında kamu yararı bulunduğunun, o anda ve görünürde var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından basının sorumlu tutulmayacağının; haberde yer verilen söz ve ifadelerin, toplumun bilgi edinme ve basının haber verme hakkı kapsamında kaldığının, habere yönelik toplumsal ilginin bulunduğunun, özle biçim arasındaki dengenin korunduğunun; basının, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumlu olduğunun, açıklanan nedenlerle haberde geçen söz ve ifadelerin davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.