Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında bilirkişi raporundaki gelir metodu, birim fiyatı ve objektif değer artışına ilişkin istinaf ve temyiz itirazlarının incelenmesi.
Özet: Davacı idarenin, taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesince belirlenen kamulaştırma bedelinin, hem kamulaştıran idarece yüksek bulunduğu hem de taşınmaz sahiplerince eksik olduğu ve arsa vasfında değerlendirilmediği gerekçeleriyle istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi taşınmazın arazi niteliğine göre gelir metodu, kabul edilen kapitalizasyon faiz oranı ve metrekare birim fiyatının adil ve hakkaniyetli olduğuna kanaat getirerek istinaf başvurularını esastan reddetmiş; bu ret kararı davacı idare tarafından temyiz edilmiştir.

MAHKEMESİ
: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk DairesiSAYISI
: 2023/3935 Esas, 2025/1809 KararKARAR
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: 2022/528 Esas, 2023/589 KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... köyü 1 23... (eski 987) parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar vekili cevap dilekçesinde özetle, taşınmazın gerçek bedelinin belirlenerek faiziyle ödenmesine karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamında hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu, bilirkişilerce tespit edilen taşınmazın metrekare birim fiyatının çok yüksek olduğunu, bedelin fahiş hesaplandığını, üretim giderlerinin düşük gösterildiğini, kapitalizasyon faizi oranını kabul etmediklerini, bilirkişi raporunda tespit edilen, taşınmazın arazi değerine etki eden objektif faktörlerin tarla niteliğinde olan taşınmazların değer tespitinde esas alınan unsurlar ile bağdaşmadığını, bilirkişi raporunun hükme esas alınmasını kabul etmediklerini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle, dava konusu taşınmazın tarla olarak vasıflandırılarak güncel değerinin çok altında değerlemeye tabi tutulduğunu, taşınmazın çevresinin sanayi tesisleri ve fabrikalar ile kaplı olduğunu, taşınmazın arsa vasfında değerlendirilmeyip değerinin altında bedel tespit edilmesinin hatalı olduğunu, yerel mahkemece aldırılan kök rapor ve ek rapor arasında çelişkiler bulunduğunu, bilirkişi raporunda objektif değer artırıcı unsurların dikkate alınmadığını, dava konusu taşınmazın konumunun da objektif değer artışı olarak yansıtılmadığını, objektif değer tablosundaki oranların gerçeği yansıtmadığını, çok düşük tutulduğunu, taşınmazın değerinin emsallerinin çok çok altında tutulduğunu, müvekkillerinin mağduriyetine sebep olduğunu, kamulaştırılma ile ellerine geçen bedellerle kendilerine başka bir yer alamayacaklarını ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre %4 kapitalizasyon faiz oranı ve uygulanan objektif değer artış oranının yerinde olduğu, dava tarihi itibarıyla belirlenen metrekare birim fiyatının adil ve hakkaniyete uygun olduğu anlaşıldığından kamulaştırma bedelinin söz konusu rapora göre tespit edilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalıya ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince dava tarihinden 4 ay sonrasından itibaren karar tarihine kadar faiz işletilmesi gerekirken, dava tarihinden karar tarihine kadar faiz işletilmesi hatalı ise de bu konuda davacı idarenin açık istinafı olmadığından eleştirilmekle yetinilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.C.Gerekçe1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi, tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesi ve dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmesi yerindedir.3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.