Hırsızlık suçundan mahkumiyet hükmünün, istinaf sonrası temyiz aşamasında sanık müdafiinin şüpheden sanık yararlanır itirazı reddedilerek hukuka uygun bulunarak onanması.
Özet: Hırsızlık suçundan mahkumiyetine karar verilen sanık hakkında, ilk derece mahkemesi hükmüne karşı yapılan istinaf başvurusunun bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmesi üzerine, sanık müdafiinin kendi beyanlarının tutarlı, müşteki ifadelerinin çelişkili olduğu, suçun kesin olarak ispatlanamadığı ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat etmesi gerektiği iddialarıyla yaptığı temyiz başvurusunun incelenmesi sonucunda, hükümde herhangi bir hukuka aykırılık veya isabetsizlik bulunmadığı tespit edilerek, istinaf mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu kabul edilmiş ve temyiz istemi reddedilerek hüküm onanmıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: 2022/1717 E., 2023/1951 K.SUÇ
: HırsızlıkHÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onamaİlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin; ''Sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki beyanlarının istikrarlı ve samimi olduğuna, aracın mazot kapağının kilitli olmadığını kolayca açtığını beyan ettiğine, şikâyetçilerin beyanlarının çelişkili olduğuna, aracın mazot kapağının kilit mekanizmasının bozuk veya sağlam olduğunun şüphe içerisinde kaldığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca bir suçtan cezalandırılmanın temel koşulunun suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesine bağlı olduğuna, şüpheli ve aydınlatılamamış olaylar ve iddiaların sanığın aleyhine yorumlanarak hüküm tesis edilemeyeceğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasına'' ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Gülnar Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.