Danıştay, Sosyal Güvenlik Kurumunun kombine ilaç fiyatlandırması duyurusu ve komisyon kararının yerli üreticilere zarar vereceği iddiasıyla açılan iptal davasını inceliyor.
Özet: Bu hukuki metin, bir ilaç firmasının Sosyal Güvenlik Kurumunun kombine ilaçlar için %80 kamu fiyatı hesaplama yöntemini getiren duyurusunun ve ilgili komisyon kararının iptali talebiyle açtığı davayı ele almaktadır; davacı, bu uygulamanın yerli üreticileri zarara uğratacağını, mevcut mevzuata ve rekabet ilkelerine aykırı olduğunu, kamu yararı taşımadığını ve hasta erişimini olumsuz etkileyeceğini iddia ederken, davalı idareler ise kararın bütçe üzerindeki etkileri azaltmak ve ilaca erişimi sağlamak amacıyla uzun bir değerlendirme süreci sonunda alındığını ve davacının hukuki menfaatinin bulunmadığını savunmaktadır.

T.C.
D A N I Ş T A YONUNCU DAİREEsas No
: 2022/4051Karar No
: 2025/5608DAVACI
: ... İlaç ve Kimya San. A.Ş.VEKİLİ
: Av. ...DAVALILAR
: 1- ... Bakanlığı / ANKARAVEKİLİ : Av. ...2- ... Kurumu Başkanlığı / ...VEKİLİ : Av. ...DAVANIN_KONUSU
: Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının resmî internet sitesinde 29/03/2022 tarihinde yayımlanan Kombine İlaçlarla İlgili Duyuru ile anılan duyuruda bahsedilen 08/03/2022 tarihli Olağanüstü İlaç Geri Ödeme Komisyonu kararının iptaline karar verilmesi istenilmektedir.DAVACININ_İDDİALARI
: Davacı tarafından, dava konusu düzenlemeler ile getirilen gerek kamu baz iskonto oranının gerekse kombine ürünlerdeki monoların toplamının %80'i şeklindeki kamu fiyatı hesaplama yönteminin, %15 kâr oranının altında üretim yapan yerli firmaların üretebilirliğini zora sokacağı, dava konusu uygulamanın geri ödeme listesindeki mevcut ürünlerin yeniden fiyatlarının düşürülmesi veya iskontolarının artırılması anlamına geldiği, bu durumun ise Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğine aykırı olduğu, alınan Kararın gerek Sosyal Güvenlik Kurumu gerekse Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun imal ürünleri destekleme politikalarına ters düştüğü, halihazırda devam eden %90/80 uygulamasının eşdeğer grup içerisindeki ürünler için farklılık göstermesi nedeni ile rekabet ilkelerine de aykırı olduğu ve kamuya dolaylı olarak ilave maddi yük getirdiği, öte yandan dava konusu düzenlemenin gerekçesinin olmaması sebebiyle sebep unsuru yönünden de sakat olduğu, Kararın esası gereği orta ve uzun vadede kamu yararı taşımadığı, kaldı ki ilaca erişim noktasında da hastaların mağduriyetlerinin söz konusu olacağı, son dönemde global lojistik ve ham madde sektöründe yaşanan aksaklıklar ile pandemi süreciyle beraber etkisini gösteren finansal problemler dikkate alındığında dava konusu uygulamanın yerli firmalar açısından zararlara sebebiyet vereceği belirtilerek dava konusu düzenlemelerin iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.DAVALILARIN_SAVUNMASI
: Davalı Sağlık Bakanlığı tarafından, dava konusu düzenlemelere ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ulaşan bir görüş talebinin bulunmadığı, ilgili hususun Kurumun da katılım sağladığı Komisyonlarda değerlendirildiği, ayrıca Kurumun görev ve yetkileri kapsamında davaya konu olan ürün gruplarının alternatifleri pazarda bulunmakla birlikte, hastaların ilaca erişimle ilgili herhangi bir sıkıntısı bulunmadığı belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından, davacının iş bu davayı açmada hukuki menfaatinin bulunmadığı, 2012-2014 Ödeme Komisyonu gündeminde yer alan kombine ürün başvurularının, Tıbbi ve Ekonomik Değerlendirme Komisyonunun değerlendirmeleri ile Sağlık Bakanlığı ve Kurum yetkililerinden oluşturulan çalışma ekibi tarafından yapılmış bulunan çalışmalar da dikkate alınarak karar sürecini hızlandırmak ve prensip kararlarının belirlenmesi amacıyla Olağanüstü Ödeme Komisyonu tarafından değerlendirildiği, bu aşamada Sağlık Bakanlığının 23/12/2014 tarihli yazısı ile Sağlık Bakanlığının görüşlerinin alındığı, Komisyonun ilk toplantısını 26/12/2014 tarihinde yaparak çalışmalara başladığı, Komisyon tarafından 29/01/2015 tarihinde kombine ilaç başvurularına ilişkin prensip kararların alındığı, alınan prensip kararlarının 06/04/2015 tarihinde Kurum resmi internet sitesinde yayımlandığı, bu tarih sonrasında kombine ilaçlara ilişkin çalışmaların İlaç Değerlendirme Şubesine devredildiği, bu tarih sonrasında SHFK tarafından yeni alınacak kombine ilaçların bütçeye etkisinin azaltılması amacıyla kombine ilaçların mono formlarının listede yer alması nedeniyle herhangi bir hasta mağduriyeti de oluşmayacağı göz önüne alınarak uygulamadaki %95 oranının %80 olarak uygulanmasına karar verildiği, %80 uygulamasının 28/09/2016 tarihli duyuru ile Kurum internet sitesinden tüm ilgililere duyurulduğu, İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası, Türkiye İlaç Sanayi Derneği ve Araştırmacı İlaç Firmaları Derneğinin kombine ilaçların ağırlıklı olarak yirmi yıllık ve imal ilaçlardan oluşması nedeniyle %80 uygulamasının getireceği düşük fiyatın yerli üretim ve ihracat planları ile piyasada varlıklarını olumsuz etkileyeceği yönünde başvuruları üzerine %80 uygulamasının yürürlük tarihinin 07/10/2016 tarihli ikinci bir duyuru ile 01/01/2017 tarihine kadar ertelendiği, ilaç sektörü temsilcilerinin yazılı görüşleri de dikkate alınarak çalışmaları devam eden Beşeri Tıbbi Ürünlerin Fiyatlandırılması Hakkında Tebliğ değişikliği ile Ocak ayı içerisinde Fiyat Değerlendirme Komisyonu tarafından beşeri tıbbi ürünlerin fiyatlandırılmasında kullanılmak üzere yeniden belirlenecek Avro değerinin ilaç fiyatlarına etkisi görüldükten sonra %80 uygulamasının tekrar değerlendirilmesinin Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunda gündemine getirildiği ve Komisyonun kararı ile %80 uygulamasının yürürlük tarihinin ikinci bir duyuruya kadar ertelendiği, Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu tarafından 02/03/2017 tarihinde yeniden yapılan değerlendirme neticesinde kombine ilaçlara ilişkin alınan kararların 25/03/2017 tarih ve 30018 sayılı Resmi Gazete’de yayımlandığı ve uygulamaya ilişkin belirlenen takvimin Kurum internet sitesinden tüm ilgililere duyurulduğu, belirtilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ
: ...DÜŞÜNCESİ
: Dava konusu düzenlemelerin iptali gerektiği düşünülmektedir.DANIŞTAY SAVCISI
: ...DÜŞÜNCESİ
: Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının resmî internet sitesinde 29/03/2022 tarihinde yayımlanan Kombine İlaçlarla İlgili Duyuru ile anılan duyuruda bahsedilen 08/03/2022 tarihli Olağanüstü İlaç Geri Ödeme Komisyonu kararının iptali istenilmektedir.5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 1. maddesine göre, bu Kanun'un amacı, sosyal sigortalar ile genel sağlık sigortası bakımından kişileri güvence altına almak; bu sigortalardan yararlanacak kişileri ve sağlanacak hakları, bu haklardan yararlanma şartları ile finansman ve karşılanma yöntemlerini belirlemek; sosyal sigortaların ve genel sağlık sigortasının işleyişi ile ilgili usûl ve esasları düzenlemektir.Anılan Kanun'un 63. maddesinde, Kurum tarafından finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri ile bu hizmetlerin süresine dair usul ve esaslara yer verilmiş; ikinci fıkrasında da, Kurumun, finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerinin teşhis ve tedavi yöntemleri ile (f) bendinde belirtilen sağlık hizmetlerinin türlerini, miktarlarını ve kullanım sürelerini, ödeme usul ve esaslarını Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının görüşünü alarak belirlemeye yetkili olduğu, ancak Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının görüşünün alınmasının (f) bendinde belirtilen ortez, protez ve diğer iyileştirici nitelikteki araç ve gereçlerin miktarını, standartlarını, sağlanmasını, uygulanmasını, kullanma sürelerini ve garanti süresi sonrası bakım, onarım ve yenilenmesi hususlarını kapsayacağı; Kurumun, bu amaçla komisyonlar kurabileceği, ulusal ve uluslararası tüzel kişilerle işbirliği yapabileceği, komisyonların çalışma usul ve esaslarının Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Kurumca belirleneceği hükme bağlanmıştır.Aynı Kanun'un 72. maddesinde ise, 65. madde gereği ödenecek gündelik, yol, yatak ve yemek giderlerinin Kurumca ödenecek bedellerini belirlemeye Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunun yetkili olduğu; Komisyonun, tıp eğitimini, hizmet basamağını, alt yapı ve kaynak kullanımı ile maliyet unsurlarını dikkate alarak sağlık hizmeti sunucularını fiyatlandırmaya esas olmak üzere ayrı ayrı sınıflandırabileceği; 63. madde hükümlerine göre finansmanı sağlanan sağlık hizmetlerinin Kurumca ödenecek bedellerini, sağlık hizmetinin sunulduğu il ve basamak, Devletin doğrudan veya dolaylı olarak sağlamış olduğu sübvansiyonlar, sağlık hizmetinin niteliği itibarıyla hayati öneme sahip olup olmaması, kanıta dayalı tıp uygulamaları, maliyet-etkililik ölçütleri ve genel sağlık sigortası bütçesi dikkate alınmak suretiyle, her sınıf için tek tek veya gruplandırarak belirlemeye yetkili olduğu belirtilmiştir.Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere; finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerine ilişkin ödeme usul ve esaslarının belirlenmesinde Sosyal Güvenlik Kurumu yetkili idare olmakla birlikte, Kurumun, bu konuda düzenleme yapmadan önce 5510 sayılı Kanun gereğince sağlık otoritesi olan Sağlık Bakanlığından görüş alma zorunluluğu bulunmaktadır.Dosyanın incelenmesinden, Sağlık Bakanlığı tarafından kombine ilaçlar ve bu ilaçların yerli üretimi ile ilgili görüş ve önerilerin Sosyal Güvenlik Kurumuna iletildiği görülmekte ise de, davalı Sosyal Güvenlik Kurumunca finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerine ilişkin ödeme usul ve esaslarının belirlenmesi niteliğinde bulunan Olağanüstü İlaç Geri Ödeme Komisyonu Kararı ile anılan Kararın ilan edildiği 29/03/2022 tarihli duyuru yayımlanmadan önce Sağlık Bakanlığının görüşünün alınması yasal bir zorunluluk olmasına rağmen, bu zorunluluk yerine getirilmeden dava konusu düzenlemelerin yayımlandığı görülmüş olup, bu haliyle dava konusu Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının resmî internet sitesinde 29/03/2022 tarihinde yayımlanan Kombine İlaçlarla İlgili duyuruda ve anılan duyuruda bahsedilen 08/03/2022 tarihli Olağanüstü İlaç Geri Ödeme Komisyonu Kararının şekil yönünden eksik ve hukuka aykırı olduğu görüş ve kanaatiyle davanın kabulü ve dava konusu işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onuncu Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 27/11/2025 tarihinde, davacı asilin veya davacıyı temsilen vekilinin gelmediği, davalı Sağlık Bakanlığı vekili Av. ...'ün, davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili Av. ...'ın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Hazır bulunan taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra hazır bulunan taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının usul itirazı yerinden görülmeyerek gereği görüşüldü:MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ
:Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının resmi internet sitesinde 29/03/2022 tarihinde kombine ilaçlarla ilgili bir duyuru yayımlanmış, anılan duyuruda 25/03/2017 tarih ve 30018 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 2017/1-2 sayılı Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu Kararı ile 08/03/2022 tarihli Olağanüstü İlaç Geri Ödeme Komisyonu kararına atıfta bulunulmuş ve ekinde bir liste yayımlanmıştır.Atıfta bulunulan 25/03/2017 tarih ve 30018 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 2017/1-2 sayılı Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu Kararı'nın 24. maddesi ile,"1- Monoları birebir ödeme listesinde olan kombine ilaçlardan listeye yeni girecek olanların içerdiği etken maddelerin ödeme listesinde yer alan birebir mono formlarının en ucuzlarının birim fiyatları toplamının %80’ini geçmemesi esas olacak şekilde uygulamanın yürütümüne, Komisyon kararını takiben uygulamanın tüm ilgililere Kurum resmi internet sayfasından duyurulmasına, İlaç Geri Ödeme Komisyonunca değerlendirmeleri halen devam eden kombine ilaçların değerlendirmesinin %80 kuralına göre tamamlanması vekarara bağlanmasına, uygulamaya ilişkin durumların ve gerekli diğer prensip kararlarının İlaç Geri Ödeme Komisyonu tarafından belirlenmesine,2- Monoları birebir ödeme listesinde olan kombine ilaçlardan mevcut durumda ödeme kapsamında bulunanlar için uygulamanın %90’ını geçmemesi esas olacak şekilde yürütümüne, kamu fiyatlarının buna göre yeniden düzenlenmesine, firmalara bu işlem için gerekli sürenin verilmesine ve uygulamaya ilişkin takvimin İlaç Geri Ödeme Komisyonunca belirlenmesine oybirliği ile" karar verilmiştir.Yine 08/03/2022 tarihli Olağanüstü İlaç Geri Ödeme Komisyonunda da,“Mevcut durumda ödeme listesinde yer alan ilaçlardan, monoları birebir ödeme listesinde olan kombine ilaçların kamu birim fiyatı; içerdiği etkin maddelerin ödeme listesinde yer alan birebir mono formlarının en ucuzlarının kamu birim fiyatları toplamının 25/03/2017 tarihinden önce listeye ilave edilenler %90’ını, bu tarihten sonra listeye ilave edilenler ise %80’ini geçemez. Bu oranların üzerinde olduğu tespit edilen ekli listedeki kombine ilaçların fiyatları iki ay içinde firmaları tarafından %80/90 oranına uyumlu hale getirilerek Kuruma bildirilir. İki aylık süre, konuyla ilgili duyurunun yayımlanmasıyla başlar.Duyuru tarihinden itibaren iki aylık süre sonuna kadar kamu birim fiyatı söz konusu orana uygun olarak firmaları tarafından düzenlenmeyen ilaçlar, pasiflenecek ilaç listesi olarak yayımlanır ve yürürlüğe girer. Pasiflenen ilaçlar, fiyatlarının söz konusu oranlara uygun şekilde düzenlenmesi halinde firma başvurusuna istinaden Kurum tarafından aktiflenir. Pasiflenme tarihinden itibaren altıncı ayın sonunda halen güncel fiyatlar ile düzenleme yapılmaz ise ödeme listesinden çıkarılır.” yönünde karar alınmıştır.Davacı tarafından Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının resmî internet sitesinde 29/03/2022 tarihinde yayımlanan Kombine İlaçlarla İlgili Duyuru ile anılan duyuruda bahsedilen 08/03/2022 tarihli Olağanüstü İlaç Geri Ödeme Komisyonu kararının iptaline karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.İNCELEME VE GEREKÇE
:İlgili Mevzuat
:5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 1. maddesine göre, bu Kanun'un amacı, sosyal sigortalar ile genel sağlık sigortası bakımından kişileri güvence altına almak; bu sigortalardan yararlanacak kişileri ve sağlanacak hakları, bu haklardan yararlanma şartları ile finansman ve karşılanma yöntemlerini belirlemek; sosyal sigortaların ve genel sağlık sigortasının işleyişi ile ilgili usûl ve esasları düzenlemektir.Anılan Kanun'un 63. maddesinde, Kurum tarafından finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri ile bu hizmetlerin süresine dair usul ve esaslara yer verilmiş; ikinci fıkrasında da, Kurumun, finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerinin teşhis ve tedavi yöntemleri ile (f) bendinde belirtilen sağlık hizmetlerinin türlerini, miktarlarını ve kullanım sürelerini, ödeme usul ve esaslarını Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının görüşünü alarak belirlemeye yetkili olduğu, ancak Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının görüşünün alınmasının (f) bendinde belirtilen ortez, protez ve diğer iyileştirici nitelikteki araç ve gereçlerin miktarını, standartlarını, sağlanmasını, uygulanmasını, kullanma sürelerini ve garanti süresi sonrası bakım, onarım ve yenilenmesi hususlarını kapsayacağı; Kurumun, bu amaçla komisyonlar kurabileceği, ulusal ve uluslararası tüzel kişilerle işbirliği yapabileceği, komisyonların çalışma usul ve esaslarının Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Kurumca belirleneceği hükme bağlanmıştır.Aynı Kanun'un 72. maddesinde ise, 65. madde gereği ödenecek gündelik, yol, yatak ve yemek giderlerinin Kurumca ödenecek bedellerini belirlemeye Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunun yetkili olduğu; Komisyonun, tıp eğitimini, hizmet basamağını, alt yapı ve kaynak kullanımı ile maliyet unsurlarını dikkate alarak sağlık hizmeti sunucularını fiyatlandırmaya esas olmak üzere ayrı ayrı sınıflandırabileceği; 63. madde hükümlerine göre finansmanı sağlanan sağlık hizmetlerinin Kurumca ödenecek bedellerini, sağlık hizmetinin sunulduğu il ve basamak, Devletin doğrudan veya dolaylı olarak sağlamış olduğu sübvansiyonlar, sağlık hizmetinin niteliği itibarıyla hayati öneme sahip olup olmaması, kanıta dayalı tıp uygulamaları, maliyet-etkililik ölçütleri ve genel sağlık sigortası bütçesi dikkate alınmak suretiyle, her sınıf için tek tek veya gruplandırarak belirlemeye yetkili olduğu belirtilmiştir.Hukuki Değerlendirme
:İdari işlemler tesis olunurken, mutlaka bir yol, bir usul izlenerek hazırlanırlar. İdarenin irade açıklamaları, önceden birtakım kurallara bağlıdır. İdari işlemde "şekil" unsuru da, idarenin iradesinin ortaya çıkması için izlenecek usul, yol kavramını ifade etmektedir.İdarenin iradesinin ortaya konulabilmesi için veya idari işlemin oluşabilmesi için şekil şartına uyulması gerekmektedir. Aksi takdirde, şekil unsurundaki bozukluk idari işlemin sakatlığı sonucunu doğurmaktadır.Mevzuatta, nihai işlemi tesis edecek idari makam açısından tesis olunacak işlemin içeriğine ilişkin bilgi sahibi olan başka idari makamlardan, otoritelerden ya da uzmanlardan görüş alınması konusunda düzenleme var ve bu kurala riayet edilmeden işlem tesis edilmişse, işlemin hazırlık aşamasındaki bu eksiklik idari işlemi şekil unsuru yönünden sakatlayacaktır.Yapılan açıklamalar ve yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere; finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerine ilişkin ödeme usul ve esaslarının belirlenmesinde Sosyal Güvenlik Kurumu yetkili idare olmakla birlikte, Kurumun, bu konuda düzenleme yapmadan önce 5510 sayılı Kanun'un yukarıda metnine yer verilen hükümleri gereğince sağlık otoritesi olan Sağlık Bakanlığından görüş alma zorunluluğu bulunmaktadır. Görüşe uyulmasının ihtiyari olması, bu zorunluluğu ortadan kaldırmamaktadır.Kurumun işlem tesis etmeden önce yerine getirmesi gereken bu yükümlülük, yasal olarak zorunlu bir yükümlülüktür. Burada, Sosyal Güvenlik Kurumunun, Sağlık Bakanlığının verdiği görüş doğrultusunda işlem tesis etme yükümlülüğü bulunmamasına rağmen, ilgili Bakanlığın görüşünü alması zorunludur. Aksi takdirde işlem, şekil unsuru açısından hukuka aykırı olacaktır.Uyuşmazlığın öncelikle bu çerçevede çözümü için Dairemizce yapılan 09/11/2022 tarihli ara kararı ile dava konusu düzenlemelerden önce Sağlık Bakanlığının görüşünün alınıp alınmadığı sorulmuş, davalı Sağlık Bakanlığının savunma ve ara kararına cevap dilekçesinde, "Dava konusu olan Kararlara istinaden yapılan düzenlemelere ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ulaşan bir görüş talebinin bulunmadığı, ilgili hususların Kurumun da katılım sağladığı Komisyonlarda değerlendirildiği" şeklinde; davalı Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ise, "... tarih ve ... sayılı yazımız ekinde Müşavirliğinize iletilen ve detaylı olarak kombine ilaçlar ile ilgili Sağlık Bakanlığı görüşlerini içeren görüş yer almakta olup, söz konusu görüşte yer alan konular kısa sürede değişikliğe ihtiyaç duyulmayan ve genel kuralları da içerdiğinden tekrar bir görüş alınmasına ihtiyaç duyulmamıştır. Ayrıca 08/03/2022 tarihli İlaç Geri Ödeme Komisyonu kararından önce Sağlık Bakanlığının görüşünün alınıp alınmadığı hususunda; söz konusu komisyon kararı ve duyuru yeni bir karar olmayıp Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu kararı gereği yapıldığından ve düzenleyici bir işlem olduğundan Sağlık Bakanlığı görüşü alınmasına ihtiyaç duyulmamıştır.” şeklinde cevap verildiği görülmektedir.Dava dosyasının incelenmesinden ise;Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun... tarih ve ... sayılı yazısı ile 10. Kalkınma Planı (2014-2018) çerçevesinde yerli üretimin desteklenmesi ve artırılması amacıyla kombine ürünlerle ilgili görüşlerin Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirildiği;Akabinde "Kombine Ürünler Hakkında Sağlık Bakanlığı Görüşü" başlığı altında kombine ürünlerin özelliklerinin, tek etkin maddeli ürünlere nazaran avantajlarının, 25. Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu kararı, 10. Beş Yıllık Kalkınma Planı, İlaç Sanayi Strateji Belgesi ve 10/05/2014 tarihinde yapılan Ekonomi Koordinasyon Kurulu toplantısında vurgulandığı üzere ülkemizde ilaç imalatının desteklenmesi amacıyla imal ilaçların geri ödeme listesine alınması için önerilerin Sosyal Güvenlik Kurumuna iletildiği; 29/01/2015 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumunda yapılan toplantı tutanağında, değerlendirilmeyi bekleyen 192 kalem kombine ilaç başvurusuna ilişkin olarak Ödeme Komisyonunun 12/01/2015 tarih ve 27/01/2015 tarihinde yapılan olağanüstü toplantılarda alınan prensip kararlarına yer verildiği; anılan kararların 5. maddesinde, monoları birebir ödeme listesinde olan ve listeye dahil edilecek kombine ilaçların birim fiyatının, içerdiği etkin maddelerin ödeme listesinde yer alan birebir mono formlarının en ucuzlarının birim fiyatlarının toplamının %95'ini geçemeyeceği, etkin maddeleri mono halde sadece ithal olarak bulunan imal kombinelerin birim fiyatının, ithal monoların en ucuzlarının toplamının %15 fazlasını geçemeyeceğinin düzenlendiği; buna ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumunun resmi internet sitesinde 06/04/2015 tarihinde bir duyuru yayımlandığı;Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunun... tarih ve ... sayılı kararı ile monoları birebir ödeme listesinde olan ilaçların birim fiyatının, içerdiği etkin maddelerin ödeme listesinde yer alan birebir mono formlarının en ucuzlarının birim fiyatları toplamının %80'i geçmemesi esas olacak şekilde uygulamanın yürütümüne karar verildiği;ardından Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunun ...tarih ve ... sayılı kararı ile de ilaç sektörünün kombine ilaçların ağırlıklı olarak yirmi yıllık ve imal ilaçlardan oluşması nedeniyle %80 uygulamasının, getireceği düşük fiyatın yerli üretim ve ihracat planları ile piyasada varlıklarını olumsuz etkileyeceği endişesi ile yürürlük tarihinin ikinci bir duyuruya kadar ertelenmesine karar verildiği;Ardından 02/03/2017 tarihli Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunda yukarıda yer verilen %80 uygulamasına ilişkin yeni bir karar alındığı; alınan karara 25/03/2017 tarih ve 30018 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2017/1-2 sayılı Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu Kararı'nın 24. maddesinde yer verildiği;08/03/2022 tarihli Olağanüstü İlaç Geri Ödeme Komisyonu Kararında ise, Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunun 02/03/2017 tarihli kararı doğrultusunda 03/03/2022 tarihli Olağanüstü İlaç Geri Ödeme Komisyonunda prensip kararların değerlendirildiği, ödeme listesinde yer alan kombine ilaçların fiyatlarının yeniden gözden geçirilerek belirlenen oranların üstünde kalan ilaçların fiyat revizyonuna ihtiyaç duyulduğu belirtilerek gerekli işlemlerin başlatılmasına karar verildiği;Konuya ilişkin 29/03/2022 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının resmi internet sitesinde kombine ilaçlarla ilgili duyurunun yayımlandığı anlaşılmaktadır.Bu durumda, her ne kadar Sağlık Bakanlığı tarafından kombine ilaçlar ve bu ilaçların yerli üretimi ile ilgili görüş ve önerilerin Sosyal Güvenlik Kurumuna iletildiği görülmekte ise de davalı Sosyal Güvenlik Kurumunca finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerine ilişkin ödeme usul ve esaslarının belirlenmesi niteliğinde bulunan Olağanüstü İlaç Geri Ödeme Komisyonu Kararı ile anılan Kararın ilan edildiği 29/03/2022 tarihli duyuru yayımlanmadan önce Sağlık Bakanlığının görüşünün alınması yasal bir zorunluluk olmasına rağmen bu zorunluluk yerine getirilmeden dava konusu düzenlemelerin yayımlandığı sonucuna varılmış olup, bu haliyle dava konusu Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının resmî internet sitesinde 29/03/2022 tarihinde yayımlanan Kombine İlaçlarla İlgili Duyuruda ve anılan duyuruda bahsedilen 08/03/2022 tarihli Olağanüstü İlaç Geri Ödeme Komisyonu Kararında şekil unsuru yönünden hukuka uyarlık görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Dava konusu Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının resmî internet sitesinde 29/03/2022 tarihinde yayımlanan Kombine İlaçlarla İlgili Duyuru ile anılan duyuruda bahsedilen 08/03/2022 tarihli Olağanüstü İlaç Geri Ödeme Komisyonu kararının İPTALİNE,2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama gideri ile karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı vekilinin duruşmaya katılmadığı gözetildiğinde duruşmasız işler için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin dava konusu düzenlemelerde Sağlık Bakanlığının görüşü ve dahli bulunmadığından davalı Sosyal Güvenlik Kurumundan alınarak davacıya verilmesine,3. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra aidiyetine göre taraflara iadesine,4. Bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 27/11/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.