Danıştay, ormanlık alanda maden işletme izni reddinin hukuka uygunluğunu Anayasanın ormanları koruma ilkesi ve bilimsel gerekçe zorunluluğu bağlamında inceliyor.
Özet: Bu hukuki evrak, ormanlık alanda maden işletme ve altyapı tesisi için yapılan izin başvurusunun, ÇED gerekli değildir kararı ve ormancılık faaliyetlerine uygunluk raporları mevcutken, orman sahasına olası zararların boyutu, faaliyetin kesin engel teşkil edip etmediği ve rehabilitasyon imkanları gibi hususlarda somut, objektif ve bilimsel verilere dayalı yeterli bir inceleme yapılmadan ve gerekçe gösterilmeden reddedilmesinin hukuka aykırı bulunarak iptal edildiği, idare ve bölge idare mahkemesi kararlarının ardından davalı idarenin temyiz isteminin değerlendirildiği bir yargılama sürecini anlatmaktadır.

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No
: 2023/4664Karar No
: 2025/10641TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI)
: ... MüdürlüğüVEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI)
:... Müh. İnş. Tur. San. ve Tic. A.Ş.VEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Diyarbakır ili, Kulp ilçesi, ... köyü sınırları dahilinde bulunan ... ruhsat numaralı 64.306,01 m2'lik alanda maden işletme ve altyapı tesisi için gerekli izinlerin verilmesi amacıyla yapılan başvurunun reddine dair Şanlıurfa Orman Bölge Müdürlüğü İzin ve İrtifak Şube Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: .... İdare Mahkemesince verilen ... gün ve E... K... sayılı kararda; dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; uyuşmazlık konusu alana işletme ruhsatı verilmesinde ve söz konusu alanda madencilik faaliyetleri yürütülmesinde herhangi bir sakınca bulunmadığına ilişkin kurum görüşlerinin yer aldığı, anılan alanın doğal sit alanı olmadığı ve bu alana ilişkin "ÇED Gerekli Değildir." kararının verildiği, davalı idare bünyesinde bulunan Şanlıurfa Orman İşletme Müdürlüğü'nce izin talebine konu arazinin incelendiği ve Orman Kanununun 16. maddesine göre madencilik faaliyetlerinin gerçekleştirilmesinin uygun bulunduğuna dair rapor düzenlendiği hususları dikkate alındığında, davalı idarece davacının izin talebine konu altyapı ve işletme tesislerinin ve söz konusu tesislerdeki madencilik faaliyetlerinin orman sahası üzerindeki bitki örtüsüne hangi zararları vereceği, bu zararların madencilik faaliyetlerinin yürütülmesine kesin olarak engel olacak ağırlık ve nitelikte bulunup bulunmadığı, orman sahasının madencilik faaliyetlerinin tamamlanmasının ardından rehabilite edilip edilemeyeceği yönünde somut, objektif ve bilimsel verilere dayalı olarak bir inceleme yapılmak suretiyle madencilik faaliyetlerinin gerçekleştirilmesinin uygun bulunmaması halinde bu durumun ancak bahsi geçen yönlerden gerekçeleri ile ortaya konularak işlem tesis edilmesi gerekirken, bu yönde somut hiç bir gerekçeye dayalı olmaksızın tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davalı idare tarafından, Orman Genel Müdürlüğünce yapılan nihai değerlendirmede izin verilmesinin uygun görülmediği, işlemde keyfilik bulunmadığı; kamu yararı, doğanın korunması ve geliştirilmesi gözetilerek Anayasa ile güvence altına alınan ormanların korunması amacıyla dava konusu işlemin tesis edildiği belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davacı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:MADDİ OLAY
:Davacı şirket tarafından, Diyarbakır ili, Kulp ilçesi, ... köyü sınırları dahilinde bulunan ... ruhsat numaralı 64.306,01 m2'lik alanda maden işletme ve altyapı tesisi için gerekli izinlerin verilmesi amacıyla yapılan başvurunun reddine dair Şanlıurfa Orman Bölge Müdürlüğü İzin ve İrtifak Şube Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Anayasa'nın 169. maddesinde ormanların ülke yönünden taşıdığı büyük önem gözetilerek, korunmaları ve geliştirilmeleri konusunda ayrıntılı düzenlemelere yer verilmiştir. Anayasa'nın 169. maddesinin gerekçesinde de belirtildiği gibi maddenin birinci fıkrası doğal kaynaklarımızın en önemlilerinden biri olan ormanların korunması ve sahaların genişletilmesi için Devlete gereken tedbirleri alıp kanun koymayı ve bütün ormanların gözetimi ödevini getirmektedir. (ANYM., 13/09/2000 tarih ve E:2000/14, K:2000/21 sayılı kararı)Ormanlık alanda verilen izne konu edilen kamu yararı ile ormanın muhafazasındaki kamu yararının karşılaştırılmasının yapılması zorunluluğu Anayasa'nın 169. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez." hükmünden kaynaklanmaktadır.Anayasa Mahkemesi'nin 22/11/2007 tarih ve E:2004/67, K:2007/83 tarihli kararında; zaruret halinin, talep edilen faaliyetin orman ekosistemi dışında gerçekleştirilmesi imkanı bulunmaması durumu olarak anlaşılması gerektiği vurgulanmaktadır.Dava konusu uyuşmazlığın çözümü için, kamu yararı sağlayan iki etkinlikten hangisinde “kamu yararının” daha çok olduğunun, hukuki anlamda “üstün kamu yararının” hangisinde olduğunun belirlenmesi gerekmektedir. Bu nedenle izin işleminde ormanların devamlılığının sağlayacağı kamu yararı ile madencilik iznine ait kamu yararı kıyaslamasında "üstün kamu yararı" kavramının değerlendirilmesi uygun olacaktır.Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ile birlikte dosyadaki belgelerin incelenmesi neticesinde; izin talebine konu olan ormanlık sahanın, davalı idare bünyesinde bulunan Şanlıurfa Orman İşletme Müdürlüğünde görevli üç kişilik heyet tarafından arazi üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 28/07/2020 tarihli izin raporda; proje sahasının 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu kapsamında kalan sahalar (Milli Park, Tabiat Parkı, Tabiat Anıtı ve Tabiat Koruma Alanı) içinde kalmadığı, 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu kapsamında kalan sahalar (Yaban Hayatı Koruma Sahası, Yaban Hayatı Geliştirme Sahası) içinde kalmadığı, alanda Kurum tarafından planlanmış herhangi bir projenin yer almadığı, herhangi bir sulak alan sınırında bulunmadığının belirtildiği ve bu rapor hükme esas alınmak suretiyle ... İdare Mahkemesince; uyuşmazlık konusu alana işletme ruhsatı verilmesinde ve söz konusu alanda madencilik faaliyetleri yürütülmesinde herhangi bir sakınca bulunmadığına ilişkin kurum görüşlerinin yer aldığı, anılan alanın doğal sit alanı olmadığı ve bu alana ilişkin "ÇED Gerekli Değildir." kararının verildiği, davalı idare bünyesinde bulunan Şanlıurfa Orman İşletme Müdürlüğünce izin talebine konu arazinin incelendiği ve Orman Kanunu'nun 16. maddesine göre madencilik faaliyetlerinin gerçekleştirilmesinin uygun bulunduğuna dair rapor düzenlendiği hususları dikkate alındığında, davalı idarece davacının izin talebine konu altyapı ve işletme tesislerinin ve söz konusu tesislerdeki madencilik faaliyetlerinin orman sahası üzerindeki bitki örtüsüne hangi zararları vereceği, bu zararların madencilik faaliyetlerinin yürütülmesine kesin olarak engel olacak ağırlık ve nitelikte bulunup bulunmadığı, orman sahasının madencilik faaliyetlerinin tamamlanmasının ardından rehabilite edilip edilemeyeceği yönünde somut, objektif ve bilimsel verilere dayalı olarak bir inceleme yapılmak suretiyle madencilik faaliyetlerinin gerçekleştirilmesinin uygun bulunmaması halinde bu durumun ancak bahsi geçen yönlerden gerekçeleri ile ortaya konularak işlem tesis edilmesi gerekirken, bu yönde somut hiç bir gerekçeye dayalı olmaksızın tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği görülmektedir.Öte yandan, verilen karar doğrudan davacıya maden işletme ve altyapı tesis izni verilmesi sonucunu doğurmayacağından, davalı idarece söz konusu başvuru hakkında, yerinde teknik personelce denetleme yapılmak suretiyle; ilgili mevzuat hükümleri kapsamında, izin talebine konu altyapı ve işletme tesislerinin ve söz konusu tesislerdeki madencilik faaliyetlerinin orman sahası üzerindeki bitki örtüsüne hangi zararları vereceği, bu zararların madencilik faaliyetlerinin yürütülmesine kesin olarak engel olacak ağırlık ve nitelikte bulunup bulunmadığı, orman sahasının madencilik faaliyetlerinin tamamlanmasının ardından rehabilite edilip edilemeyeceği, izin talep edilen sahadaki orman bütünlüğü ve verimliliği, alandaki ağaç yoğunluğu, kapalılık oranı, verimli orman alanı olup olmadığı dikkate alınarak izin verilmesi halinde ormanlık alanın parçalanıp parçalanmayacağı, ekosistem bütünlüğü ile kesilecek ağaç miktarları yönünden, madencilik faaliyetlerinin yürütülmesindeki kamu yararı ile söz konusu alanın orman olarak kalmasındaki kamu yararı arasındaki denge (üstün kamu yararı) karşılaştırılarak ve ayrıca uyuşmazlığa konu yerin konumu ve mevkii, yerleşim bölgelerine ve tarım alanlarına yakınlığı, ön görünümde kalıp kalmadığı, yapılacak madencilik faaliyetinin bu alanlar açısından sakıncasının bulunup bulunmadığı; izin talep edilen maden ocağının veri ve maden çeşidi, madenin mahiyeti, ender nitelikte olup olmadığı, rezerv miktarı, kullanım alanı ve niteliği; izin talep edilen alanda yapılacak maden çalışmalarının, orman bitki örtüsüne, ekolojik yaşama etkilerinin değerlendirilmesi, izne konu madencilik faaliyetinin talep edilen alanda yapılmasında zaruret bulunup bulunmadığı; izin talep edilen alanın tohum meşcereleri, gen koruma alanları, muhafaza ormanları, orman içi dinlenme yerleri, endemik ve korunması gereken nadir ekosistemlerin bulunduğu alanlardan olup olmadığı, işletme izin belgesi ile orman izin sınırlarının birbiriyle uyumlu olup olmadığı, ağaçların kesimlerinin yapılıp yapılmadığı, sahanın teslim alınarak madencilik faaliyetlerine başlanılıp başlanılmadığı hususları da açıklığa kavuşturularak yapılacak değerlendirme neticesinde, ilgili mevzuat hükümleri uyarınca izin verilmesinde kamu yararı bulunup bulunmadığı, mevzuatta aranan şartların oluşup oluşmadığı yönünden söz konusu ormanlık alana maden işletme ve altyapı izni verilip verilmemesine ilişkin somut, objektif ve bilimsel verilere dayalı olarak bir inceleme yapılmak suretiyle ve bahsi geçen yönler gerekçeleri ile ortaya konularak olumlu ya da olumsuz yeniden bir idari işlem tesis edilmesi gerektiği açıktır.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle,1. Temyiz isteminin reddine,2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:... K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,5. Kesin olarak, 30/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.