11. Ceza Dairesi, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunda zincirleme suç uygulanmaması isabetsizliğine rağmen hükmü onarken, resmi belgede sahtecilik suçundan zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verdi.
Özet: Yüksek mahkeme, asliye ceza mahkemesinin sanık hakkında "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" suçundan verdiği mahkûmiyet kararını, sanığın aynı suçu zincirleme olarak işlemesine rağmen zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması nedeniyle eksik ceza tayin edilmiş olsa da aleyhe temyiz bulunmadığından usul ve yasaya uygun bularak onamıştır; ancak "resmi belgede sahtecilik" suçu yönünden, suç tarihi ile temyiz inceleme tarihi arasında olağanüstü dava zamanaşımının gerçekleştiğini tespit ederek ilgili mahkûmiyet hükmünü bozmuş ve sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar vermiştir.

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI
: 2020/1 E., 2020/404 K.SUÇLAR
: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, resmi belgede sahtecilikHÜKÜMLER
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Düşme, onamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:1.Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu yönünden yapılan inceleme sonucunda;Sanığın 5237 sayılı TCK'nin 43/1 maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla Kanun'un aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal ederek haksız menfaat temin etmiş olması karşısında, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesindeki isabetsizlik aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,2.Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden yapılan inceleme sonucunda;Sanığa yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 01.06.2026 tarihinde karar verildi.