Yargıtay 3. Ceza Dairesinden silahlı terör örgütü üyeliği suçundan verilen mahkumiyet kararının, ByLock, tanık beyanları ve dijital veri araştırmasındaki eksiklikler nedeniyle usulden bozulması.
Özet: Silahlı terör örgütüne üyelik suçundan mahkumiyet kararı verilen sanıkların temyiz incelemesinde, ByLock kullanımına dair teknik verilerin eksik araştırılması, savunmaları reddeden sanıklar için HTS kayıtlarının incelenmemesi, ByLock bağlantılı kişilerin araştırılmaması ve tanık olarak dinlenmemesi, örgütle ilgili mahrem yapılanma dijital verileri ile gizli tanık ifadelerinin getirtilip değerlendirilmemesi, veri grup analiz raporlarının sanıklar ve müdafilerine okunmaması ve örgütlü suçlar bilgi havuzundaki diğer beyanların araştırılmaması gibi önemli usul ve delil eksiklikleriyle hüküm kurulduğu tespit edilerek, yetersiz araştırma nedeniyle kararın hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
3. Ceza Dairesi         2022/23785 E.  ,  2026/3895 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ
:Ceza Dairesi
SAYISI
: 2018/350 E., 2019/864 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: 2017/138 E., 2018/67 K.
SUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM
: Sanıkların TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62/1, 53/1- 2- 3, 58/9 ve 63. maddeleri gereğince ayrı ayrımahkumiyetlerine ilişkin yapılan istinaf başvurularının esastan reddi.
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatları, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ... iletişim sisteminin .../PDY silahlı terör örgütü kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmalarında ... kullanıcısı olmadığını bildiren sanıkların, örgütsel konumlarının ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından; ilgili birimlerden ... tespitine ilişkin belgeler ve ayrıntılı ... tespit ve değerlendirme raporaları ile ... programına bağlanılırken kullanıldığı kabul edilen GSM hatlarına ait HTS kayıtlarının, ... programının ilk kullanım tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ... tespit ve değerlendirme tutanaklarında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerden açık kimlik bilgilerine ulaşılanların bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanıklar ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, ... tespit ve değerlendirme tutanaklarında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulması gerekliliğinin gözetilmemesi,
2. CMK'nın 210. maddesinin 1. fıkrasında olayın delilinin belirleyici delil statüsündeki tanık açıklamalarından ibaret olması durumunda bu tanık/tanıkların duruşmada dinlenmesi gerektiği gözetilerek, sanıkların savunmalarında ısrarla .../PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğunu inkar etmeleri karşısında .../PDY silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan mahkumiyetlerine esas alınan tanıkların duruşmada hazır edilerek ya da SEGBİS aracılığıyla mutlaka dinlenilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
3. Sanıkların ihraç edilmeden önce emniyet mensubu olduğu hususu da nazara alınarak; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılarak Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun 18.04.2017 tarih ve 2017/68532 sayılı soruşturması kapsamında ele geçirilen .../PDY emniyet mahrem yapılanmasına ilişkin dijital verilerin incelenmesi sonucunda düzenlenen veri inceleme raporu, bu rapora dayanak teşkil eden gizli tanık ...’un daha önce hakim huzurunda alınmış ifadesi ve delilin el konulmasına ilişkin hakimlik kararı getirtilerek sanıklar hakkında düzenlenen bir kayıt olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4. Temyiz aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan sanıklara ait veri grup analiz raporlarının CMK'nın 217. maddesi gereğince duruşmada sanıklar ve müdafilerine okunarak diyeceklerinin sorulması lüzümü ile, UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak sanıklar hakkında başkaca bir beyan yahut ifade bulunup bulunmadığı da araştırılıp, varsa bu beyan yahut ifadelerin aslı veya onaylı suretlerinin dosyaya getirtilmesi ve mümkünse beyan sahiplerinin tanık sıfatıyla duruşmada dinlenmesinin sağlanmasından sonra tüm delillerin bütün halinde değerlendirilerek sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yazılı şekilde eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanık ... ve sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca dosyanın Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.