Yargıtay, internet haberinin kişilik haklarına saldırı oluşturmadığı ve basın özgürlüğü kapsamında kaldığı gerekçesiyle manevi tazminat talebinin reddini onadı.
Özet: Davacı bir şirketin, internet sitesinde yayımlanan bir haberin ticari itibarını zedelediği ve kişilik haklarına saldırdığı iddiasıyla açtığı manevi tazminat davası, ilk derece ve bölge adliye mahkemelerince reddedilmiş; Yargıtay ise temyiz incelemesinde, söz konusu haberin güncel bir konuya ilişkin olduğunu, kamu yararı taşıdığını, eleştiri sınırları içinde kaleme alındığını, basının haber verme ve toplumun bilgi edinme hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ve davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmadığını belirterek, yerel mahkemelerin kararını usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI
: 2024/419 E., 2025/2648 K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bakırköy 5. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI
: 2022/476 E., 2022/962 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; 05.10.2021 tarihinde davalı şirketin imtiyaz sahibi sahibi olduğu https://....org isimli internet sitesinde yapılan haber nedeniyle müvekkili şirketin ticari itibarının zarar gördüğünü, haberin kamuoyunda manipülasyon yaratmak amacıyla kaleme alındığını, gerçek dışı yayın nedeniyle müvekkili tüzel kişiliğin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, manevi zarara uğradığını belirterek 0,03 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini ve kararın yayınlanmasını talep etmiştir.II. CEVAPDavalı davaya cevap vermemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu haberin kaynak belirtilerek kaleme alındığı, görünür gerçekliğe uygun olduğu, kullanılan ifadelerin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı, davacının kişilik haklarının hedef alınmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu habere yönelik toplumsal ilgi ve kamu yararı bulunduğu, davacının kişilik haklarına ve ticari itibarına saldırının hedeflenmediği, kullanılan ifadelerin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu yayının gerçek olmadığını, davalı tarafça doğruluğuna dair somut bir delil de sunulmadığını, kamuoyunda manipülasyon ve algı operasyonu yaratmak amacıyla kaleme alındığını, haberde müvekkilinin borca batık olarak gösterildiğini, haberde kamu yararı bulunmadığını, müvekkilinin ticari itibarını zedelemek ve haksız rekabet oluşturmak amacıyla kaleme alındığını, haberin başka bir kaynaktan alınmış olmasının davalının sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını, müvekkilinin ticari itibarının zedelendiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; 05.10.2021 tarihinde https
://....org isimli internet sitesinde yapılan haber nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat ve kararın yayınlanması talebine ilişkindir.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; dava konusu haberin yayın tarihinde güncel olan bir konuya ilişkin olduğunun, haberin gazetecilik tekniği gereği okuyucunun ilgisini çekmesi için çarpıcı başlıklara yer verilerek eleştiri sınırları içerisinde kaleme alındığının, yapılmasında kamu yararı bulunduğunun, o anda ve görünürde var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından basının sorumlu tutulmayacağının; haberde yer verilen söz ve ifadelerin, toplumun bilgi edinme ve basının haber verme hakkı kapsamında kaldığının, habere yönelik toplumsal ilginin bulunduğunun, özle biçim arasındaki dengenin korunduğunun; basının, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumlu olduğunun, açıklanan nedenlerle haberde geçen söz ve ifadelerin davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.