İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, sigorta şirketinin iç su hasarı kaynaklı rücuen itirazın iptali davasında, Kat Mülkiyeti Kanunu değerlendirilmeden verilen görevsizlik kararını eksik inceleme nedeniyle bozmuştur.
Özet: Sigorta şirketi, apartmanın ortak alanındaki gider borusundan sızan su nedeniyle konutunda hasar oluşan sigortalısına yaptığı tazminat ödemesi sonrası, bu zararı rücuen tahsil etmek amacıyla davalı yönetim şirketine karşı başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ve takibin devamı için dava açmış; ilk derece mahkemesi uyuşmazlığın tüketici uyuşmazlığı olmadığını belirterek görevsizlik kararı vermiş, ancak istinaf mahkemesi bu kararı eksik inceleme nedeniyle bozarak, uyuşmazlığa kat mülkiyeti hükümleri veya genel hükümlerin uygulanabilirliğinin tapu kayıtları ve yönetim planı incelenerek tespit edilmesi, akabinde görevli mahkemenin belirlenmesi gerektiğini belirtmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: 2026/990 Esas
KARAR NO
: 2026/1142
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: 05/05/2026
NUMARASI
: 2025/924 Esas, 2026/378 Karar
DAVANIN KONUSU
: İTİRAZIN İPTALİ (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
KARAR TARİHİ
: 10/09/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ...'a ait "... mah. ... sk. ... apt. No:... D:.../İstanbul" adresindeki konutun müvekkili tarafından 14/01/2022-14/01/2023 tarihleri arasında sigortalandığını, anılan konutta 07/11/2022 tarihinde apartman ortak alanı atık su gider borusundan sızan sular nedeni ile dahili su hasarı meydana geldiğini, bu su hasarı neticesinde müvekkilinin sigortalısının maddi zararının oluştuğunu, sigortalının ihbarı üzerine hasarın nedeni ve miktarının tespiti amacıyla eksper tayin edildiğini, ekspertiz raporuna göre sigortalıya ait konutta oluşan zarar nedeniyle müvekkili şirketin sigortalısına 26/12/2022 tarihinde 16.262,40 TL ve 28/12/2022 tarihinde 41.466,16 TL olmak üzere toplamda 57.728,56 TL tazminat ödediğini, müvekkilinin söz konusu ödeme ile sigortalısının haklarına halef olduğunu ve zarar verenlere karşı rücu ve talep hakkı doğduğunu, sigortalıya ödenen hasar tazminatının rücuen tahsili için davalı aleyhine ....İcra Dairesi... Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, ancak borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunu, hem takibin hem de davanın ... Apartmanını temsilen ... Apartmanı Yöneticiliğine yöneltilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkilinin bu zararı kendi mal varlığı ile tazmin yükümlülüğünün bulunmadığını, bu borçtan ... Apartmanı Yöneticiliğinin kendi mal varlığı ile sorumlu olması gerektiğini, davanın ortak alan su gider borusundan kaynaklanan hasarın rücuen tazmini talebine ilişkin olduğunu, davanın yönetim firması olan müvekkiline değil kat maliklerine yöneltilmesi gerektiğini, davanın pasif husumet nedeniyle reddi gerektiğini, icra takibinde hasar adresi olarak gösterilen adreste müvekkilinin yönetimini üstlendiği ... Apartmanı isimli bir apartmanın bulunmadığını, dava dilekçesinde ... Apartmanı, No: ...'e yönelik talepte bulunulduğu, halbuki Ekspertiz Raporunun ... Sokak No: ...'de yer alan ... Bey Apartmanı'na ilişkin olduğunu, delil olarak dayanılan ekspertiz raporunda olayın kök nedeninin belirlenemediğini, varsayımlardan yola çıkıldığını, alacağın likit ve belirlenebilir olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 2025/605 E-2025/547 K sayılı 29/08/2025 tarihli kararı ile; dava dışı sigortalı ... ile davalı arasındaki su sızıntısından kaynaklanan hukuki ilişkide davalı satıcı ya da sağlayıcı konumunda olmayıp uyuşmazlığın 6502 sayılı yasada tanımlanan tüketici işlemi olduğunun kabulünün mümkün olmadığı, halefiyet ilkesi gereğince, davacının yerine geçtiği sigortalı ile, satıcı davalı şirket arasındaki uyuşmazlık, Tüketici Kanunundan kaynaklanan bir uyuşmazlık niteliğinde de olmayıp davaya asliye hukuk mahkemesinin bakması gerektiği gerekçesi ile HMK'nın 114/1-c, 115/2. maddesi uyarınca davanın, mahkemenin görevine ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
DAİREMİZİN 2025/1349 E-2025/1574 K SAYILI 27/11/2025 TARİHLİ KARARI İLE; mahkemece dava konusu konut ile, konutun bulunduğu ana gayrımenkule ait tapu kayıtları, varsa yönetim planı celp edilmeden görevsizlik kararı verilmesi yerinde olmadığı, Mahkemece tapu müdürlüğünden dava konusu sigortalı konutun bulunduğu taşınmazda kat mülkiyeti ya da kat irtifakının kurulup kurulmadığı hususunun sorulması, taşınmaza ait tapu kayıtlarının ve yönetim planının celp edilmesi gerekmektedir.
Taşınmazda kat mülkiyeti kurulu olması yada kat irtifakı kurulu ise 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 17/3.maddesi gereği, hasar tarihi itibariyle ana taşınmazın üçte ikisinin fiilen kullanılmaya başlanılmış olması halinde uyuşmazlığa kat mülkiyeti hükümlerinin uygulanması gerektiği, bu nedenle taraf delilleri de toplanarak somut uyuşmazlığa kat mülkiyeti kanunu hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı tespit edilerek, akabinde, duruma göre şartları varsa görevsizlik kararı vermek gerekirken, yukarıda belirtilen şartlar mevcut değilse, uyuşmazlığın genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemelerinde çözümlenmesi gerektiği tartışılmadan eksik inceleme sonucu görevsizlik kararı verilmesi hatalı olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
Dairemizin kaldırma kararından sonra Mahkemece; davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalısı arasında, evim paket sigorta poliçesi düzenlendiği, binanın ortak atık su gider borusundan kaynaklandığı iddia olunan su hasarı nedeniyle davalı bina yöneticisinin sorumluluğuna dayalı hasarın rücuen tahsili amacı ile huzurdaki davanın açıldığı, davacı sigorta şirketinin davalıdan rücuen tazminat talebinin, bina yöneticisi olduğu iddiasıyla kat mülkiyetine dayalı sorumluluğundan kaynaklandığı iddia edildiği, Kat Mülkiyetinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlıklarda Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu, davacıya ait konutun bulunduğu binanın tapu kayıtları celbedildiğinde 2008 yılı Ekim ayında kat irtifakının kurulduğu, kat irtifakı kurulması sebebiyle 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 17/3.maddesi gereği, uyuşmazlığa kat mülkiyeti hükümlerinin uygulanması gerektiği gerekçesiyle Mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; görevsizlik kararı usul ve yasaya uygun olmasına rağmen kararın hüküm kısmında belirlenen görevli mahkemenin hukuken doğru olmadığını, davacının müvekkili firmanın yönetimini üstlendiği binada meydana gelen su hasarı sonucunda sigortalısına ödediği tazminatın rücuen tazmini talep ettiği ve sigortalısının halefi sıfatı ile huzurdaki davayı açtığını beyan ettiğini, davalı yönetim firması ile davacının sigortalısı arasındaki uyuşmazlığın Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığını, bu nedenle Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğunu, ilk derece mahkemesinin davayı görevsizlik nedeni ile reddetmesinin doğru olduğunu ancak dosyanın Sulh Hukuk Mahkemesine gönderme kararının hatalı olduğunu, müvekkili firmanın kat maliki olmadığını, yalnızca bir yönetim firması olduğunu ve hizmet sunduğunu, iddia olunan zararın kaynağının üçüncü şahıs müvekkilinin kat maliklerine sunduğu hizmet hakkında olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak dosyanın Tüketici Mahkemelerine gönderilmesi yönünde karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:
HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;
Dava, Evim Paket Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalısına ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili amacı ile başlatılan icra takibine karşı itirazın iptali davasıdır.
İlk derece mahkemesince, taşınmaz üzerinde kat irtifakı kurulması sebebiyle 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 17/3.maddesi gereği uyuşmazlığa kat mülkiyeti hükümlerinin uygulanması gerektiği, bu nedenle görevli Mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verildiği, kararın davalı vekilince görevli Mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğundan bahisle istinaf edildiği anlaşılmıştır.
Dairemizin kaldırma kararından sonra Mahkemece davacının sigortalısına ait konutun bulunduğu binanın tapu kayıtları celbedilmiş ve 2008 yılı Ekim ayında kat mülkiyetinin kurulduğu anlaşılmıştır.
Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekmektedir.Davacı sigorta şirketi işbu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına ve bu şekilde hukuken onun yerine geçtiğine göre, görevli mahkemenin tayininde zarar sorumlusu ile dava dışı sigortalı arasındaki hukuki ilişkinin nazara alınması gerekir. Bu husus Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 22.3.1944 Tarihli E.37, K.9 sayılı kararı, "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir.
Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır.634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunun ek 1 maddesinde, bu Kanunun uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlığın Sulh Mahkemelerinde çözümleneceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, dosya kapsamından, davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalısı arasında, evim paket sigorta poliçesi düzenlendiği, binanın ortak atık su gider borusundan kaynaklandığı iddia olunan su hasarı nedeniyle davalı bina yöneticisinin sorumluluğuna dayalı hasarın rücuen tahsili amacı ile huzurdaki davanın açıldığı, sigortalı konutun bulunduğu ana taşınmazda hasar tarihinden önce kat mülkiyetinin kurulu olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre uyuşmazlığın kat mülkiyetinden kaynaklanması sebebiyle görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu, halefiyet gereğince de dava açan sigorta şirketi yönünden de aynı mahkemenin görevli olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesi kararında bir hukuka aykırılık görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/... Esas, 2026/... Karar sayılı ve .../05/2026 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harçları peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1.b-1 bendi ve aynı yasanın 362/1.c bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.10.09.2026