Bir internet sitesinde yayınlanan haberin kişilik hakları ihlali ve manevi tazminat talebine rağmen, basının ifade özgürlüğü kapsamında kaldığına dair yargı kararı.
Özet: Bir internet sitesinde yayınlanan haberin ticari itibarını zedelediği ve kişilik haklarına saldırı oluşturduğu iddiasıyla manevi tazminat ile kararın yayınlanması talebiyle açılan dava, haberin güncel bir konuyu ele alması, gazetecilik tekniğine uygun olarak kamu yararı gözetmesi ve eleştiri sınırları içinde kalması nedeniyle, basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilerek davacının kişilik haklarına saldırı teşkil etmediği gerekçesiyle hem ilk derece ve istinaf mahkemelerince hem de temyiz incelemesi sonucunda reddedilerek, davacının tüm itirazlarının yerinde görülmemesiyle kesinleşmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI
: 2023/41 75... /3042 KararİLK DERECE MAHKEMESİ
: Bakırköy 8. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: 2021/3 86... /480 KararBölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; 12.10.2021 tarihinde davalının imtiyaz sahibi olduğu www...com.tr isimli internet sitesinde yapılan haber nedeniyle müvekkili şirketin ticari itibarının zarar gördüğünü, haberin kamuoyunda manipülasyon yaratmak amacıyla kaleme alındığını, gerçek dışı yayın nedeniyle müvekkili tüzel kişiliğin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, manevi zarara uğradığını belirterek 0,03 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini ve kararın yayınlanmasını talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yayının güncel olduğunu; basının, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumlu olduğunu, kaynak gösterilerek haber yapıldığını, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşılmadığını, kişilik haklarına bir saldırı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu yayında kullanılan ifadelerin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı, özle biçim arasındaki dengenin bozulmadığı, davacının kişilik haklarının hedef alınmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile basın ve ifade özgürlüğünün, sadece toplum tarafından kabul gören, zararsız veya ilgisiz kabul edilen bilgi ve fikirler için değil; incitici, şoke edici ya da endişelendirici bilgi ve düşünceler için de geçerli olup bu durumun demokratik toplumun gereği olduğu, davacının kişilik haklarına ve ticari itibarına saldırının hedeflenmediği, kullanılan ifadelerin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu yayının gerçek olmadığını, davalı tarafça doğruluğuna dair somut bir delil de sunulmadığını, kamuoyunda manipülasyon ve algı operasyonu yaratmak amacıyla kaleme alındığını, haberde müvekkilinin borca batık olarak gösterildiğini, haberde kamu yararı bulunmadığını, müvekkilinin ticari itibarını zedelemek ve haksız rekabet oluşturmak amacıyla kaleme alındığını, haberin başka bir kaynaktan alınmış olmasının davalının sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını, müvekkilinin ticari itibarının zedelendiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; 12.10.2021 tarihinde www...com.tr isimli internet sitesinde yapılan haber nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat ve kararın yayınlanması talebine ilişkindir.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; dava konusu haberin yayın tarihinde güncel olan bir konuya ilişkin olduğunun, haberin gazetecilik tekniği gereği okuyucunun ilgisini çekmesi için çarpıcı başlıklara yer verilerek eleştiri sınırları içerisinde kaleme alındığının, yapılmasında kamu yararı bulunduğunun, o anda ve görünürde var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından basının sorumlu tutulmayacağının; haberde yer verilen söz ve ifadelerin, toplumun bilgi edinme ve basının haber verme hakkı kapsamında kaldığının, habere yönelik toplumsal ilginin bulunduğunun, özle biçim arasındaki dengenin korunduğunun; basının, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumlu olduğunun, açıklanan nedenlerle haberde geçen söz ve ifadelerin davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.