Yargıtay, silahlı terör örgütüne üyelik davasında GSM hatları ve ek beyanların yeterince araştırılmaması ve ceza tayinindeki hukuka aykırılıklar nedeniyle yerel mahkeme kararını bozdu.
Özet: Sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine ilişkin karar, sanığın örgütsel iletişim araçları kullanımı ve operasyonel hatlarının tespitine yönelik gereken araştırmanın yapılmaması, UYAPtaki başkaca beyan ve ifadelerin dosyaya getirilerek tanık dinletme imkanının değerlendirilmemesi ve sanık ile müdafiine usulünce sunulmaması gibi eksik incelemeler ile temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi kabul edilip alt sınırdan uzaklaşılması nedeniyle hukuka aykırı bulunarak bozulmuştur.

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: 2021/56 E., 2022/150 K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Manisa 3. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: 2019/452 E., 2020/219 K.SUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM
: TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 53/1, 3, 58/9ve 63. maddeleri uyarınca mahkumiyetine ilişkin yapılan istinafbaşvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;1. Sanığın kullanımında olan GSM hat/hatların tespiti ile bu hatlar üzerinde örgütün haberleşme aracı olan ... kullanıp kullanmadığının tespit edilmesi ayrıca sanığın operasyonel hat kullanıp kullanmadığının tespiti açısından ..., hesaplarının bulunduğu banka, elektrik ve su idaresi gibi kurumlara bildirmiş olduğu başkaca cep telefonu hattı bulunup bulunmadığı sorularak, kullanımında olan ya da operasyonel hat kullanımının tespiti halinde bu hatta örgütün haberleşme aracı olan ... kullanıp kullanmadığının araştırılması gerektiğinin gözetilmemesi,2. UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak sanık hakkında başkaca bir beyan yahut ifade bulunup bulunmadığı da araştırılıp, varsa bu beyan yahut ifadelerin aslı veya onaylı suretlerinin dosyaya getirtilmesi ve mümkünse beyan sahiplerinin tanık sıfatıyla duruşmada dinlenmesi sağlanarak tüm bu delillerin duruşmada sanık ve müdafiine okunup CMK'nın 217. maddesi uyarınca diyeceklerinin sorulması gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,Kabul ve uygulamaya göre de;Anayasa'nın 138. maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 61. maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması,Kanuna aykırı olup, sanık ve müdafilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca dosyanın Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.