2. Ceza Dairesinin hırsızlık ve kamu malına zarar verme suçlarından verilen kararların temyiz edilemezliği ile etkin pişmanlık şartlarının hatalı yorumlanması.
Özet: Hırsızlık ve kamu malına zarar verme suçlarından yargılanan sanıkların temyiz incelemesinde, kamu malına zarar verme suçuna yönelik başvurular yasal sınırlamalar gereği reddedilirken, hırsızlık suçuyla ilgili temyizlerde, sanıkların zararı taksitle ödeme beyanlarının mahkemece yargılamayı uzatma olarak kabul edilip reddedilmesi ve ardından zararın tamamının karşılanmasına rağmen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırılık teşkil ettiği tespit edilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2023/28640 E.  ,  2026/7319 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI
: 2022/4276 E., 2023/1822 K.
SUÇLAR
: Hırsızlık, kamu malına zarar verme
HÜKÜMLER
: Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Ret, onama
Sanık ... müdafiinin sadece sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla yapılan ön inceleme neticesinde;
I- Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kamu Malına Zarar Verme Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanıklar ..., ..., ... müdafileri ve sanık ...'in temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II- Sanık ... Hakkında Kamu Malına Zarar Verme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-c maddesi uyarınca, "hapis cezasından çevrilen seçenek yaptırımlara ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen; seçenek yaptırımlara ilişkin her türlü kararların" temyizinin mümkün olmaması karşısında; incelemeye konu suçun 5271 sayılı Kanun’un 286. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,
III- Sanıklar Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanunun 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, "dosya içerisinde somut ve kesin delil bulunmadığına, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve hükmün gerekçeden yoksun olduğuna"; sanık ...'in temyiz isteminin, "savunma hakkının kısıtlandığına, zararı karşılamasına rağmen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, "dosya içerisinde somut ve kesin delil bulunmadığına, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, "eksik inceleme ile hüküm verildiğine, dosya içerisinde somut ve kesin delil bulunmadığı hâlde şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırı şekilde hüküm verildiğine, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, "eksik inceleme ile hüküm verildiğine, suç vasfında hataya düşüldüğüne ve hükmün gerekçeden yoksun olduğuna"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, "suç kastı bulunmayan sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve suç vasfında hataya düşüldüğüne" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanık ...'in 06.10.2022 tarihli duruşmada "...ben zararı parça parça ödeyebilirim, tek seferde ödeyecek gücüm yoktur. Karşı tarafın bu şekilde parça parça zararını gidermek isterim..." şeklindeki beyanı karşısında, sanık ... ve sanıklar müdafilerinin bulunduğu aynı celsede, Mahkemenin "...bu aşamaya kadar zarar giderilmeye yönelik herhangi bir beyanının olmaması ve karşı tarafın zararını ancak taksitler halinde ödeyebileceğini gelecek celseye kadar tek seferde ödemeyemeceğini beyan etmiş olması dikkate alınarak dosyanın daha fazla sürüncemede kalmaması ve hükmün kesinleşmesine kadar zararın giderme imkanının bulunması durumu da dikkate alınarak sanığın yargılamayı uzatmaya yönelik olarak değerlendirme, taksitler hâlindeki zararın gidermeye yönelik talebinin reddine..." şeklinde karar vererek, her ne kadar hüküm verilinceye kadar zararın giderilmesi gerekiyor ise de hükmün kesinleşmesine kadar zararın giderilmesi imkânının olduğu şeklinde yanıltma yapılması, sanıkların 11.10.2022 tarihinde zararın tamamını gidermesi karşısında; sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin değerlendirilmesi bakımından sanıklara uygun süre verilip suçtan hasıl olan zararı ödeme imkanı tanınarak sonucuna göre sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafileri ve sanık ...'in temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere aynı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca, dosyanın gereği için takdiren Afyonkarahisar 1. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.