İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin trafik kazası nedeniyle cismani zarar gören yolcunun maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, bir otobüs kazasında yaralanan yolcunun cismani zararları nedeniyle açtığı maddi ve manevi tazminat davasına ilişkin ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesini konu almaktadır; davacı vekili, %3 sürekli iş göremezliğe ve uzun yargılama sürecine rağmen takdir edilen 20.000 TL manevi tazminatın düşük olduğunu, maddi tazminat hesaplamalarında usuli hatalar bulunduğunu ve talep artırımının göz ardı edildiğini savunarak daha yüksek tazminat talebinde bulunurken, davalılar da farklı gerekçelerle kararı istinaf etmiştir.

T.C.
İSTANBUL BAM8. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R IDOSYA NO
:2026/802KARAR NO
:2026/1455İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
:09/12/2025NUMARASI
:2024/173 Esas - 2025/1095 KararDAVANIN KONUSU
:Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle TazminatİSTİNAF KARAR TARİHİ
:16/09/2026İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;K A R A RDavacı vekili dava açan dilekçesinde; müvekkili ...'nın 29/03/2014 tarihinde davalı ... A.Ş'ye ait ... plakalı otobüs ile Denizli ilinden Van iline gitmek üzere yolcu olarak seyahat halindeyken, otobüsün kaza yapması neticesinde yaralandığını, günlerce hastanede kaldığını ve ağır psikolojik çöküntü yaşadığını, davalı ...A.Ş.'nin kazaya kazaya karışan aracın ... Sigortacısı, davalı ... A.Ş'nin ise aracın ... sigortacısı olduğunu beyanla, 1.000,00-TL tazminatın(HMK.m.107) olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tüm davalılardan tahsiline, 30.000,00-TL manevi tazminatın davalılardan ... A.ş.'den tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekili 29/04/2022 UYAP kayıt tarihli dilekçesiyle talep edilen maddi tazminat alacağını bedel artırım yoluyla 52.623,21-TL'ye arttırmış, müteakip ıslah dilekçesi sunmuştur.Davalıların avukatları ayrı ayrı sundukları dilekçeleri ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; "... alınan ilk hesap raporuna davacı tarafından itiraz edilmediği, davalılar tarafından itiraz edilmiş olması nedeniyle davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu, bu sebeple davacının yaralanmasına istinaden kusur durumu da göz önüne alınarak talep edebileceği sürekli iş göremezliğe ilişkin tazminatı miktarının alınan ilk hesap raporuna istinaden 51.041,66-TL olduğu, geçici iş göremezlik tazminatı bakımından alınan ikinci aktüerya bilirkişisi raporunda net asgari ücrete göre hesaplama yapılmış olması nedeniyle 3 aylık geçici iş göremezliğine istinaden davacının talep edebileceği tazminat miktarının 2.297,01-TL olduğu, davalılardan ... Sigorta'nın zorunlu koltuk sigortası kapsamında 5.250,00-TL teminat limiti ile sınırlı olmak kaydıyla sorumlu olacağı, davacının geçirmiş olduğu kaza nedeniyle 3 aylık geçici iş göremezliğinin ve %3 oranında sürekli iş göremezliğinin bulunması, kazanın oluşumunda davacının kusurunun bulunmaması ve davalı şirket şoförünün %100 kusurlu olması, davalı şirketin taşımacılık işiyle iştigal etmesi ve davacının yapılan sosyal, ekonomik ve mali durum araştırması dikkate alınarak 20.000,00-TL manevi tazminatın davacı da oluşan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla davalı işleten ... Turizm'den alınarak davacıya verilmesi gerektiği, davacı tarafından manevi tazminat yönünden faiz talebi bulunmadığı.." şeklindeki gerekçeyle;-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,-Geçici iş göremezlik tazminatı olarak 2.297,01-TL ile sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 51.041,66-TL olmak üzere toplam 53.338,67-TL'nin (Davalı ... sigortanın 5.250,00 TL ile sorumlu olması kaydıyla) davalı ...ve ... Turizm'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,-Geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik tazminatlarına davalı ...bakımından dava tarihi olan 12/02/2015, davalı ... Turizm açısından ise kaza tarihi olan 30/03/2014 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,-20.000,00-TL manevi tazminatın davalı ... Turizm'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,-Davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı ...A.Ş. vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davacı vekilinin istinaf nedenleri; davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı, sunulan talep artırım dilekçesinin ıslah dilekçesi olarak kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğu, sonradan yürürlüğe giren asgari ücretlerin uygulanmasının kamu düzeni gereği ve zorunlu olduğu, kazanılmış hak istemlerinin uygulanmaması gerektiği, Mahkemece takdir edilen 20.000,00-TL manevi tazminat tutarının, müvekkilinin %3 oranında sürekli iş göremezliğe uğraması ve davanın 10 yıl sürmesi göz önünde bulundurularak oldukça düşük kaldığı hususlarına ilişkin olup, İstanbul 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09.12.2025 tarih, 2024/173 Esas, 2025/1095 Karar sayılı kararının kaldırılarak maddi tazminat yönünden davanın 234.808,61-TL, manevi tazminat yönünden ise 50.000,00-TL olarak tam kabulüne karar verilmesi talep olunmuştur.Davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf nedenleri; hükme esas alınan ATK Başkanlığı İstanbul 2.Adli Tıp İhtisas Kurulunun raporunda, davacının diş kayıplarının dava konusu kazayla ilgili olmadığı, bu durumun davacı vekili tarafından da kabul edildiği, %3,00 oranında tespit edilen meslekte kazanma gücü kaybının kaza ile ilgili olmayan bir maluliyet nedeniyle verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğu, 08/03/2022 tarihli ilk hesap bilirkişi raporu ile hesaplanan 53.623,16-TL maddi zararın taraflarınca kabul edilemeyeceği, davacı tarafından sunulan 20/10/2025 tarihli dilekçenin ikinci artırım dilekçesi olarak kabul edilip, reddine karar verilmesi gerekirken kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğu, ayrıca belirsiz alacak davalarının ıslah edilemeyeceği, bu hususun çelişki doğurduğu, hesap bilirkişisinin güncel asgari ücret(ler)e göre hesaplama yapmış olmasının usule ve yasaya aykırı olduğu, davacı vekilinin 08/03/2022 tarihli hesap/aktüerya bilirkişi raporuna yasal süresi içerisinde itiraz etmediğinden ve 01/06/2025 tarihli 2.bilirkişi raporuna da yasal süresi içerisinde itiraz edilmediğinden uygun bulunduğu ve kabul edildiği, bu nedenle müvekkili yönünden usuli kazanılmış hak doğduğu, sürekli iş göremezlik oranı %60'ın altında kaldığından huzurdaki davada hesap bilirkişisi tarafından davacının emeklilik devresine gelecek pasif dönemine sarkan zararının hesaplanmaması gerektiği, hesap bilirkişisinin davacı kazazedenin ücretlerini rapor tarihinden itibaren her yıl için %5 oranında artış uygulayarak hesaplaması gerekirken %10 oranında artış uygulayarak hesaplamasının hatalı olduğu, davacının geçici iş göremezlik ödeneği talebi bulunmamasına rağmen hesap bilirkişisinin geçici iş göremezlik tazminatı hesaplaması yapmasının hatalı olduğu, hesap bilirkişisinin davacının bakiye ömrünü PMF tablosu yerine TRH-2010 tablosundan tespit etmiş olmasının hatalı olduğu, ayrıca geçici iş göremezlik tazminatının da ... tarafından ödenen bir ödenek olduğu ve davalılardan talep edilmemesi gerektiği, dava konusu kazanın meydana gelmesinde Karayolları Genel Müdürlüğü'nün veya ilgili birimlerinin yol güzergahında üzerlerine düşen yol bakım sorumluluğunu yerine getirmeyerek kazanın meydana gelmesinden sorumlu olduğu, 21/02/2020 tarihli ATK raporunun da hukuka aykırı düzenlendiği, 07/12/2020 tarihli kusur raporunu düzenleyen bilirkişi raporunun müvekkilinin asli ve tam kusurlu olduğunun ileri sürüldüğü, gerçeği yansıtmayan bilirkişi raporuna itibar edilmemesi gerektiği, hususlarına yöneliktir.Dava; trafik kazasına bağlı cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.(1)Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, hükme esas alınan maluliyet raporunda davacıdaki maluliyet oranının belirlenmesinde diş kırığının esas alınmamış olmasına ve raporun dosya kapsamı ile oluşa uygun olması nedeniyle hükme esas alınmasında hata olmamasına, ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 21/02/2020 tarihli kusura ilişkin raporun, kazanın oluş şekline, dosya kapsamına uygun, ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporu ile uyumlu olmasına göre hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamasına, aktüer bilirkişi raporunun usul ve yasaya yerleşik yargısal içtihatlara uygun olması sebebiyle hükme esas kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, görülmekte olan dava belirsiz alacak davası olarak açılmış olup, bu nevi davalarda davacının dava değerini artırmasını müteakip ıslah isteminde bulunmasına bir engel olmamasına, Anayasa Mahkemesi'nin, Yargıtay ilgili daireleri ile Dairemizin güncel içtihatlarına göre, bilirkişi raporuna itiraz edilmemesinin kazınılmış hak oluşturmayacak olmasına, TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/2.maddesi ve 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları dikkate alındığında mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarlarının,manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun, yeterli ve makul olmasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıda açıklanacak hususlar hariç olmak üzere tüm istinaf başvuru sebeplerinin esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. (HMK.m.353/1-b/1)(2)Görülmekte olan dava HMK'nın 107.maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olarak açılmış, müteakip davacı vekili tarafından 29/04/2022 tarihli dilekçe ile bedele artırım talebinde bulunulmuş, 21/10/2025 tarihli dilekçe ile dava ıslah edilmiştir. Tazminat davalarındaki başlangıçtaki belirsizlik ve bilinemezlik nedeniyle, davaya belirsiz alacak davası olarak başlanılması ve son aşamada (hüküm verilmeden önce) harcın tamamlatılması en doğru ve gerçekçi bir uygulama olacaktır. Böyle bir uygulama için yasal engeller bulunmamaktadır. Harç tamamlama işlemi bir ıslah olmadığı gibi yatırılan harç da bir ıslah harcı değildir.Özellikle, ölüm ve bedensel zararlar nedeniyle açılan davalarda, tazminatın kesin miktarının, kanıtların toplanmasından, kusur ve hesap raporlarının verilmesinden sonra öğrenilebileceğinden bu gibi belirsiz alacak davasında dava değerinin artırılması (harç tamamlama işlemi) bir ıslah işlemi değildir.Belirsiz alacak davasının anlam ve işlevi; tazminat ve alacağın miktarı kesinlik kazanıncaya kadar dava değerinin artırılabilmesi ve tazminatın ve alacağın miktarı kesinlik kazanınca talebe son şeklinin verilebilmesidir.Buna göre belirsiz alacak davalarında dava değerinin artırılmasına ilişkin birinci dilekçenin bedel artırım dilekçesi ikinci dilekçenin ıslah dilekçesi olduğunun kabulü gerekir. Diğer bir ifadeyle belirsiz alacak davası olarak açılan davalarda tazminat miktarının yükseltilmesine ilişkin iki dilekçe verilmesi "bir davada ancak bir kez ıslah yoluna başvurulabilir" ilkesine aykırılık teşkil etmeyecektir.Bu durumda, ilk derece mahkemesince davacı vekilinin 29/04/2022 tarihli dilekçesinin bedel artırım dilekçesi, 07/07/2025 tarihli dilekçesinin ıslah dilekçesi olarak kabulü gerekirken ve bu suretle 07/07/2025 tarihli ıslah dilekçesi gereğince tazminata hükmedilmesi gerekirken, bedel artırım dilekçesi gereğince karar verilmesi hatalı olmuş olup, davacı vekilinin bu husustaki istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.Ancak, bu hatalı uygulamanın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılması, HMK'nın 353/1-b/2.maddesi hükmü gereğince esas hakkında yeniden hüküm tesisi gerekmiştir.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,1/İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/12/2025 tarih, 2024/173 Esas, 2025/1095 Karar sayılı kararına karşı davalı ... A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine (HMK.m. 353/1-b/1), davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenler kısmen kabulüne, (HMK.m.353/1-b/2)a/İstinaf karar ve ilam harcının talebi halinde davacıya iadesine,b/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı ... A.Ş'den alınması gereken 5.010,00-TL harçtan peşin olarak yatırılan 1.253,00-TL harcın düşümü ile bakiye 3.757,00-TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,c/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,d/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına,2/İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/12/2025 tarih, 2024/173 Esas, 2025/1095 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince kaldırılmasına,3/Davanın KABULÜ ile; geçici iş göremezlik tazminatı olarak 2.297,01-TL, sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 232.511,60-TL olmak üzere toplam 234.808,61-TL'nin (-davalı ... sigortanın 5.250,00-TL ile sorumlu olması kaydıyla-) davalı ...ve ... Turizm'den alınarak davacıya verilmesine, geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik tazminatlarına davalı ...bakımından dava tarihi olan 12/02/2015, davalı ... Turizm açısından ise kaza tarihi olan 30/03/2014 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,4/20.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... Turizm'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,5/Davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine,6/MADDİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN;a/Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 16.039,78-TL harçtan peşin/ıslah harcı olarak alınan 876,11-TL mahsup edilerek bakiye 15.163,66-TL harcın davalılar ... A.Ş ile ...A.Ş.'den alınarak Hazineye irat kaydına, (-davalı ...A.Ş.'nin bu miktarın 339,04 TL'sinden sorumlu olması koşulu ile-)b/Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, yürürlükte olan A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan 45.000,00 TL'nin davalılar ... A.Ş ile ...A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, (-davalı ...A.Ş.'nin 5.250,00 TL den sorumlu olmasına-)c/Davalı ... A.Ş kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. gereği takdir olunan 45.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalı ... A.Ş'ye verilmesine,7/MANEVİ TAZMİNAT DAVASI YÖNÜNDENa/Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.366,20-TL karar harcının davalı ... A.Ş.'den alınarak Hazineye irat kaydına,b/Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. gereği takdir olunan 20.000,00 TL'nin davalı ... A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine,c/Davalı ... A.Ş. lehine güncel yargısal içtihatlar göz önüne alındığında vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,d/Davacı tarafından yapılan 876,11-TL ıslah harcı, 27.70-TL başvuru harcının davalılar ... Sigorta'dan alınarak davacıya verilmesine,e/Davacı tarafından sarf edilen 3.065,00-TL tebligat, posta gideri ile 17.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 20.065,00-TL yargılama giderinin davalılar ... A.Ş ile ...A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, (-davalı ...A.Ş.'nin sorumluluğu 448,63-TL ile sınırlı tutulmasına-)f/Davalı ... A.Ş. tarafından yapılan 50.00-TL tebligat, posta masrafının davacıdan alınarak davalı ... A.Ş.'ne verilmesine,g/Davalı ...A.Ş. ve davalı ... A.Ş. tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilgili davalı üzerinde bırakılmasına,8/Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361. ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.16/09/2026