Yargıtay 11. Ceza Dairesi, nitelikli dolandırıcılıkta şikayetçinin temyiz hakkı yokluğundan reddine, resmi belgede sahtecilikte dava zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verdi.
Özet: Bu hukuki evrak, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen beraat kararlarının temyiz incelemesini konu almakta olup, nitelikli dolandırıcılık suçunda şikayetçinin doğrudan zarar görmemesi nedeniyle temyiz hakkı bulunmadığı gerekçesiyle temyiz talebi reddedilmiş, resmi belgede sahtecilik suçunda ise suç tarihinden itibaren olağanüstü dava zamanaşımının gerçekleşmesi sebebiyle sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2026/1985 E.  ,  2026/4719 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI
: 2011/178 E., 2016/47 K.
SUÇLAR
: Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER
: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında nitelik dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik şikayetçinin katılma ve temyiz hakkının bulunmadığı, resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Yönünden
Sanığa yüklenen nitelik dolandırıcılık suçundan doğrudan zarar görmeyen şikâyetçinin kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı anlaşıldığından, şikâyetçi adına vekilinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Yönünden
Sanığa yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 23.01.2006 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
29.04.2026 tarihinde karar verildi.